Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya tarihinde Şinâsî Hasan Dede için iki ayrı madde vardır ve ikisi babasının adında, şeyhliğe geliş yolunda, ölüm yeri ile tarihinde birbirini tutmaz. Üzerinde birleştikleri çerçeve ise açıktır: Hasan Dede, 1194-1204 (1780-1790) yılları arasında Amasya Mevlevîhânesi'nin şeyhliğini yürütmüş bir Mevlevîdir. Şeyhlik, ailesi "Hacı Dedezâdeler" arasında elden ele geçen bir makamdı; onun bu makama gelişi de gidişi de aile içi çekişmelerle ve Amasya'yı yıllarca yöneten Caniklizâde Mikdâd Ahmed Paşa'nın nüfuzuyla iç içedir. Edebiyatı, Arapça ve Farsçayı Amasya'nın şair âlimlerinden okuduğunu, mahlasını ve şairliğini yalnız "Şinâsî" başlıklı madde kaydeder; söylediği şiirler ise kayıptır.
Hüsameddin'in Kaydı
Şairliğini kaydeden madde on birinci ciltte, "Şinâsî" başlığı altındadır:
Şinâsî Hasan Dede-Hacı Dedezâde, es-Seyyid Amasyalıdır. Amasya Mevlevîhânesi şeyhi Ahmed Dede Efendi'nin mahdûmu ve es-Seyyid Kamî Mehmed Dede'nin birâderidir. Kürd Hâfızzâde İrfânî Osmân Efendi'nin halka-i tedrîsinde edebiyât, Arabiyye ve Farisiyyeyi tahsîl edib pederinin terbiyesini gördü. 1190'da pederinin vefâtıyla meşîhat umarken İsmail Dedezâde Feyzullah Dede'ye tevcîh edilmesinden muğber olup Konya'ya gitdi. Çelebi Efendi âsitânesine mürâcaatla 1194'de Feyzullah Dede'nin ref'inden Amasya Mevlevîhânesi şeyhi olarak geldi. On yıl kadar icrâ-yı meşîhât etdi. Ancak birâderi es-Seyyid Feyzullah Dede'nin teşebbüsâtıyla 1204'de ref'edilip İstanbul'a gitdi. Çünkü Caniklizâde Mikdâd Ahmed Paşa'ya şiddet-i intisâbı onun Amasya'dan azli üzerine bunun da azline bâdî olmuşdu. Beşiktaş Mevlevîhânesi'nde ikâmet etdiği esnâda 1206 senesi şevvâlinde vefât etdi. Edîb, şâir, küşâde meşreb idi.
Anlamı şöyledir: Amasyalıdır. Amasya Mevlevîhânesi şeyhi Ahmed Dede Efendi'nin oğlu ve Seyyid Kâmî Mehmed Dede'nin kardeşidir. Kürd Hâfızzâde İrfânî Osman Efendi'nin derslerinde edebiyat, Arapça ve Farsça okudu, babasının yanında yetişti. 1190'da babası ölünce şeyhliği umarken makamın İsmail Dedezâde Feyzullah Dede'ye verilmesine gücenip Konya'ya gitti. Mevlânâ dergâhındaki Çelebi Efendi'ye başvurarak 1194'te Feyzullah Dede'nin azliyle Amasya Mevlevîhânesi'ne şeyh olarak geldi. On yıl kadar şeyhlik yaptı. Ancak kardeşi Seyyid Feyzullah Dede'nin girişimleriyle 1204'te azledilip İstanbul'a gitti; çünkü Caniklizâde Mikdâd Ahmed Paşa'ya sıkı bağlılığı, paşanın Amasya'dan azli üzerine kendisinin de azline yol açmıştı. Beşiktaş Mevlevîhânesi'nde kaldığı sırada 1206 yılı şevvalinde (Mayıs-Haziran 1792) öldü. Edip, şair ve açık gönüllü biriydi.
Ailesi ve Şeyhlik Kavgası
"Hacı Dedezâdeler" ya da "Hacıoğulları" diye anılan aile, XVII. yüzyılın sonundan XX. yüzyıla kadar Amasya Mevlevîhânesi'nin ve Şeyh Cû'î tekkesinin şeyhliğini, mesnevîhanlığını ve tevliyetini kuşaklar boyu elinde tutmuştur. Hüsameddin, ailenin başına Ebû Saîd Ahmed Dede'yi koyar ve onun maddesinde torunu Gavsî Ahmed Dede'nin 1190'da (1776-77) öldüğünü, oğullarının Seyyid Feyzullah, Abdullah ve Mehmed Kâmî olduğunu yazar. Şinâsî maddesinde adı geçen baba "Ahmed Dede Efendi" ile ölüm yılı 1190 olan bu Gavsî Ahmed Dede'nin aynı kişi olduğu anlaşılıyor. Ne var ki o listede Hasan adlı bir oğul yoktur.
Hüsameddin'in birinci ciltteki tekke tarihçesi, şeyhliğin bu yıllardaki el değiştirmesini sırasıyla verir: 1177'de (1763-64) Hacızâde Şeyh Ahmed Dede, 1190'da onun ölümüyle İsmail Dedezâde Feyzullah Dede, 1194'te (1780) onun azliyle Seyyid Hasan Dede, 1204'te (1789-90) bu da azledilerek Ahmed Dedezâde Feyzullah Dede. İsmail Dedezâde Feyzullah, aynı ailenin başka bir kolundandır; babası Şeyh İsmail Dede 1166'da mesnevîhan, sonra şeyh olmuş ve 1177'de ölmüştü. Böylece maddedeki iki "Feyzullah" birbirinden ayrılır: 1190'da Hasan Dede'nin önüne geçen, akrabası İsmail Dedezâde Feyzullah'tır, 1204'te onu yerinden eden ise kendi kardeşi Seyyid Feyzullah'tır.
Kardeşler arasındaki çekişme Hasan Dede'nin azliyle bitmedi. Tekke tarihçesine göre Feyzullah Dede 1208'de (1793-94) azledildi; mesnevîhanlığa öteki kardeş Abdullah Dede, şeyhliğe Ahmed Dede'nin yeğeni Hüseyin Dede getirildi. 1209'da Hüseyin Dede de azledildi ve şeyhlik, Şinâsî'nin öteki kardeşi Kâmî Mehmed Dede'ye geçti; Kâmî Dede 1227'de (1812) ölünceye kadar bu makamda kaldı. Onun soyundan gelen Sâbit Mehmed Dede ile Ahmed Sâlim Dede de sonraki kuşaklarda tekkenin şair şeyhleri arasındadır. Kardeşi Abdullah Dede'nin maddesi ise 1208'de şeyh olanın Hüseyin Dede değil kendisi olduğunu söyler; aile kayıtları bu yıllarda da tam örtüşmez.
Mikdâd Ahmed Paşa ile Bağı
Maddenin en açıklayıcı cümlesi, Hasan Dede'nin azlinin nedenini verir: Caniklizâde Mikdâd Ahmed Paşa'ya sıkı bağlılığı. Canikli Hacı Ali Paşa'nın oğlu olan Mikdâd Ahmed, Hüsameddin'in dördüncü ciltteki kronolojisine göre 1189'da on altı yaşlarında Amasya mütesellimi olarak gelmiş, 1191'de vezirlikle Amasya mutasarrıfı olmuş ve sancağı aralıklarla 1202'ye kadar elinde tutmuştu. Bu yıllar, Amasyalı ayandan birçoğunun mallarına el konduğu, şikâyetlerin İstanbul'a yağdığı sert bir dönemdi. 1202 şabanında (Mayıs 1788) I. Abdülhamid paşanın vezirliğini kaldırıp onu Dimetoka'ya sürdü; Mikdâd Ahmed sonradan orada idam edildi. Paşanın düşüşü, onun himayesindeki Mevlevî şeyhini de makamından etti.
Kaynakların Durumu
Hüsameddin'in sekizinci cildinde "Hasan Dede Efendi-es-Seyyid Mevlevî Şeyhi" başlıklı ikinci bir madde vardır ve aynı olayları başka bir kişinin hayatı olarak anlatır. Bu maddeye göre Hasan Dede, Hâcızâde Mehmed Dede bin Hasan bin Hacı Mehmed Çelebi'nin oğludur; Mevlevîhâne şeyhi Gavsî Dede'nin yanında yetişmiş, 1169'da (1755-56) babası ölünce Şeyh Cû'î vakfının mütevellîsi, sonra mesnevîhanı olmuştur. 1190'da Amasya mutasarrıfı olan Mikdâd Ahmed Paşa'ya bağlanmış, paşanın nüfuzuyla 1194'te azledilen Feyzullah Dede'nin yerine şeyh olmuş, 1202'de sancak Mikdâd Paşa'nın elinden çıkınca Feyzullah Dede'nin girişimiyle 1204'te azledilmiştir. On bir yıl kadar evine çekilip yaşamış ve 1215'te (1800-01) ölmüştür. Hüsameddin onu "mümtezic, edebiyâta âşinâ", yani geçimli ve edebiyattan anlayan biri diye niteler; şair demez, mahlas da vermez.
İki madde 1194'teki atanmada, 1204'teki azilde, Feyzullah Dede'nin rolünde ve Mikdâd Ahmed Paşa bağında birleşir; dolayısıyla aynı şeyhi anlattıkları açıktır. Birbirinden ayrıldıkları noktalar ise şunlardır:
- Babası: Şinâsî maddesinde Mevlevîhâne şeyhi Ahmed Dede Efendi; öteki maddede Hâcızâde Mehmed Dede. İkincisine göre Hasan Dede, Kâmî Mehmed Dede'nin amcazâdesidir.
- Şeyhliğe geliş yolu: birinde Konya'daki Çelebi Efendi'ye başvuru, ötekinde Mikdâd Ahmed Paşa'nın nüfuzu.
- Ölümü: birinde 1206 şevvalinde İstanbul'da Beşiktaş Mevlevîhânesi'nde, ötekinde on bir yıllık inzivadan sonra 1215'te.
- Şairliği: yalnız "Şinâsî" maddesi onu şair sayar ve bu mahlası verir.
Hangi anlatının doğru olduğunu Hüsameddin'in metinlerinden çıkarmak mümkün değildir; iki maddede de kaynak gösterilmez. Gavsî Ahmed Dede'nin oğulları arasında Hasan'ın sayılmaması ikinci maddenin soy kaydını destekler gibi görünür. Buna karşılık Şinâsî maddesinin Mikdâd Paşa bağını ve azil nedenini öteki maddeyle aynı biçimde vermesi, onun da sağlam bir bilgiye dayandığını gösterir. Ailede aynı adların tekrarlanması karışıklığı artırır: Hüsameddin, XIX. yüzyılda tekkenin şeyhi olan Hüseyin Dedezâde Seyyid Hasan Dede adlı bir başka aile üyesinden de söz eder.
Şiiri
Şinâsî'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Edebiyat terbiyesini aldığı Kürd Hâfızzâde İrfânî Osman Efendi'yi Hüsameddin başka bir yerde "ulemânın şu'arâsından", yani şair âlimlerden sayar. Böyle bir hocanın öğrencisinin şiiri medrese edebiyatının diline yakın olabilir; bunu sınayacak bir metin ise yoktur, çünkü "edîb, şâir" diye andığı şeyhin sözünden Hüsameddin bir örnek kaydetmemiştir. Mevlevîhânenin XVIII. yüzyıl şeyhlerinin şiirleri, Amasya'daki tarikat ve tekkelerin mecmualarında saklanmış olabilir.
Kronoloji
1190 (1776-77): Babası Ahmed Dede ölür; şeyhlik İsmail Dedezâde Feyzullah Dede'ye verilir, Hasan Dede Konya'ya gider.
1191 (1777): Mikdâd Ahmed Paşa Amasya mutasarrıfı olur.
1194 (1780): Feyzullah Dede azledilir, Hasan Dede Amasya Mevlevîhânesi şeyhi olur.
1202 şabanı (Mayıs 1788): Mikdâd Ahmed Paşa'nın vezirliği kaldırılır.
1204 (1789-90): Hasan Dede azledilir; yerine kardeşi Seyyid Feyzullah Dede geçer.
1206 şevvali (Mayıs-Haziran 1792): "Şinâsî" maddesine göre İstanbul'da, Beşiktaş Mevlevîhânesi'nde ölür. Öteki madde ölümünü 1215'e (1800-01) koyar.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 181 (e-kitap s. 412), "Şinâsî Hasan Dede-Hacı Dedezâde, es-Seyyid" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page412.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8 (e-kitap s. 626), "Hasan Dede Efendi-es-Seyyid Mevlevî Şeyhi" maddesi; c. 8 (e-kitap s. 581), "Hüsâmeddîn Hüseyin Dede Efendi-Hâcızâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page626.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 1, s. 248-250 (e-kitap s. 157), Mevlevîhâne tarihçesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page157.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6 (e-kitap s. 104), "Ebû Sa'îd Ahmed Dede Efendi-Hacı Dede" maddesi; c. 7 (e-kitap s. 316), "İsmâil Efendi-Hacızâde eş-Şeyh" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page104.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 12 (e-kitap s. 574), "Abdullah Dede Efendi-Şeyh Ahmedzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page574.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4 (e-kitap s. 667-677), 1189-1205 yılları olayları, Mikdâd Ahmed Paşa'nın Amasya idaresi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page668.html
Çevrimiçi kaynaklar
