Babası Kâmî Mehmed Dede 1227'de (1812) ölünce Amasya Mevlevîhânesi'nin postuna oturan Seyyid Sâbit Mehmed Dede, bir yıl dolmadan aile içinden bir rakibin girişimleriyle görevden alındı ve Konya'ya gitti. Tekkede kuşaklar boyu şeyhlik ve mesnevîhanlık yapmış Hacı Çelebizâdeler ailesindendi. Amasya Tarihi'nin yazarı Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu "urefâ-yı Mevleviyyeden şâir, edîb", yani irfan sahibi Mevlevîlerden bir şair ve edip olarak anar. Ölümü aynı kitapta üç ayrı tarihle kayıtlıdır ve şiirlerinden elimize geçen olmamıştır. Mevlevîhâne'nin bir sonraki şair şeyhi, oğlu Ahmed Sâlim Dede olacaktır.

Hüsameddin'in Anlattıkları

Amasyalıdır. Amasya mevlevîhânesi şeyhi olup 1227'de vefât eden es-Seyyid Kâmî Mehmed Dede bin es-Seyyid Gavsî Ahmed Dede bin Sa'îd İbrâhim Dede bin Ebu Sa'îd Ahmed Dede bin Hacı Mehmed Çelebi mahdûmudur. Şeyh Cû'î Mehmed Dede evlâdından olduğu mervîdir. Pederinden edebiyât-ı Fârisiyye ve Arabiyyeyi ahz edib Şeyh Cû'î tekkesi mesnevîhânı oldu. Bu vazîfesini Amasya mevlevîhânesinde îfâ edib 1227'de pederinin irtihâlinde mevlevîhâne şeyhi olmuştur. Fakat pederinin ammizâdesi es-Seyyid Hüseyin Dede Efendi'nin mahdûmu es-Seyyid Mehmed Dede teşebbüsâtıyla bir yıl sonra ref' edildiğinden Konya'ya gitdi. Orada tûl müddet ikâmet ederek 1243'de vefât etdi. Urefâ-yı Mevleviyyeden şâir, edîb idi. Mahdûmu es-Seyyid Ahmed Sâlim Dede'dir.

Günümüz Türkçesiyle: Amasyalıdır. Amasya Mevlevîhânesi şeyhi olan ve 1227'de ölen Seyyid Kâmî Mehmed Dede'nin oğludur; soyu Kâmî'den geriye Gavsî Ahmed Dede, Saîd İbrâhim Dede, Ebû Saîd Ahmed Dede ve Hacı Mehmed Çelebi'ye çıkar. Şeyh Cû'î Mehmed Dede'nin soyundan geldiği rivayet edilir. Fars ve Arap edebiyatını babasından öğrendi ve Şeyh Cû'î Tekkesi'nin mesnevîhanı, yani Mevlânâ'nın Mesnevî'sini okutup şerh eden hocası oldu. Bu görevini Amasya Mevlevîhânesi'nde yerine getirdi ve 1227'de babası ölünce Mevlevîhâne şeyhi oldu. Ancak babasının amcasının oğlu Seyyid Hüseyin Dede Efendi'nin oğlu Seyyid Mehmed Dede'nin girişimleriyle bir yıl sonra görevden alındığı için Konya'ya gitti. Orada uzun süre kalıp 1243'te (1827-28) öldü. İrfan sahibi Mevlevîlerden, şair ve edip bir kişiydi. Oğlu Seyyid Ahmed Sâlim Dede'dir.

Başlıktaki "Hacı Çelebizâde" lakabı, anlaşılan soy zincirinin en üstündeki Hacı Mehmed Çelebi'den gelir. Hüsameddin'in altıncı ciltteki "Ebû Sa'îd Ahmed Dede Efendi-Hacı Dede" maddesine göre bu koldan gelenlere "Hacıoğulları" ya da "Hacı Dedezâdeler" denmiştir. Aynı madde ailenin iki dalını da gösterir: Gavsî Ahmed Dede 1190'da (1776-77) öldüğünde oğulları Feyzullah, Abdullah ve Mehmed Kâmî'dir; Hacı Mehmed Dedezâde Şeyh Hüseyin Hüsnî Dede de Mevlevîhâne şeyhi olmuştur ve onun oğulları Mehmed, Hasan ve Ali Rızâ'dır. Sâbit'i postundan eden Seyyid Mehmed Dede, bu ikinci dalda Hüseyin Hüsnî'nin büyük oğludur.

Mesnevîhanlık ve Şeyhlik

Şeyh Cû'î Tekkesi, Amasya'nın batısında Şeyh Cû'î köyünün altında, göl kıyısında 817'de (1414-15) Cû'î Mehmed Çelebi'nin kurduğu bir Mevlevîhânedir; Hüsameddin'in zamanında yerinde bir iz kalmamıştı. Birinci ciltte tekkenin şeyh ve mesnevîhanları sayılırken liste "1220'de vefâtıyla oğulları Mehmed ve İbrâhim'in 1227'de fevtinden 'Amasya Mevlevîhânesi' şeyhi es-Seyyid Mehmed Kâmî Dedezâde es-Seyyid Mehmed Sâbit Dede mesnevîhân ve tekke şeyhi olmuşlardır" sözüyle biter. Sâbit'in maddesi de görevi şehirdeki Mevlevîhâne'de yerine getirdiğini söyler; köydeki eski tekkenin mesnevîhanlığı bu dönemde artık şehir Mevlevîhânesi'nde okunan derslerle sürdürülen bir unvan gibi görünmektedir.

Amasya Mevlevîhânesi'ndeki şeyhlik çekişmesi ise yirmi yıl kadar önce başlamıştı. Hüsameddin'e göre Hüseyin Dede 1208'de (1793-94) şeyh olmuş, bir yıl sonra azledilmiş ve şeyhlik "yalnız Mevlevîhâne şeyhi" olarak Kâmî Mehmed Dede'ye verilmişti. Kâmî'nin 1227'deki ölümüyle iki dal yeniden karşı karşıya geldi. Sâbit'in maddesi o yıl şeyh olanın Sâbit olduğunu ve Mehmed Dede'nin onu bir yıl sonra yerinden ettiğini anlatır.

Kaynakların Durumu

Birinci ciltte Mevlevîhâne şeyhlerinin sıralandığı bölüm olayı başka türlü kaydeder: 1227'de Kâmî Mehmed Dede ölünce Mevlevîhâne şeyhliği "Hüseyin Dedezâde es-Seyyid Mehmed Efendi"ye, Şeyh Cû'î mesnevîhanlığı Sâbit Dede'ye verilmiş, Sâbit 1228'de (1813) ölünce Mehmed Dede iki görevi birden almıştır. Bu anlatımda Sâbit hiç şeyh olmamış, yalnız mesnevîhanlık etmiştir ve Konya'ya gidişinden söz edilmez. Oğlu Ahmed Sâlim Dede'nin maddesi ise "1238'de pederinin vefâtı üzerine mesnevîhân" olduğunu yazar.

Böylece aynı kitapta Sâbit Dede'nin ölümü için 1228, 1238 ve 1243 tarihleri yan yana durur. Kendi maddesindeki 1243, Konya'da uzun süre yaşadığı bilgisiyle uyumludur ve Seyyid Mehmed Dede'nin 1244'te (1828-29) Konya dönüşü yolda öldürülmesinden hemen önceye düşer; birinci cildin 1228'i ise "Şeyh Cû'î" görevlerinin el değiştirdiği yılı verir. Oğlunun maddesindeki 1238'in nereden geldiği anlaşılamamıştır. Bu tarihlerden hangisinin doğru olduğu Hüsameddin'in kayıtlarıyla çözülemez; şeyhliğin 1227'de kime verildiği de aynı belirsizliği taşır.

Şiiri

Fars ve Arap edebiyatını babasından okuduğu bilinen Sâbit'ten Hüsameddin tek mısra aktarmaz. Şiirlerine ulaşılamamıştır. Oğlu Ahmed Sâlim Dede için de "urefâ ve udebâdan şâir" denir, ama onun şiirinden de bir örnek kalmamıştır. Sâbit Mehmed Dede'nin adı, Metin Hakverdioğlu'nun Amasya Tarihi'nden derlediği şairler arasında sekizinci ciltte geçenlerle birlikte anılır.

Kronoloji

1190 (1776-77): Dedesi Gavsî Ahmed Dede ölür.

1209 (1794-95): Babası Kâmî Mehmed Dede, Amasya Mevlevîhânesi şeyhi olur.

1227 (1812): Kâmî Mehmed Dede ölür; Sâbit kendi maddesine göre şeyh, birinci cilde göre Şeyh Cû'î mesnevîhanı olur.

1228 (1813): Kendi maddesine göre görevden alınıp Konya'ya gider; birinci cilde göre ölür.

1243 (1827-28): Kendi maddesine göre Konya'da ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar