On dördüncü yüzyılın ortasında Anadolu'nun iç bölgeleri, İlhanlı egemenliğinin çözülmesiyle ortaya çıkan siyasi boşluğun içinde yaşıyordu. Sivas ve Kayseri merkezli Eretnaoğulları Beyliği bu boşluğu bir süre doldurmuş, ancak kurucusunun ölümünden sonra otorite bir bütün olarak değil, emirlerin ellerinde parça parça kalmıştı. Amasya'da bu emirlerin başında Hacı Şadgeldi vardı. Yirmi yıla yakın bir süre şehri fiilen bağımsız bir hükümdar gibi yönetti, çevresine âlimleri topladı, kale ve darphane onarttı, kâğıt üretimini şehre getirdi. Hayatı, 1381 sonbaharında Kadı Burhaneddin'le giriştiği mücadelenin ardından sona erdi. Geriye bir türbe, bir cami, birkaç kitabe ve Farsça bir eserin önsözü kaldı. Onun hikâyesini anlatmak için bu dağınık izleri bir araya getirmek gerekir; çünkü tek bir kronik ya da biyografi onu başından sonuna anlatmaz.
Adı ve Kimliği
Kaynaklarda Hacı Şadgeldi Paşa ya da yalnız "Hacı Şadgeldi" diye geçer. Modern anlatımlarda tam adı "Hacı Seyfeddin Şadgeldi Padişah" biçiminde verilir; Cemâleddin el-Aksarâyî'nin bir eserinin önsözünde ise "Amasya Emiri Kutlu Şah'ın oğlu Şemsüddin Ahmed el-Hac Şadgeldi Paşa" diye anılır. Mezar sandukasının sol yanında "Zeynü'l-Hâc Şâdgeldi Paşa" yazısı okunur. Aynı kişiyi gösteren bu adların farklılığı, dönemin kaynaklarında unvan ve lakapların değişken kullanıldığını gösterir. "Paşa" unvanı sonraki anlatımlarda yaygınlaşmıştır; kendi çağında "emîr" ve "emîr-i kebîr" gibi adlarla anıldığı kitabelerden anlaşılır.
Hüseyin Hüsameddin Yasar'ın Amasya Tarihi'ne dayanan çalışmalar, onun Amasya'da doğup büyüdüğünü, Mevlânâ Fahreddin İlyas'tan ders aldığını ve Cemâleddin el-Aksarâyî ile aynı hocanın öğrencisi olduğunu bildirir. Şafii mezhebine mensuptu. Bu bilgi, ilerleyen yıllarda divanında kimlerin yer aldığını ve hangi yazarların onun adına eser verdiğini anlamak açısından önemlidir: Şadgeldi, ilim çevresinin içinden gelen, öğrenim görmüş ve ilmî meclislerde bulunmaya alışmış bir emirdi.
Kutluşah'ın Oğlu
Babası Hacı Kutluşah, Eretna Devleti döneminde Amasya'nın başına geçmiş bir emirdi. Amasya Zeyneddin Tüli Bey'in ölümünden sonra 1347'de Kutluşah'a verilmiş; onun nüfuz alanı Sivas ve Tokat'tan zaman zaman Kayseri ve Konya'ya kadar uzanmıştı. Kutluşah'ın büyük oğlu Şahabeddin Ahmed Şah 1352 ortalarında Amasya emiri oldu; 1356'da eski emir Şücaaddin Süleyman Bey şehri zorla ele geçirdi ve Ahmed Şah onu 1358'de geri aldı. Şehir böylece daha Şadgeldi gelmeden birkaç kez el değiştirmiş, hanedan çekişmesinin yerel bir örneğini yaşamıştı.
