Özgün Metin

Oldum cihânda bir yüzi gül yâr ölümlüsi
Bîmâr-ı ‘ışk çün nice bin var ölümlüsi

Günümüz Türkçesiyle

1. Dünyada gül yüzlü bir sevgilinin uğruna ölecek âşığı oldum; zira onun aşkının hastası olup ölüme yatmış nice bin kişi vardır. (İkinci mısra iki türlü anlaşılabilir; yorumda açıklanmıştır.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Redif olarak seçilen "ölümlüsi" kelimesi beytin bütün ağırlığını taşır. Eski Türkçede "ölümlü" ölmeye mahkûm, ölümü yakın kimse demektir; "birinin ölümlüsü olmak" ise bu bağlamda o kişi uğruna ölmeye hazır olmak, onun yüzünden ölüme yatmak anlamına gelir. Şair kendisini gül yüzlü bir sevgilinin "ölümlüsü" ilan eder. İkinci mısra bu itirafı bir kalabalığın içine yerleştirir: aşk hastası olup ölüme hazırlanan binlercesi vardır.

Mısra iki türlü okunabilir. "Çün" kelimesi "çünkü" diye anlaşılırsa şair, sevgilinin uğruna ölenlerin çokluğunu kendi kararının gerekçesi yapar; böyle bir güzelin âşığı olmak, binlerin arasına katılmaktır. "Çün" burada "gibi" anlamına da gelebilir; o zaman şair kendisini nice bin aşk hastası gibi o sevgilinin ölümlüsü sayar. İki okumada da kalabalık, sevgilinin güzelliğinin ölçüsüdür. "Yâr" ile "var" kafiyesi sade, gündelik bir sesle kurulmuş ve beytin konuşma diline yakın havasına uygundur.

Kınalızâde beyti kaside parçalarının ardından "Velehû" (onundur da) notuyla verir. Kafiyeli iki mısraı onu bir gazelin başına yerleştirir, ama o gazelden başka beyit kaydedilmemiştir. Şairin ailesi ve tezkirede kalan öteki parçalar Şeyhî (Tayyibzâde) yazısındadır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar