Özgün Metin
Çün emr olındı yâr işiginde kıyâmımuz
‘Uşşâk içinde bir dahı bildük makâmımuz
Günümüz Türkçesiyle
1. Madem sevgilinin eşiğinde ayakta durmamız (hizmette bulunmamız) emredildi, âşıklar arasındaki yerimizi bir kez daha anlamış olduk.
Edebî ve Tarihî Yorum
"Kıyâm" ile "makâm" kelimeleri beytin iki ucunu tutar. Kıyam ayakta durmaktır; namazın ayakta kılınan bölümüne de, bir büyüğün kapısında el pençe divan beklemeye de bu ad verilir. Makam ise hem yer, mevki hem de tasavvufta yolcunun ulaştığı manevi durak demektir. Şair, sevgilinin eşiğinde ayakta beklemekle görevlendirilmeyi bir aşağılanma gibi değil, bir rütbe gibi karşılar: eşikte durmak, âşıklar arasındaki yerini belirleyen bir payedir.
İkinci mısrada bir musiki oyunu da sezilir. "Uşşâk" âşıklar demektir, ama klasik Türk musikisinde bir makamın da adıdır; "uşşâk içinde makâm" sözü bu yüzden kulağa bir makam adıyla da çarpar. Bu çağrışımın şair tarafından kastedilip kastedilmediği kesin değildir, ama aynı mısrada "makâm" kelimesinin bulunması onu güçlendirir.
Kınalızâde beyti verdikten sonra "Bu beyt bir kasîdesindendür" der. Bu cümle hemen önceki bu beyte bağlanabileceği gibi ardından gelen "İder âb-ı zülâl" beytinin takdimi olarak da okunabilir. Kafiye bakımından "kıyâmımuz / makâmımuz" ile öteki beytin "-âyı" kafiyesi birbirini tutmaz; iki beyit aynı kasideye ait olamaz. Kaside beyti olarak okunursa "yâr" burada bir hami, eşik de onun kapısıdır ve beyit şairin hizmetine kabul edilmesini anlatır. Memduhun kim olduğu kaydedilmemiştir. Kınalızâde'ye göre bu beyit, şairin tezkireye girmesi için kendi seçtiği şiirlerin başında gelir; Tayyibzâde ailesi ve Şeyhî'nin kısa ömrü Şeyhî (Tayyibzâde) yazısında anlatılır.
Kaynakça
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-Şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 485, "Şeyhî" maddesi. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