Kutluşah'ın kökeni konusunda kaynaklar ayrışır. Bir anlatım onu Anadolu Selçuklularından Taceddin Altunbaş'ın kölesi ve manevi oğlu sayar; bir başka çalışma ise Şadgeldi'nin babaannesini Altunbaş'ın kızı olarak gösterip onu baba tarafından Selçuklularla akraba kılar. Yasar'ın metninde dipnot düşülen bir bilgiye göre Kutluşah, Amasya'nın eski emiri Şâdî Bey'in kölesiydi. Kadı Burhaneddin'in kendi ordusunda Şadgeldi'ye "köle oğlu" diye propaganda yaptırması da bu soyağacı tartışmasına dayanıyordu. Konuda kesin bir hükme varmak mümkün değildir; yalnızca düşmanın bu tartışmayı siyasi bir silah olarak kullandığı söylenebilir. Kutluşah'ın üç oğlu bilinir: Şahabeddin Ahmed Şah, Hacı Şadgeldi ve Bedreddin Gazan Şah. Kardeşi Şerefeddin Togan Şah da Amasya sınırındaki Turhal'ın emiriydi.
Eretna Devleti ve Emirlerin Çağı
Şadgeldi'nin yükselişini anlamak için içinde yaşadığı devletin yapısına bakmak gerekir. Eretnaoğulları, Uygur kökenli Alâeddin Eretna'nın İlhanlıların Anadolu valiliğini vekâleten yürütürken 1335'ten sonra fiilen kurduğu bir beyliktir; Sivas ve Kayseri merkezli bu devlet, siyasi, askerî ve idari teşkilatta Selçuklu ve İlhanlı geleneğini sürdürmüştür. Eretna'nın ölümünden sonra oğulları Cafer ve Mehmed arasındaki iktidar mücadelesi devleti zayıflattı. Mehmed Bey'in ardından tahta on üç yaşındaki oğlu Alâeddin Ali Bey çıkarıldı. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre bu kabiliyetsiz genç hükümdar döneminde devlet otoritesi kurulamadı ve emirler birer birer kendi başlarına hareket etmeye başladılar: Hacı Şadgeldi Amasya'da, Mutahharten Erzincan'da, Tâceddin Niksar'da, Hacı İbrâhim Sivas'ta, Şeyh Necib Tokat'ta, Kılıcarslan Şarkîkarahisar'da. Yalnız Kayseri'deki emirler Ali Bey'e şeklen bağlı kaldı.
Aynı madde, bu rekabetin sonuçlarını açıkça sıralar. Birlik ve beraberlik bozulmuş, huzur ve asayiş ortadan kalkmış, ilim ve kültür hayatı sönmüştür; Türkmen ve Moğol oymaklarının akınları yüzünden halkın bir bölümü Halep'e, Antep'e ve Batı Anadolu'ya göç etmiştir. Şadgeldi'nin Amasya'sı bu dağınıklığın ortasında kendi düzenini kurmaya çalışan merkezlerden biriydi ve bu düzenin dayanağı büyük ölçüde emirin ilim ve imar alanındaki tercihleriydi.
TDV'nin Kadı Burhaneddin maddesinde Şadgeldi'nin adı bir başka olayla da anılır. 1365'te Eretnaoğlu Mehmed Bey'in kendi emirleri Hacı Şadgeldi, Hacı İbrâhim ve Kılıcarslan tarafından öldürülmesi ülkede büyük karışıklıklara yol açmıştır. Maddeyi yazan Abdülkerim Özaydın, bu olayda Kadı Burhaneddin'in de zan altında kaldığını, ancak rolünün kesin olarak belirlenemediğini kaydeder. Bu kayıt, Şadgeldi'nin yalnız bir taşra emiri olarak değil, devletin iç mücadelesinin doğrudan aktörlerinden biri olarak görüldüğünü açıklar.
Emirliğe Yükseliş
Kutluşah, Karamanoğulları'yla mücadele ederken büyük oğlu Ahmed Şah'ı Sivas'a, Şadgeldi'yi ise Amasya emirliğine tayin etti. Tarih 1359'un ağustos-eylül ayıdır. Karamanoğulları'nın Kutluşah'ı ve oğlu Ahmed Şah'ı yenip öldürdüğü, Kayseri emiri Gazan Şah'ın ise Kudüs'e kaçtığı aktarılır. Kutluşah'ın ölümü ve ordunun uzaklarda olması üzerine Amasya'nın eski emiri Şücaaddin Süleyman'ın oğlu Alâeddin Ali Bey şehri ele geçirdi; Şadgeldi çekilip Turhal'daki amcasının yanına gitti.
Bu geçici sürgün kısa sürdü. Amasya Valiliği'nin tarihçesine göre Kaynar Vakıası'ndan sonra 1362'de Şadgeldi şehirde ikinci kez emir olarak görünür. Başka bir kaynak ise yönetimin birkaç ay sonra yeniden alındığını ve ikinci dönemin 1361'de başladığını yazar; tarih konusunda kaynaklar bir yıl farkla ayrışmaktadır (1361 ya da 1362). Amasya Tarihi'ndeki anlatıma dayanan bir çalışmaya göre Şadgeldi, Turhal'da toparladığı kuvvetle Ali Bey üzerine yürüyüp Amasya'yı geri aldı.
Eretna yönetiminin zayıfladığını gören emir, bu sırada kendi başına buyruk hareket etmeye başladı. Valiliğin aktardığı anlatımda, sultanların zayıflığı ve zevk ile sefaya düşkünlüğü devlet otoritesini sarsmış, görevdeki idareciler bağımsızlık düşüncesine kapılmıştır; Şadgeldi de bu yıllarda önce başına buyruk hareket etmiş, sonra beyliğini ilan etmiştir. Kaynaklarda bağımsızlık tarihi olarak 1360 ve daha geç yıllar geçer. Açık bir "ilan" belgesi bulunmadığından bu işi tek bir tarihe bağlamak yerine kademeli bir kopuş olarak görmek daha doğrudur.
Sınırları Genişleten Emir
Amasya toprağını yeterli bulmayan Şadgeldi, komşu bölgelere yöneldi. Bir çalışmada Osmancık Kalesi, İskilip ve Sinop'u kendi idaresine kattığı yazılır; bir başka kayıtta Çorum ve İskilip'ten söz edilir. Samsun çevresinde "Canitli" diye tanınan Tâceddin Bey de ona bağlıydı. Bu hızlı yayılma Eretna sultanını öfkelendirdi. Bir anlatıma göre Alâeddin Ali Bey Şadgeldi'yi cezalandırmak için yola çıktı ama Artukabad'da (bugün Tokat'ın Artova ilçesi) vebaya yakalanıp öldü ve cenazesi Tokat'a götürüldü. TDV, Alâeddin Ali Bey'in ölümünü 1380 olarak verir ve ölüm yerine değinmez. Yerine yedi yaşındaki oğlu II. Mehmed geçirildi ve Kadı Burhaneddin'in de tasvibiyle Selçuklu hanedanından Kılıcarslan nâib tayin edildi. Şadgeldi'ye karşı mücadele kısa sürede Kadı Burhaneddin'in işi haline geldi.
Eretna hanedanından kaçanlar da Amasya'ya sığındı. Yasar'ın biyografik kayıtlarında, Eretna hanedanından Mehmed Bey'in 782'de (1380-81) Kadı Burhaneddin'in Sivas'ı almasıyla kaçıp "Amasya Emîr-i Kebîri Hacı Şâdgeldi Paşa"ya sığındığı ve Şadgeldi'nin oğlu Ahmed Paşa'nın damadı olduğu anlatılır. Bu iltica, Amasya'nın bölgedeki siyasi ağırlığını gösteren küçük ama anlamlı bir ayrıntıdır.
Divan ve Ulema
Şadgeldi'nin yönetimi yalnız askerî bir yapıya dayanmıyordu. İkinci dönemine ait idarî kadroyu veren bir kayıt, Niksar emiri Sirâceddin Muhammed Bey'in vezir yapıldığını, Cemâleddin el-Aksarâyî'nin Amasya kadısı olarak atandığını ve Gümüşlüoğlu Hacı Sinâneddin Yusuf'un defterdar tayin edildiğini bildirir. Böylece emirliğin vezirlik, kadılık ve defterdarlık gibi görevlerle klasik bir devlet düzenine yaklaştığı anlaşılır.
Cemâleddin el-Aksarâyî bu kadronun en parlak ismidir. Emirle aynı hocadan ders almış olan Aksarâyî, Şadgeldi iktidara gelince Amasya kadılığına ve Dârü'l-İlim müderrisliğine getirildi. Amasya kadıaskeri Pîr Nizâmeddin Muhammed Cürcânî 768'de (1366-67) ölünce kadıaskerlik görevi de ona verildi. Aksarâyî, el-Es'ile ve'l-Ecvibe adlı eserini Amasya Emiri Kutlu Şah'ın oğlu Şemsüddin Ahmed el-Hac Şadgeldi Paşa için ve onun işaretiyle, bölge halkını da dikkate alarak Farsça yazdı. Farsçanın seçilmesi, bölge halkının bu dile daha aşina olmasıyla açıklanır; eser bu yönüyle, emirlik çevresinde ilmin Arapça kadar Farsçayla da yürütüldüğünü gösterir.
Şadgeldi'ye ilmî bir yön atfeden ikinci kaynak, yazarı belirsiz bir Şafii fıkıh eseri olan ed-Dürerü'l-Mensûre fi'l-Furû'dur. Mehterhan Furkani'nin araştırmasına göre bu eser, önsözünde adı geçmeyen bir hükümdar için yazılmıştır ve hükümdarın kimliğine dair kesin bir belge yoktur. Ancak yirmi yılı aşkın Amasya'yı yöneten, Şafii mezhebinden olan ve Aksarâyî'nin sınıf arkadaşı bulunan Şadgeldi'ye ithaf edilmiş olması "mümkün" ve "destekleyen ipuçları olan" bir ihtimal olarak sunulur. Emirin ilme verdiği değer belgelidir; onun bizzat bir fıkıh eserinin muhatabı ya da ilham kaynağı olduğu ise güçlü bir varsayımdır, kesin bilgi sayılmaz.
Çağın şairleri ve yazarları da Amasya'da korunuyordu. Kutluşahlar Beyliği'ne dair bir derlemede, hanedanın Amasya'ya gelen ozan ve yazarları koruduğu, bu yüzden dönemin yazılı kaynaklarında kendilerinden büyük hükümdarlar gibi söz edildiği yazılır.
İmar Faaliyetleri
Amasya Valiliği'nin tarihçesine göre Şadgeldi döneminde şehirde kayda değer imar faaliyetleri görülür. 1363'te Amasya Kalesi onarılmış, eski darphane yenilenmiş ve bir kâğıt fabrikası yaptırılmıştır; 1372'de ise cami, medrese ve imaretten oluşan bazı yapı birimleri inşa edilmiştir. Bu bilgiyi aktaran kaynak, yapıların her birinin yaptırıcısını ayrı ayrı belirtmediği için bunları tek tek emirin kişisel vakfı olarak görmekten kaçınmak gerekir; yine de hepsi onun döneminde gerçekleşmiştir. Kalenin onarımı savunmayı, darphane ekonomik bağımsızlığı, kâğıt üretimi ise ilim ve divan kâtipliği için gereken malzemeyi sağlıyordu; bu üç işlev bağımsız bir emirliğin ihtiyaçlarıyla örtüşür.
Saraçhane (Şadgeldi Paşa) Camii
Bugün şehir merkezinde Ziya Paşa Bulvarı üzerinde bulunan Saraçhane Camii, Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre 1372'de Amasya Emiri Şadgeldi Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami ilk zamanlar bânîsinin adıyla Şadgeldi Paşa Camii idi; çevresindeki saraç dükkânlarından dolayı Çelebi Mehmed devrinden itibaren Saraçhane Camii adıyla anılmıştır. Yapı başlangıçta kare planlı ve tek kubbeliydi; sonradan bir mekân eklenerek planı dikdörtgene çevrilmiştir. Moloz taş ve tuğla birlikte kullanılmış, tuğladan silindirik bir minaresi vardır. Kuzeyindeki son cemaat yeri yedi gözlüdür, iç mekân kalem işleriyle süslüdür ve kubbeler kiremit kaplıdır. Cami günümüze kadar birçok onarım görmüştür.
Çeşme Kitabesi
Emirin adını anan başka bir belge de bir çeşme kitabesidir. Uzunçarşılı'nın okuduğu metne göre çeşme, Şadgeldi Paşa'nın zamanında Amasya kadısı Mehmed b. İmâd b. Mehmed el-Kâdî tarafından hicrî 779'da (1377-78) yaptırılmıştır. Kitabede "el-Emîru'l-kebîru el-Hâc Şâd Geldi Paşa dâme devletuhû" ifadesi geçer. Çeşme Şadgeldi'nin kendi eseri sayılmaz; onun idaresi altında bir kadı tarafından yaptırılmış ve emirin unvanını yazılı bir belge olarak günümüze taşımıştır.
Kadı Burhaneddin ile Hesaplaşma
Şadgeldi'nin kaderini belirleyen rakip, Eretna nâibi iken zamanla kendi devletini kuran Kadı Burhaneddin idi. TDV'ye göre 8 Ocak 1345'te doğan Kadı Burhaneddin, Kayseri kadısının oğluydu; Dımaşk ve Kahire'de öğrenim görmüş, 1364'te Kayseri'ye dönüp şehrin kadılığına tayin edilmişti. Karamanoğulları'nın ele geçirdiği Kayseri'yi geri alması ona 1378'de vezirlik yolunu açtı ve kısa sürede idarî ve askerî yetkileri eline geçirdi. Alâeddin Ali Bey'in 1380'de ölümünün ardından halk meclisi önce Kılıcarslan'ı nâib yaptı; Kadı Burhaneddin onu 9 Şubat 1381'de ortadan kaldırdı, ardından başlıca rakibi olan Amasya hâkimi Hacı Şadgeldi'yi saf dışı bıraktı ve aynı yılın sonbaharında Sivas'ta hükümdarlığını ilan edip adına hutbe okutup para bastırdı.
Yasar'ın anlatımı bu çatışmanın ayrıntısını verir. Şadgeldi hastalığı hafifleyince ordunun başına geçip Sivas'a doğru ilerledi ve Artukabad'a kadar gitti. Kadı Burhaneddin de müttefiklerini toplayıp karşısına çıktı. Bir yandan barış ister gibi elçiler ve mektuplar gönderip Şadgeldi'yi oyalıyor, öte yandan ordusuna adamlar sokarak "Şadgeldi köle oğludur, haseb ve nesebi belirsiz adamdır" propagandası yaptırıyordu. Aynı kaynağa göre Kadı Burhaneddin, Şadgeldi'nin elçisine verdiği yanıtta emirzadeyi birlikte tahta oturtma önerisini geri çevirerek, emirzadenin dedesini öldüren, babasını şehir şehir sürükleyen kişinin bizzat Şadgeldi olduğunu hatırlatıyordu. Bu cevap, 1365'te Mehmed Bey'in öldürülmesinin yıllar sonra bile bir siyasi koz olarak kullanıldığını gösterir.
Propagandanın etkisi çabuk görüldü. Yasar'a göre Şadgeldi ordusunda tefrika çıktı, Çonkar ve Kara Tatar zümreleri ordudan ayrıldı ve ordunun manevi gücü bozuldu. Amasya'nın bey ve âlimleri bu sözlerin asılsız olduğunu, Şadgeldi'nin soyunun saygın olduğunu kanıtlamaya çalıştı; ama Şadgeldi Sivas ileri gelenlerinden beklediği çağrıların izini göremedi, yeniden hastalandı ve ordusunu alıp Amasya'ya döndü.
Ardından Erzincan, Canik, Karahisar-ı Şarkî, Kayseri ve Kastamonu beylerini Kadı Burhaneddin aleyhine ittifaka çağırdı. Kastamonu hükümdarı Bayezid Bey, kaynağa göre diğerlerinden daha güçlüydü; Kayseri valisi Cüneyd Bey ise Kadı Burhaneddin'in en büyük düşmanıydı. Danıştığı mecliste kazasker Cemâleddin Aksarâyî, müftü İzzeddin Muhammed Amâsî ve başka âlimlerle emirler, derhâl savaşmanın doğru olmayacağını söylediler. Gerekçeleri açıktı: amaç Ali Bey'in henüz ergenlik çağına gelmemiş çocuğunu emir yapmaksa harcanacak mal ve cana yazık olurdu; Sivas'ı bütünüyle almak amaçlanıyorsa koşullar olgunlaşıncaya kadar savaş geciktirilmeliydi. "İstiâlin mazarratı çoktur" diyorlardı. Âlimler ve emirler hazırlık yapmadan acele savaşa girilmesine karşıydı.
Sonuç, çarpışmada kaybı ve ölümü oldu. TDV'nin Kadı Burhaneddin maddesi Şadgeldi üzerine yürünüp onun "yenilip öldürüldüğünü" kaydeder; Kutluşahlar Beyliği derlemesi, 1381'de Kadı Burhaneddin'e karşı savaş açan beylerin önderliğini yaptığını, ancak ilk çarpışmada yenilerek öldürüldüğünü yazar. Bir çalışma Şadgeldi'nin Tokat'ta öldürüldüğünü belirtir; ölüm yeri konusunda kaynaklar ayrışmaktadır ve mekân kesin değildir.
Türbesi
Emir Amasya'da, Halifet Gazi Mezarlığı'na defnedildi. Mezarlıktaki Şadgeldi Türbesi bugün Halifet Gazi Türbesi'nin karşısında, Kadılar Türbesi'nin güneybatısındadır. Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre 14. yüzyılda yapılmış, eyvan tipli, dikdörtgen planlı, kesme taş duvarlı ve tonozla örtülü bir yapıdır ve Kadılar Türbesi'ne çok benzer.
Türbede Şadgeldi'yle birlikte sekiz kişinin daha kabri bulunduğu, kabirlerin hemen tamamının mermer sandukalı olup kitabeler taşıdığı kaydedilir. Uzunçarşılı kitabeleri okumuştur. Şadgeldi'nin sandukasının sağ yanındaki yazı onu "es-saîd, eş-şehîd, el-maktûl" (mutlu, şehit, öldürülmüş) diye anar; sol yanında "Zeynü'l-Hâc Şâdgeldi Paşa" yazar; ayak taşında hicrî 783 (1381-82) tarihi okunur. Yapıyı 1382'de inşa edilmiş saymak yerine, ayak taşındaki bu tarihi ölüm tarihi olarak okumak doğrudur.
Oğlu Ahmed ve Emirliğin Sonu
Şadgeldi öldürülünce yerine oğlu Fahreddin Ahmed Bey (Ahmed Paşa) geçti. Candaroğlu Kötürüm Bayezid'den destek alıp babasının intikamını almaya kalkan Ahmed, TDV'ye göre 1383-84'te yenildi; 1384'te Kadı Burhaneddin Amasya'ya yürüyüp emirliği üst üste bozguna uğrattı. Yasar'a göre Kastamonu hükümdarı Bayezid, Ahmed Bey'in kayınpederiydi. Kutluşahlar derlemesi kayınpederlik ilişkisini Şadgeldi'nin kendisi için yazar; TDV ve Yasar Ahmed için verdiği için burada o aktarım benimsenmiştir.
Ahmed Bey'in Kadı Burhaneddin'le mücadelesi sürdü; 1394'te Kadı Burhaneddin Amasya emiri Ahmed Bey üzerine yürüyüp "her tarafı yakıp yıktı". Çalışmalar, Ahmed'in bir sancağa karşılık Amasya'yı Osmanlılara vermeyi önerdiğini, bunun üzerine 1393'te şehrin Osmanlı idaresine girdiğini söyler; bir başka kaynak ise Şadgeldi sülalesinin emirliğinin hicrî 805'te (1403) sona erdiğini yazar. Tarih konusunda kaynaklar ayrışır (1393 ya da 1403). Kadı Burhaneddin ise 1398'de Akkoyunlu Karayülük Osman Bey'e esir düşmüş ve Sivas surları önünde öldürülmüştü; böylece Şadgeldi'nin en büyük hasmı, onun ölümünden on yedi yıl sonra kendisi de savaş meydanında hayatını kaybetmişti.
Aksarâyî ailesinin akıbeti de emirin ölümüyle bağlantılıdır. Yasar'ın kayıtlarında Aksarâyî'nin oğlu Alâeddin Ali'nin babasıyla birlikte 783'te Amasya'dan Bursa'ya kaçtığı ve orada müderris olduğu yazılır. Şadgeldi'nin ölümü yalnız bir hanedanın değil, onun çevresinde toplanan ilim çevresinin de dağılması anlamına geldi.
Amasya'nın Hafızasındaki Yeri
Şadgeldi Paşa, Amasya'nın Osmanlı öncesindeki son müstakil dönemlerinden birinin temsilcisi olarak anılır. Ondan sonra Amasya, Yıldırım Bayezid'in aldığı şehir, Çelebi Mehmed'in mücadele ettiği merkez ve sonraki yüzyılda şehzadelerin sancağı olarak yoluna devam etti. Emirin adı şehirde bugün üç yerde yaşar: Ziya Paşa Bulvarı'ndaki Saraçhane Camii'nin eski adında, Halifet Gazi Mezarlığı'ndaki türbede ve Aksarâyî'nin Farsça eserinin önsözünde. Ellerdeki belge kümesi sınırlıdır ve onun hayatını tüm ayrıntılarıyla kurmaya yetmez; yine de ana çizgi nettir. Güçlü komşular arasında sıkışmış bir emir, şehrini bir okul, bir cami, bir darphane ve bir kâğıt atölyesiyle donatmış, yönetimini ulemanın ve kadıların görüşüne dayandırmış ve sonunda zamanın en güçlü rakibine yenilmiştir.
Kronoloji
1347: Hacı Kutluşah Amasya emirliğine getirilir.
1359 (ağustos-eylül): Şadgeldi, babası Kutluşah tarafından Amasya emirliğine atanır.
1361: Alâeddin Ali Bey Amasya'yı ele geçirir; Şadgeldi şehirden ayrılır.
1361-1362: Şadgeldi Amasya'yı geri alıp ikinci kez emir olur (kaynaklara göre tarih 1361 ya da 1362).
1363: Amasya Kalesi onarılır, eski darphane yenilenir, kâğıt fabrikası yaptırılır.
1365: Eretnaoğlu Mehmed Bey, emirleri Hacı Şadgeldi, Hacı İbrâhim ve Kılıcarslan tarafından öldürülür (TDV).
768 (1366-67): Pîr Nizâmeddin Cürcânî ölür; Aksarâyî kadıaskerliğe getirilir.
1372: Cami, medrese ve imaretten oluşan yapılar inşa edilir; Saraçhane (Şadgeldi Paşa) Camii bu tarihle anılır.
779 (1377-78): Emir Şadgeldi zamanında kadı Mehmed b. İmâd tarafından çeşme yaptırılır.
9 Şubat 1381: Kadı Burhaneddin, Kılıcarslan'ı öldürür.
1381 (sonbahar): Şadgeldi, Kadı Burhaneddin'le çarpışmada öldürülür.
783 (1381-82): Sandukasının ayak taşındaki tarih.
1384: Kadı Burhaneddin Amasya emirini üst üste yener (TDV).
1393: Amasya Osmanlı idaresine girer (bazı kaynaklarda emirlik sonu 1403).
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsameddin Yasar, Amasya Tarihi (Amasya Belediyesi e-kitap neşri, 1. ve 3. cilt sayfaları). amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Abdülkerim Özaydın, "Kadı Burhâneddin", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr). islamansiklopedisi.org.tr
- Kemal Göde, "Eretnaoğulları", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr). islamansiklopedisi.org.tr
- Mehterhan Furkani, "Siyasî ve İlmî Bir Kişilik: Amasya Emiri Hacı Şadgeldi Paşa ve ed-Dürerü'l-Mensûretü fi'l-Furû' Adlı Eserin Kendisine Nispeti", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu, 2017; ayrıca İslam Düşüncesinde Eleştiri Kültürü ve Tahammül Ahlakı çalışmasındaki aktarımlar. amasya.gov.tr
- "Cemâleddin el-Aksarâyî'nin Hadisçiliği: el-Es'ile ve'l-Ecvibe Örneği", Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi.
- Amasya'daki kitâbeler ve türbeler üzerine Amasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırmaları yayınındaki inceleme (Uzunçarşılı'nın kitâbe okumalarına dayanır).
- Selim Özcan, "Amasya'da Sancak Beyliği Yapan Şehzadeler Döneminde Amasya Şehri", DergiPark.
Resmî kaynaklar
- Amasya Valiliği, "Selçuklu Dönemi" (amasya.gov.tr).
- Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, "Saraçhane Camii" ve "Şadgeldi Türbesi", Kültür Portalı (kulturportali.gov.tr). kulturportali.gov.tr
Diğer kaynaklar
- "Kutluşahlar Beyliği: Şadgeldiler", Arkeolojik Haber.
Çevrimiçi kaynaklar








