Amasya'nın Osmanlı öncesi beylik döneminden adı kayda geçmiş şair azdır ve Selîm Çelebi bunlardan biridir. XIV. yüzyılın ikinci yarısında Mevlevîhanenin vakıf defterlerini tutarken kalemi onu Hacı Şâdgeldi Paşa'nın divan kâtipliğine taşıdı. Farsça edebiyatı biliyor, güzel yazı yazıyordu. Babası şehirde "Gönül Çelebi" lakabıyla tanındığı için Hüsameddin onu "Gönüloğlu" diye anar. 776 (1374-75) yılından sonra öldüğü bilinir; kurduğu aile ise yarım yüzyıl sonra bir Osmanlı vezirinin yanında kâtiplik yapıyordu.

Mevlevîhanenin Kâtibi

Amasya Tarihi'nin onuncu cildinde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın ona ayırdığı madde kısa ama yoğundur:

Selîm Çelebi-Gönüloğlu Amasyalıdır. "Gönül Çelebi" demekle meşhûr bir zâtın oğludur. Tercemesi geçen mevlevî-hâne şeyhi Hüsâmeddîn Hasan Dede Çelebi sohbetinde tahsîl-i ma'ârif edib mevlevî-hâne vakfı kâtibi oldu. Ba'dehû Amasya hükümdârı Hacı Şâdgeldi Paşa'ya takarrüb edib dîvân-ı emâret kâtibi olduğu hâlde 776 sâlinden sonra vefât etdi. Mahdûmu Mevlânâ el-Hâc İvaz Çelebi'dir. Şâ'ir, kâtib, hattı güzel, edebiyât-ı Fârisiyyeye âşinâ idi.

Bugünkü dille: Amasyalıdır. "Gönül Çelebi" diye tanınan birinin oğludur. Hayatı daha önce anlatılan Mevlevîhane şeyhi Hüsâmeddîn Hasan Dede Çelebi'nin sohbetlerinde bilgi ve edep edinip Mevlevîhane vakfının kâtibi oldu. Sonra Amasya hükümdarı Hacı Şâdgeldi Paşa'ya yakınlaşarak emirlik divanının kâtibi oldu ve bu görevdeyken 776 yılından sonra öldü. Oğlu Mevlânâ Hacı İvaz Çelebi'dir. Şair, kâtip, yazısı güzel, Fars edebiyatını bilen biriydi.

Maddenin "tercemesi geçen" dediği şeyh, Hüsameddin'in sekizinci ciltte ayrıca anlattığı Hüsâmeddîn Hasan Çelebi'dir. Babası Babaî tarikatının dervişlerinden Ali bin Mehmed olan bu Amasyalı, gençliğinde Konya'ya gidip Mevlevîhaneye girmiş, Sultan Veled'in, ardından Ulu Ârif Çelebi'nin hizmetinde yetişmiş ve Amasya Mevlevîhanesi'ne şeyh olarak dönmüştü. Kırk yıldan fazla şeyhlik yapmış, Mesnevî okutmuş, Mevlevîhanenin vakıflarını çoğaltıp düzene koymuş, Hacı Şâdgeldi'nin "müşâvir-i hâssı", yani özel danışmanı olarak büyük nüfuz kazanmış ve 773'te (1371-72) ölmüştü. Hüsameddin onu Arap ve Fars edebiyatında "asrının yegânesi" sayar. Selîm Çelebi'nin Farsçaya yatkınlığı ile bu şeyhin sohbet halkası arasındaki bağ, maddenin kendi sıralamasından açıkça okunur.

Şâdgeldi Paşa'nın Divanında

Mevlevîhane vakfının kâtipliği, bir tekkenin gelir ve gider defterlerini tutmak demekti; Selîm Çelebi'yi şehrin yönetimine taşıyan da bu kalem tecrübesi olmuştur. Hacı Şâdgeldi Paşa, bu yıllarda Amasya emirliğinin başında bulunan ve Kadı Burhâneddin'e karşı savaşan hükümdardı. Hüsameddin, Selîm'in emire "takarrüb" ettiğini, yani ona yakınlaştığını söyler. Şeyh Hüsâmeddîn Hasan Çelebi'nin Şâdgeldi'nin danışmanı olduğu düşünülürse, kâtibin emirlik divanına bu yakınlık yoluyla geçmiş olması kuvvetle muhtemeldir; madde bu yolu adıyla göstermez.

"Dîvân-ı emâret kâtibi" sıfatı, Selîm Çelebi'yi emirliğin resmî yazışmalarının başına koyar. Hüsameddin'in onu tanımlarken saydığı nitelikler de bu göreve uygundur: güzel hat, kâtiplik, Farsça. XIV. yüzyıl Anadolu beyliklerinde divan yazışmaları ve edebî metinler büyük ölçüde Farsça geleneğe dayanırdı; şiir yazan bir kâtip için bu dil, hem mesleğin hem şiirin diliydi. Ölüm yılı kesin değildir; Hüsameddin yalnız 776 (1374-75) yılından sonra, hâlâ divan kâtibiyken öldüğünü kaydeder.

Gönüloğulları

Selîm Çelebi'nin soyu, Hüsameddin'in on birinci ciltteki başka bir maddesinde yeniden görünür. Amasyalı vezir Şâh Melik Paşa'yı (ö. 845/1441-42) anlatırken müellif, onun maiyetini sayar ve paşanın kâtibinin "Amasyalı Gönüloğlu el-Hâc Kemâl Çelebi bin el-Hâc İvâz Çelebi bin Mevlânâ Selim Çelebi" olduğunu yazar; aynı cümle Kemâl Çelebi'nin kardeşi Hacı Hüseyin Çelebi'nin de tanındığını ekler. Böylece "Gönüloğlu" adı bir aile adına dönüşmüş, Selîm Çelebi'nin oğlu Hacı İvaz Çelebi "Mevlânâ" unvanıyla ilim yoluna, torunu Kemâl Çelebi ise dedesinin mesleğine, kâtipliğe devam etmiştir. Beylik döneminin bir emirliğinde başlayan kalem geleneği, Osmanlıların Amasya'ya hâkim olduğu ilk yarım yüzyılda bir vezirin divanına kadar uzanır.

Şiiri

Selîm Çelebi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Maddenin son cümlesindeki sıfatlar dizisi "şâ'ir" kelimesiyle açılır; buna karşın tek bir eser adı ya da beyit verilmez. Farsçaya yakınlığından, bu dilde de şiir yazmış olabileceği düşünülebilir, ama hiçbir kaynak bu ihtimali doğrulamaz.

Kronoloji

773 (1371-72): Hocası, Amasya Mevlevîhanesi şeyhi Hüsâmeddîn Hasan Çelebi ölür.

776 (1374-75) sonrası: Selîm Çelebi, Hacı Şâdgeldi Paşa'nın divan kâtibiyken ölür.

845 (1441-42): Torunu Hacı Kemâl Çelebi'nin kâtipliğini yaptığı vezir Şâh Melik Paşa ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar