Sanki Benim Değil İmiş, bir ölünün evden mezara götürülüşünü bent bent izleyen bir ilahidir: beyaz kefen biçilir, mirasçılar malı bölüşür, ölü "cansız ata" bindirilip kabre gönderilir. Bentlerin çoğu aynı itirafla kapanır: anne, baba, yavrular, mal, dolaşılan dağlar sanki benim değilmiş. Hicaz makamındaki eser Hacı Asiye Akbaş'tan derlenmiştir ve Fatih Koca'nın 2015'te yayımladığı on bir eserlik listede onuncu sırada yer alır.

Künye

  • Repertuvar no: yok; TRT repertuvarının Amasya bölümünde kayıtlı değildir
  • Tür: ilahi
  • Yöre: Amasya (merkez)
  • Kaynak kişi: Hacı Asiye Akbaş, Ayşe Candaş'ın iştirakiyle
  • Derleyen: Osman Akbaş ve Fatih Koca
  • Notaya alan: Eren Köksal, derlenen notaları yeniden gözden geçirerek
  • Derleme tarihi: belirtilmemiş; Koca'nın Akbaş'la görüşmesi 2013 Ramazan Bayramı'nda yapılmıştır
  • Makam: Hicaz
  • Usul ve tempo: 10/8, dörtlük nota = 70
  • Söz ve müzik: anonim
  • Kaynak yayın: Koca 2015, liste s. 937, nota s. 949
  • Bağlantı: eserin TRT bağlantısı yoktur; makalenin çevrimiçi metni

Sözleri

Güfte notanın altında iki sütun hâlinde, altı bent olarak basılmıştır; aşağıda önce sol, sonra sağ sütun verilmiştir. Yazım, eğik çizgiyle gösterilen seçenekli kelime dahil korunmuştur.

Fanidir dünyanın adı
Aldatır insanı malı
Annem babam yavrularım
Sanki benim değil imiş
Ne istersem gelmez elden
Çünkü yazılmış ezelden
Çıkardılar beni evden
Sanki benim değil imiş
Çıkardılar beni evden
Yavrularım hem gelmeden
Cansız ata bindirdiler
Yalnız kabre gönderdiler
Hemen kabre gönderdiler
Beyaz kefenim biçilir
Tenim ortaya açılır
Mirasçılar mal bölüşür
Sanki benim değil imiş
Dağlar taşlar dolaştım
Yiyip gezip su içtiğim
Güzel güzel konuştuğum
Sanki benim değil imiş
Gidiyorum geri gelmem
Ne olacak halim bilmem
Emzirip büyüttün annem / yavrum
Sanki benim değil imiş
Bu dünya hep yalan imiş

İlahi ölünün ağzından konuşur. Dünyanın adı fanidir, malı insanı aldatır; anne, baba ve çocuklar bile sanki insanın kendisinin değilmiş. Elden bir şey gelmez, çünkü her şey ezelde yazılmıştır. Üçüncü bentte konuşan evden çıkarılır, çocukları gelmeden "cansız ata" bindirilir ve kabre gönderilir; bentteki sıra, cansız atın tabut olduğunu açıkça gösterir. Bu bendin sonunda nakarat yoktur, yerine birbirine çok yakın iki dize yazılmıştır: "Yalnız kabre gönderdiler" ve "Hemen kabre gönderdiler". Okuyucunun bunlardan birini mi seçtiği, ikisini art arda mı söylediği notadan anlaşılmıyor. Dördüncü bentte kefen biçilir, beden ortaya açılır ve mirasçılar malı paylaşır. Son bentte "Emzirip büyüttün" dizesinin sonu için iki kelime yazılmıştır: "annem" ve "yavrum". Hangisinin hangi durumda söylendiğini ne nota ne de Koca'nın metni açıklar. İlahi, öbür bentlerde olmayan bir dizeyle kapanır: "Bu dünya hep yalan imiş."

Hikâyesi

Sözlerin kime ait olduğu ve ilahinin Amasya'ya nereden geldiği bilinmiyor; notada güfte de beste de anonim gösterilmiştir. Koca, Akbaş'ın on dört yaşından itibaren cenaze yıkadığını, ölüm mevlitleri de dahil pek çok mecliste okuduğunu ve ilahileri meclisin gündemine göre seçtiğini yazar. Bu ilahinin bir cenaze ya da ölüm mevlidi için seçildiği ise makalede ayrıca söylenmez.

Müzikal Özellikleri

On zamanlı bir ölçüde yazılmış sekiz ölçülük kısa bir ezgidir ve her bendin dört dizesini ölçü başına bir yarım dize düşecek biçimde taşır. Nota iki bölümdür. "Fanidir dünyanın adı, aldatır insanı malı" dizeleri ilk dört ölçüde, "Annem babam yavrularım, sanki benim değil imiş" dizeleri son dört ölçüde okunur; her iki bölüm de tekrar işaretleriyle kapanır. Sekiz ölçünün altısı bir sus ile başlar, böylece her yarım dize ölçünün ilk vuruşundan sonra girer. Notanın başında ve sonunda bulunan işaret, bentlerin aynı ezgi üzerinde başa dönülerek okunduğunu gösterir. Donanımda bir bemol ile bir diyez yazılıdır ve tempo dörtlük 70'tir.

Okuyanlar ve Kayıtlar

Akbaş'ın derlemede okuduğu biçimin dışında ilahinin bir yorumuna rastlanmadı; o okuyuşun kaydının nerede bulunduğu da yayında belirtilmez. Şehrin halk ezgilerini bir arada anlatan yazı Yeşilırmak'ın Ezgisi adını taşır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar