Dedezâdeler, Amasya sancağına bağlı Köprü kasabasının, bugünkü Samsun'un Vezirköprü ilçesinin, XVII. yüzyıl başında öne çıkan ayanı Hacı Yûsuf Ağa'nın soyudur. Hüsameddin bu kişiyi çoğu yerde "Dede Yûsuf Ağa" diye anar ve ailenin bütün kollarını onun dört oğluna ve iki kızına bağlar. Ailenin talihini belirleyen olay, Yûsuf Ağa'nın kızı Ayşe Hanım'ın Köprü'ye yerleşen sipahi Mehmed Ağa ile, yani sonradan sadrazam olacak Köprülü Mehmed Paşa ile evlenmesidir. Bu evlilikten doğan Fâzıl Ahmed Paşa ile Fâzıl Mustafa Paşa'nın dayıları, dayızadeleri ve onların çocukları yarım yüzyıl boyunca Köprülü sadrazamlarının dairesinde kethüdâlık, kapıcıbaşılık ve defterdarlık yaptı, sonra Köprü'ye dönüp kasabanın voyvodası, ayanı ve vakıflarının mütevellisi oldu. Hüsameddin'in Amasya Tarihi'nde ailenin adını başlığında taşıyan on beş madde, adı başka lakapla kaydedilmiş yedi madde ve kronik bölümlerinde onlarca kısa kayıt vardır. Bu kayıtlar XVII. yüzyılın başından XX. yüzyılın başına kadar, yaklaşık üç yüz yıllık bir zinciri izlemeye imkân verir.
Aile büyük ölçüde Köprü'de yaşamış, Amasya ile ilişkisi sancak merkezindeki görevler üzerinden kurulmuştur. Üyelerinden ikisi Amasya'ya mutasarrıf ve mütesellim olarak gelmiş, biri Sultan Bayezid vakıflarının mütevelliliğini yürütmüş, XIX. yüzyılda ise Merzifon'da ailenin soyundan geldiğini söyleyen ikinci bir kol ortaya çıkmıştır. Kitabın bu aileye ayırdığı maddeler çoğu kez kısadır ve soy zincirleri, ölüm yılları ve baba adları birbirini her zaman tutmaz.
Adı ve Kökeni
Hüsameddin ailenin adını açıkça Yûsuf Ağa'ya bağlar. Ayşe Hanım'ın maddesinde kardeşleri Mehmed, Ali ve Mustafa Ağaları saydıktan sonra "bunlara ve bunların evlâdına Dedezâdeler dendi" der. Yûsuf Ağa'nın neden "Dede" diye anıldığını ise açıklamaz. Kitap onu birkaç yerde "Köprülüzâde Fâzıl Ahmed ve Mustafa Paşaların li-ümmin dedesi", yani anne tarafından dedesi olarak tanıtır; lakabın sadrazamların dedesi olmasından doğmuş olması akla yakındır, ancak bu bir çıkarımdır ve "Dede"nin Yûsuf Ağa'nın kendi lakabı olması da mümkündür. Ailenin üyeleri kayıtlarda "Dedezâde", "Dede Yûsuf Ağazâde", "Hacı Yûsuf Ağazâde" ve bir kez de "Dedeoğlu" biçiminde görünür. Yûsuf Ağa'nın babasının adı iki maddede Ahmed Bey olarak geçer; daha yukarısı bilinmez.
Yûsuf Ağa XVII. yüzyılın başında Köprü'nün sözü geçen ayanıydı. Hüsameddin, 1011 [1602-03] yılında Celâlî eşkıyasının hücumuyla yanan kasabada vakıf mütevellilerinin cami ve mektepleri kısmen onardığını, Köprü ayanından Yûsuf Ağa'nın da bir hamam yaptırıp yanmış birkaç mescidi elden geçirdiğini yazar. Evliya Çelebi 1057 [1647] yılında kasabaya uğradığında Yûsuf Ağa'nın orada yetmiş hayır binası bulunduğunu söyler ve Taşkale'deki Hacı Yûsuf Ağa Camii, hanı, mektebi, hamamı ve bedesteninin adlarını verir. Sultan Murat Topcu, Ayşe Hanım'ın vakfiyesinde babasının ruhu için okunacak Kur'an'a görevli ayrıldığını da belirtir.
Kitapta aynı nisbeyi ya da benzer bir adı taşıyan, fakat bu aileyle akrabalığı gösterilmeyen başka topluluklar da vardır ve bunlar birbirinden ayrılmalıdır. Amasya'da Hızır Paşa Tekkesi'nin Halvetî şeyhleri "Memi Dedezâde" diye anılır; soyları Şamice Mahallesi'nde yaşamış Memi Dede lakaplı Muhyiddin Mehmed Efendi'ye çıkar. Amasya Mevlevîhânesi'nin şeyh aileleri de kendi içinde "Ârif Dedezâde", "Hacı Dedezâde" ya da "İsmail Dedezâde" gibi adlar taşır; burada "dede" Mevlevî şeyhlerinin unvanıdır. Büyük Çeribaşı soyundan gelen şehir kethüdâsı Hacı Mehmed Çelebi'nin lakabı "Zanbak Dede" olduğu için oğulları "Zanbak Dedezâde" diye geçer; Geldiklan nahiyesindeki Pamuk Dede zaviyesinin şeyhleri de "Pamuk Dedezâde" diye kaydedilmiştir. Köprü Dedezâdeleriyle bu ailelerin hiçbirinin akrabalığı kitapta kurulmaz. Aynı şekilde Amasya'daki "Hacı Yûsuf Ağazâdeler" de ayrı bir ailedir: Hüsameddin onları Rahtuvan Paşazâde Hacı Ahmed Bey'in azatlı kölesi Hacı Yûsuf Ağa'ya, aile içindeki rivayet ise Kömüşoğlu Hacı Yûsuf Ağa'ya bağlar. Amasya ayanından "Deli Yûsuf Ağazâde" Mehmed Ağa da bu soyla ilişkilendirilmez.
Kuşaklar Boyunca Aile
Ayşe Hanım ve Köprülü Evliliği
Ailenin en tanınmış üyesi Yûsuf Ağa'nın kızı Ayşe Hanım'dır. Mücteba İlgürel'e göre Arnavutluk'un Berat sancağından devşirilen Mehmed Ağa, Enderun'dan süvari bölüklerine çıkarıldıktan sonra Köprü'ye gitmiş, burada Ayşe Hanım'la evlenmiş ve kasabada bulunduğu için "Köprülü" diye tanınmıştır. Hüsameddin Ayşe Hanım'ı paşanın ikinci eşi olarak kaydeder ve Fâzıl Ahmed Paşa'nın 1045 [1635-36] yılında Köprü'de bu evlilikten doğduğunu yazar. Ayşe Hanım'ın maddesi, kocasının azil ve sıkıntı yıllarında "olanca varlığını feda ederek" ona bağlı kaldığını, bu yüzden sadaret yıllarında büyük itibar gördüğünü anlatır. Topcu, Ayşe Hanım'ın Ahmed, Mustafa ve Ali adlı üç oğlu ile Saliha, Hatice, Fatma ve Emine adlı dört kızı olduğunu, Saliha Hanım'ın Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ile evlendiğini bildirir. Abdülbâkî Paşa'nın maddesinde Kara Mustafa Paşa'nın onun "hısımı" diye anılması bu evlilikle açıklanabilir.
Ayşe Hanım, oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadaretinde Köprü'de Toprak Kale Mahallesi'nde küçük, kârgir bir cami ile yanında bir mektep ve hamam, Orta Cami Mahallesi'nde büyük bir bedesten ile yanında bir han ve çeşme yaptırmış ve bunları başka mülkleriyle birlikte vakfetmiştir. Ölümü konusunda kaynaklar ayrılır. Hüsameddin onun 1088 [1677-78] yılında öldüğünü ve kocasının türbesine gömüldüğünü yazar; Topcu ise İstanbul Çemberlitaş'taki Köprülü külliyesinin türbesinde bulunan mezar kitabesinin 1085 [1674-75] tarihini taşıdığını belirtir. Vakfiyenin tarihi de kitapta farklı verilir: Köprü kasabasını anlatan bölümde Ayşe Hanım'ın vakıflarını 1078'de [1667-68] düzenlediği söylenir, Cânibî Ahmed Efendi'nin maddesinde ise 1086 [1675-76] tarihli bir vakfiyesinden söz edilir. Topcu'nun incelediği vakfiye suretleri 1102 [1690-91] ve 1107 [1695-96] tarihlidir ve Ayşe Hanım'ın ölümünden sonra düzenlenmiştir. Hüsameddin vakfiyeyi gördüğünü ve vakfın ilk mütevellisinin kardeşi Büyük Ali Ağa olduğunu kaydeder.
Zeyneb Hanım ve Kıblelizâdeler
Yûsuf Ağa'nın öteki kızı Zeyneb Hanım, Köprü ayanından Kıbleli Mustafa Paşa ile evlenmiştir. Hüsameddin kronik bölümünde bu kişiyi 1060 [1650] yılında Köprü'nün ileri gelenleri arasında "eski Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini Müftîzâde Kıbleli Mustafa Ağa" diye anar; 1069 [1658-59] yılında Sivas valiliğine gelen Kıbleli Mustafa Paşa'nın bu kişi olması büyük olasılıktır. Zeyneb Hanım kocasının ikbali sırasında Köprü'de Taş Kale Mahallesi'nde küçük bir taş han ile bir darütta'lim yaptırmış, kız kardeşi Ayşe Hanım'ın camisine Kur'an cüzü okunması için vakıf ayırmış ve vakfiyesini 1088'de [1677-78] düzenletmiştir. Oğulları Ali ve Ahmed Beyler, kızı Âbide Hanım'dır. Ali Bey'in oğlu Mehmed Bey, onun oğlu Mahmud Bey; Ahmed Bey'in oğlu Mahmud Bey, onun oğulları Ali ve Ahmed Beyler'dir. Hüsameddin bu kola "Kıblelizâdeler" denildiğini söyler. Amcazâde Hüseyin Paşa'nın maddesinde paşanın eski dostu Kıblelizâde Ali Bey'in Şeyhülislam Feyzullah Efendi'nin nüfuzuyla ansızın öldürülmesinin paşayı 1114'te [1702] istifaya götüren sebepler arasında sayılması, ailenin bu kolunun da Köprülü çevresinden ayrılmadığını gösterir; Aktepe de bazı yakınlarının azli ve katlinin paşanın istifasından önceki rahatsızlığını artırdığını yazar. Bu Ali Bey'in Zeyneb Hanım'ın oğlu olması muhtemeldir, ancak kitap bunu açıkça söylemez.
Yûsuf Ağa'nın Oğulları
Hüsameddin Ayşe Hanım'ın kardeşleri olarak Mehmed, Ali ve Mustafa Ağaları sayar; Hasan Ağa'nın maddesi ise onu da Yûsuf Ağa'nın oğlu yapar. Mehmed Ağa, kronikte "Kayın Mehmed Ağa" diye geçer, yani Köprülü Mehmed Paşa'nın kayınbiraderidir. Ayşe Hanım'ın maddesine göre paşanın sadaretinde onun kethüdâsı olduğu halde fazla ilerleyemedi. Kronik onun 1057 [1647] yılında Sultan Bayezid vakıflarının mütevellisi olarak Amasya'ya geldiğini, 1060 [1650] dolaylarında Köprü voyvodası olduğunu, birkaç yıl sonra yeniden evkâf-ı Sultâniyye mütevellisi olduğunu kaydeder. 1069 [1658-59] yılı olayları anlatılırken kethüdâ-yı sadr-ı âlî Köprülü Yûsuf Ağazâde Kayın Mehmed Ağa'nın, Abaza Hasan Paşa taraftarı olduğundan şüphelenildiği için azledilip emekliye ayrıldığı yazılıdır. Hüsameddin, Köprü kasabasının imarını anlatırken "Dede Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa"nın Değirmenbaşı Mahallesi'nde bir cami ve mektep yaptırdığını da söyler. Mustafa Ağa'nın Sultan Bayezid vakıflarına mütevelli olarak Köprü'den gelişi 1068 [1657-58] yılına konur ve kronik onun Kayın Mehmed Ağa'nın kardeşi olduğunu ayrıca belirtir.
Hasan Ağa sipahi olarak Köprülü Mehmed Paşa'nın maiyetinde bulundu ve onun sadaretinde Köprü voyvodası oldu. Davranışları yüzünden azledilince, Hüsameddin'in deyişiyle "hemşirezadesi" Fâzıl Ahmed Paşa'nın lütfuyla Amasya'da evkâf-ı Sultâniyye mütevellisi yapıldı. Sonra İstanbul'a gidip sadrazamın dairesinde harem kethüdâsı ve sadaret kapıcılar kethüdâsı oldu. Sert tabiatı bazı devlet adamlarını kırdığı için 1082 [1671-72] yılında emekliye sevk edildi ve 1085 [1674-75] yılında öldü. Maddesi oğullarını Hacı Hüseyin Paşa, Mehmed ve Mustafa Ağalar olarak sayar. Buradaki Hüseyin Paşa'nın kim olduğu kitaptan anlaşılmaz. Ailenin XVIII. yüzyılın başındaki hamisi Amcazâde Hüseyin Paşa'nın babası da Hasan Ağa adını taşır, fakat Hüsameddin onun maddesinde bu Hasan Ağa'yı Köprülü Mehmed Paşa'nın anne bir kardeşi olan Kozlıcalı Ali Ağazâde Amca Hasan Ağa olarak tanıtır; M. Münir Aktepe de Amcazâde'yi Köprülü Mehmed Paşa'nın küçük kardeşi Hasan Ağa'nın oğlu sayar. İki Hasan Ağa'nın karıştırılmış olması ihtimal dahilindedir.
Büyük Ali Ağa'nın kendi maddesi yoktur; ama Ayşe Hanım vakfının ilk mütevellisi olduğu ve Fâzıl Ahmed Paşa'nın "dayısı" diye anıldığı bilinir. Oğullarından Ahmed Efendi, Fâzıl Ahmed Paşa'nın hazine kâtibi iken 1087 [1676-77] yılında sadrazam olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın himmetiyle tersane kâtibi oldu ve bu görevi uzun süre yürüttüğü için "Cânibî" lakabıyla tanındı. 1098'de arpa emini, 1103'te başdefterdar oldu, 1104'te azledildi, Amcazâde Hüseyin Paşa'nın sadaretinde 1112'de ikinci kez başdefterdar oldu ve 1114 [1702-03] yılında öldü. Kardeşi Abdülkerîm Ağa, Fâzıl Ahmed Paşa'nın silahdarı olarak Girit savaşında bulundu; sonradan paşayı gücendirince Köprü'ye döndü, Kara Mustafa Paşa'nın sadaretinde Köprü voyvodası, ardından Ayşe Hanım vakfının mütevellisi ve Köprü ayanı oldu. Köprü'de bir medrese yaptırıp emlakini ona vakfetti ve 1106 [1694-95] dolaylarında öldü. Hüsameddin kasabanın imarını anlatırken "Abdülkerîm Ağa bir medrese" binasından söz eder; Köprü medresesinde ünlü âlimlerin ders verdiğini de ekler.
Mustafa Ağa'nın Oğulları ve Köprülü Sadrazamları
Ailenin XVII. yüzyıl sonundaki en hareketli kolu Mustafa Ağa'nın oğullarıdır. Hacı Hüseyin Ağa uzun süre Köprü voyvodası olarak nüfuz ve servet kazandı, 1106 [1694-95] yılında Sivas, Amasya, Divriği ve Arapkir sancaklarının hazinedarı oldu. Ertesi yıl teslimatı dışında 342.512 akçe borcu ortaya çıkınca kefili Uzun Yenli Ahmed Ağa'dan tahsil edilmek istendi; Hüseyin Ağa İstanbul'a gidip borcu ödeyerek kefilini kurtardı. 1109 [1697-98] yılında Amcazâde Hüseyin Paşa'nın sadaretinde kapıcılar kethüdâsı oldu. Paşanın 1114'teki istifası ve ölümünden sonra adamları hapsedilip mallarına el konulduğunda o da hapsedildi, büyük serveti müsadere edildi ve Köprü'ye gönderildi. 1118 [1706-07] yılında öldü. Oğulları Mehmed ve Mustafa Ağalar, damadı yeğeni Ahmed Ağa bin Küçük Ali Ağa'dır.
Kardeşi Hacı Hasan Ağa, ammizadesi Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadaretinde onun ağaları arasında nüfuz kazandı, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa döneminde bazı emanetlere tayin edilip dergâh-ı âlî kapıcıbaşısı oldu. Kara Mustafa Paşa'nın idamından sonra sadrazam olan Kara İbrahim Paşa, Köprülü ailesine düşmanlığıyla bilinir; Hasan Ağa 1095 [1683-84] yılında onun eliyle Köprü'ye gönderildi. Fâzıl Mustafa Paşa'nın sadaretinde Köprü ayanı oldu ve 1113 [1701-02] dolaylarında öldü. Hüsameddin onun hakkında "meşhur hanedan idi" der.
Abdülbâkî Paşa ailenin vezirlik rütbesine ulaşan tek üyesidir. Fâzıl Ahmed Paşa'nın dairesinde yetişti; paşanın ölümünden sonra Köprü'ye çekilip konağında oturdu ve hısımı Kara Mustafa Paşa'dan uzak durdu. 1095'te Kara Mustafa Paşa idam edilince İstanbul'a gidip Tekfurdağlı Mustafa Paşa'nın ağaları arasına girdi ve kethüdâsı oldu. 1101 [1689] muharreminde efendisi ölünce Erzurum gümrük emini oldu ve burada muallim-i sultani Seyyid Feyzullah Efendi'ye intisap etti; 1104'te Gümüşhane emini oldu. II. Mustafa'nın 1106 [1695] yılındaki cülusundan sonra şeyhülislam olan Feyzullah Efendi'nin himmetiyle sipahiler ağası olarak İstanbul'a geldi, 1107'de vezirlik rütbesiyle Erzurum valisi oldu, 1110 [1698-99] yılında Trabzon valiliğine geçti. 1111 [1699-1700] yılında Trabzon'da öldü ve Hatuniye Camii hazîresine gömüldü. Çocuğu olmadığı için Köprü'deki konağı kardeşleri Pîrî ve Hasan Ağalara kaldı. Ailenin Feyzullah Efendi ile ilişkisi böylece iki yönlü görünür: Abdülbâkî Paşa onun himayesinde yükselmiş, kuzeni Cânibî Ahmed Efendi ise onun iradesiyle 1112'de defterdarlıktan azledilmiştir.
Mustafa Ağa'nın dördüncü oğlu Küçük Ali Ağa'nın soyu ailenin Köprü'deki ayan kolunu oluşturur. Oğlu Ahmed Ağa için kitapta iki ayrı madde ve bir kısa kayıt vardır. Birinci maddeye göre Ahmed Ağa zuamadan olup Fâzıl Numan Paşa'nın dairesinde yetişti ve onun sadaretinde harem kethüdâsı oldu; ancak akrabası olan sadaret kethüdâsı Kitapçı Ali Efendi ile birleşip Numan Paşa'nın azline sebep oldu, 1122 [1710] yılında Köprü'ye gönderildi, Köprü voyvodası oldu ve 1134 [1721-22] dolaylarında öldü. İkinci madde Derviş Ahmed Ağa adını taşır: Köprülüzâde Abdullah Paşa'nın dairesinde bulunmuş, 1119 [1707-08] yılında Sivas valisi olan paşa tarafından Sivas mütesellimi yapılmış, 1121'de Köprü'ye dönmüş, 1122'de Köprü voyvodası ve ayanı olmuş ve 1130 [1717-18] dolaylarında ölmüştür. Hacı Hüseyin Efendi'nin maddesinde ise "Ahmed Ağa bin Ali Ağa"nın 1141 [1728-29] yılında öldüğü yazılıdır. Aynı baba adı, aynı yıl başlayan voyvodalık ve yakın ölüm tarihleri, bu kayıtların tek bir kişiye ait olduğunu düşündürür; bu bir çıkarımdır ve ölüm yılı kitaptan kesinleştirilemez. Ahmed Ağa'nın oğlu Mahmud Ağa 1149 [1736-37] yılında İstanbul'da öldü; onun oğlu Kâsım Ağa'nın soyuna Köprü'de "Hacı Kâsımzâdeler" dendi.
Büyük Ali Ağa Kolundan Hüseyin Efendiler
Büyük Ali Ağa'nın oğlu Mahmud Ağa'nın soyu kalem ve saray hizmetinde yükseldi. Hacı Hüseyin Efendi bin Mahmud Ağa küçük yaşta İstanbul'a gelip Amcazâde Hüseyin Paşa'nın dairesine girdi. 1102 [1690-91] yılında paşanın kaymakamlığında dairesinin kethüdâsı, 1105'te kapıcıbaşı, 1107'de şehir emini oldu ve 1108'de beylerbeyi rütbesiyle Bozok sancağına mutasarrıf yapıldı. 1109'da efendisinin sadaretinde defter emini vekili, 1110'da sadaret mektupçusu oldu ve paşanın "mahrem-i hâss ve müsteşarı" sayıldı. 1114'te paşanın istifası ve ölümüyle sıkıntıya düştü, bir süre sonra muhasebeci olarak kullanıldı. Fâzıl Numan Paşa padişah damadı olunca ona intisap etti ve 1121 [1709-10] yılında Hatice Sultan'ın kethüdâsı oldu; altı yıl kadar sultanın dairesini idare ettikten sonra 1127 [1715] yılında öldü ve Eyüp'e gömüldü. Köprü'de birkaç dükkânı vakfetti, eşi Emine Hanım için Kur'an cüzü okunmasını şart koştu.
Yeğeni Hacı Hüseyin Efendi bin Mustafa Efendi, amcası Hüseyin Ağa'nın yardımıyla Enderun'a girdi ve darüssaade ağası yazıcılığı dairesinde yetişip hâcegân rütbesine ulaştı. 1134 [1721-22] yılında azledilip Köprü'ye gönderildi, 1135 [1722-23] yılında Köprü'deki dükkânlarını ve mülklerini vakfedip kendisi mütevelli oldu, 1146 [1733-34] ramazanında öldü. Vakfın yönetimi oğlu Mehmed Efendi'ye, onun 1165 [1752] yılındaki ölümüyle kızından torunu Mehmed Efendi'ye, bu Mehmed Efendi'nin 1213 [1798-99] yılındaki ölümüyle de oğulları Hüseyin ve Yahya Ağalara geçti. Bu madde ailenin bir aile vakfını XIX. yüzyılın başına kadar aralıksız yönettiğini gösteren en açık kayıttır. Ancak kitap aynı kişi için ikinci bir tarih de verir: Alaybeyizâde Hüseyin Bey'in maddesinin sonunda "Köprü ayan-ı meşhuru Dedezâde Hacı Hüseyin Efendi bin Hacı Mustafa Efendi"nin 1201-1203 [1786-89] yıllarına yakın bir dönemde öldüğü söylenir. Bunun aynı adı taşıyan sonraki bir kuşağa ait olması da mümkündür.
İbrâhim Paşa ve Torun Ya'kûb Ağa
XVIII. yüzyılın ortasında aile Amasya'nın yönetiminde doğrudan görünür. Köprü ayanından Dedezâde Hacı Mustafa Ağa'nın oğlu İbrâhim Paşa, önce zuamadan iken Köprülüzâde Abdullah Paşa'nın dairesine girdi, onun kethüdâsı ve kapıcıbaşısı oldu. 1145 [1732-33] yılında beylerbeyi rütbesiyle Malatya mutasarrıfı, ardından Şehrizor beylerbeyi oldu. Kronik onu "Dedezâdelik'le meşhur" diye tanıtır. 1149 [1737] zilhiccesinde Amasya mutasarrıfı oldu; Nadir Şah savaşlarıyla meşgul olduğu için Köprü ayanı Dedezâde Torun Ya'kûb Ağa'yı Amasya mütesellimi tayin etti. 1150'de Çorum, 1151 [1738] cemaziyelevvelinde ikinci kez Amasya sancağına mutasarrıf oldu ve Vidin ordusuna memur edildi; bu sefer de Torun Ya'kûb Ağa mütesellim olarak şehri yönetti. İbrâhim Paşa aynı yılın şabanında öldü; maddesi ölümünü "şehiden" diye kaydeder. Oğlu Mustafa Bey'dir. Babası Hacı Mustafa Ağa'nın, Yûsuf Ağa'nın oğlu Mustafa Ağa'dan bir kuşak sonra yaşamış başka bir Mustafa Ağa olması tarihler bakımından daha akla yakındır; kitap bu Mustafa Ağa'nın soyunu vermez. Köprü ayanından Hacı Ahmed Ağa bin Hacı Mustafa Ağa da uzun süre Köprü ayanlığı yapmış, Haseki Hacı Mehmed Efendi ile nüfuz yarışında üstün gelmiş ve 1171 [1757-58] yılında ölmüştür; İbrâhim Paşa'nın kardeşi olması mümkündür, ancak bu da bir çıkarımdır.
Torun Ya'kûb Ağa'nın soy zinciri, Hacı Torunzâde Ahmed Bey'in maddesinde eksiksiz verilir: Torun Ya'kûb Ağa bin Hacı Ahmed Ağa bin Hacı Ali Ağa bin Hacı Mustafa Ağa bin Hacı Dede Yûsuf Ağa. Buna göre Ya'kûb Ağa, Küçük Ali Ağa'nın oğlu Ahmed Ağa'nın oğludur. Kronik onu 1157 [1744-45] yılında Alacalı Osman Paşa'nın mütesellimi olarak üçüncü kez Amasya'da gösterir ve kendisine "Ulu Ya'kûb Ağa" da denildiğini ekler; Köprü'nün işlerini bildiği için, eski müftü Hacı Mustafa ile eski ayan Hacı Hüseyin Ağa'yı ve mahkemeyi basıp öldürenleri Amasya'ya getirterek soruşturmaya başlamıştır. Oğlu zaim Hacı Mehmed Bey'in oğlu Hacı Ahmed Bey babasının zeametine geçti, Amasya miralayı olarak Rus savaşına gitti, sonra Canikli Hacı Ali Paşa'ya intisap ederek Köprü voyvodası oldu. Hacı Ali Paşa ve oğulları 1193 [1779] yılında kaçınca bir süre köşesine çekildi, 1196 [1781-82] yılında yeniden voyvoda olup Çumuluzâde Hacı Ali Paşa'yı Köprü'den çıkardı ve 1203 [1788-89] yılında öldü. Oğulları Mehmed ve Ömer Beyler'dir; Ömer Bey'in torunlarından Ömer Bey bin Hasan Bey bin Mehmed Bey, Köprü belediye üyesi iken 1321 [1903-04] yılında ölmüştür.
Hacı Kâsımzâdeler ve Uzun Hüseyin Ağa
Küçük Ali Ağa kolunun öteki dalı olan Hacı Kâsımzâdeler XIX. yüzyılda da Köprü'nün eşrafı arasında kaldı. Dedezâde Hacı Ahmed Ağa bin Hacı Kâsım Ağa'nın oğlu Hacı İbrâhim Ağa, Köprü ayanından Cârullahoğlu Hacı Hüseyin Ağa'nın hasımlarındandı. Rus savaşlarına katılarak tanındı; 1213 [1798-99] yılında Köprü müftüsü Kıldırzâde Şeyh Mustafa Efendi'nin öldürülmesi üzerine Hacı Hüseyin Ağa azledilip sürülünce Köprü voyvodası oldu, sonra azledildi, 1220 [1805-06] yılında Hacı Paşazâde Mehmed Emin Bey'in kaçması üzerine yeniden voyvodalığa getirildi. 1228 [1813] yılında öldü ve Dedebaşı mezarlığına gömüldü. Aynı soydan Hâlis Mehmed Ağa, 1264 [1847-48] yılında ölen Hacı Ahmed Ağa bin Mehmed Ağa bin Hacı Kâsım Ağa'nın oğludur. Biraz okuma yazma öğrendi, mahkeme-i bidayet üyeliği ve müstantıklık yaptı, idare meclisine girdi ve 1319 [1901-02] yılında öldü. Oğulları Mehmed Âkif, Abdülhamid ve Hâfız Abdullah Efendiler'dir. Hüsameddin'in Köprü'de nesep belgelerini incelediği Hacı Kâsımzâde Mustafa Efendi'nin bu aileden olması muhtemeldir.
Uzun lakaplı Hacı Hüseyin Ağa, Dedezâde Hacı Abdullah Ağa bin Ahmed Ağa'nın oğludur. Bir süre Köprü ayanı, sonra Merzifon mütesellimi oldu ve 1186 [1772-73] yılında öldü. Oğulları Seyyid Hacı Mehmed Ağa ile Seyyid Hacı Ebûbekir Ağa, kardeşi Hacı Yûsuf Ağa'dır. Aynı maddenin sonunda Köprü ayanından Dedezâde Hacı Hüseyin Ağa bin Hacı Yahya Ağa'nın da Ayşe Hanım vakfının mütevellisi ve Köprü ayanı olarak 1186'da çocuksuz öldüğü, kardeşinin Hacı Mehmed Ağa olduğu kaydedilir. Bu not, Ayşe Hanım vakfının 1186 [1772-73] yılında hâlâ ailenin elinde bulunduğunu gösterir.
İbrâhim Paşa-Tezkireci
Kayın Mehmed Ağa'nın kolundan da bir devlet adamı çıkmıştır. Hüsameddin, Köprülü Mehmed Paşa'nın kayınbiraderi ve kethüdâsı Hacı Mehmed Ağa'nın oğlu Yûsuf Ağa'nın oğlu İbrâhim Paşa'ya "Dedezâde" denildiğini yazar. Bâb-ı Âlî'de kethüdâ kalemine girdi, Amcazâde Hüseyin Paşa'nın sadaretinde kethüdâ kâtibi ve 1110 [1698-99] yılında sadaret tezkirecisi olduğu için "Tezkireci" lakabıyla tanındı. 1114'te paşanın istifasıyla azledildi, III. Ahmed'in cülusunda yine tezkireci, 1122'de Baltacı Mehmed Paşa'nın sadaretinde sadaret kethüdâsı oldu. Sonraki yıllarda sipahiler kâtibi, Mora tahrir memuru, ruznamçe-i evvel, ikinci kez sadaret kethüdâsı ve kapıcılar kethüdâsı olarak görev yaptı; 1129 [1716-17] yılında vezirlikle rikâb-ı hümâyun kaymakamı vekili, ardından Sofya ve Hanya muhafızı oldu. Kayseriyeli Mehmed Paşa'nın husumetinden emekliliğini isteyerek kurtuldu, Nevşehirli Damad İbrâhim Paşa'nın himmetiyle Yenikale ve Bender muhafızı, 1133'te Eğriboz valisi oldu ve 1134 [1722] yılında orada öldü.
Merzifon Kolu
XIX. yüzyılda Merzifon'da "Dedezâde" adını taşıyan bir aile görülür. Hüsameddin bu ailenin kökenini, Merzifon'da görüştüğü şair Seyyid Mehmed Hilmî Efendi'nin anlatısına dayandırır: Hilmî Efendi'nin amcası Hacı Ebûbekir Efendi, "Köprülü Mehmed Paşa'nın kayınpederi Dede Yûsuf Ağa'nın ahfadından" Seyyid Hacı Mehmed Ağa'nın oğludur ve soy zinciri Seyyid Ebûbekir Ağa, Hacı Mehmed Ağa ve Hacı Hüseyin Efendi üzerinden yukarı çıkar. Ebûbekir Efendi'nin 1249 [1833-34] tarihli vakfiyesinde babası "es-Seyyid el-Hâc Mehmed Ağa bin es-Seyyid Ebûbekir Ağa bin Mehmed Ağa" diye anılır. Bu zinciri Köprü koluna bağlayan halka kitapta gösterilmez. Uzun Hacı Hüseyin Ağa'nın Merzifon mütesellimi olması ve oğullarının Seyyid Hacı Mehmed Ağa ile Seyyid Hacı Ebûbekir Ağa adlarını taşıması dikkat çekicidir; ancak kuşak sayısı Hilmî Efendi'nin verdiği zincirle uyuşmaz ve bağ bir çıkarım olarak kalır. Köprü kolunun hiçbir üyesinde görülmeyen "seyyid" unvanının bu dalda yer alması da ayrıca not edilmelidir.
Hacı Ebûbekir Efendi, padişah silahdarı Seyyid Abdullah Ağa'nın kız kardeşinin oğluydu ve dayısının aracılığıyla genç yaşta Enderun'a girdi. 1224 [1809-10] yılında başkullukçu, 1233'te başçuhadar oldu; 1244'te II. Mahmud'un kahvecibaşısı, 1245 [1830] yılında hazine-i hümâyun kethüdâsı, 1247 [1831-32] yılında silahdarlığın kaldırılmasıyla Enderun-ı Hümâyun nazırı olarak padişahın büyük teveccühünü kazandı. 1251 [1835-36] ramazanında öldü ve Eyüp Sultan türbesi yakınına gömüldü. Merzifon ve Hasankale'de birer cami ve mektebi, babasının Hacıhamza kasabasında bir medresesi vardı. Kardeşi Hüseyin Ağa'nın oğlu Hilmî Mehmed Efendi, Merzifon ve Amasya'da okudu, Sivas valilerinin teveccühüyle devriye müderrisliği ve maaş aldı, nakîbüleşraf kaymakamlığı yaptı ve 1330 [1911-12] yılında öldü. Hüsameddin onunla birkaç kez görüştüğünü, şiirlerini istediği halde gönderilmediğini ve bazı beyitlerini onun ağzından yazdığını anlatır. Hilmî Efendi'nin şair Hacı Bayramzâde Sıdkı Efendi ile atışmaları ve hicivleri Merzifon'da dilden dile dolaşmıştı.
Besim Mehmed Paşa da Merzifonludur ve maddesi onu Ebûbekir Efendi'nin akrabalarından Hüseyin Efendi'nin oğlu olarak tanıtır. Saraya girip yetişti, Bâb-ı Âlî'de kethüdâ kaleminde başhalife oldu. 1245'te Ebûbekir Efendi'nin himmetiyle yüzbaşı olup Tophane'ye geçti; 1247'de binbaşı, 1255'te miralay, 1263'te mirliva oldu. 1267'de beylerbeyi rütbesiyle Sofya, ardından Niş mutasarrıfı ve Belgrad muhafızı oldu; 1270 [1854] yılında vezirlik rütbesiyle Yanya valiliğine getirildi. Yanya eşrafının şikâyeti üzerine azledildi, 1272'de Kürdistan valisi olarak Diyarbekir'e gitti ve 1274 [1858] yılında oradan da azledilerek Amasya'ya geldi. Hacı İlyas Mahallesi'nde oturduğu Gürcüzâde Deli Mustafa Bey'in konağında hastalandı, aynı yılın Kadir gecesinde çocuksuz öldü ve Abdüllatif Efendi Kütüphanesi'nin bahçesine gömüldü. Hüsameddin, çocuksuz öldüğünün mezar taşında da yazılı olduğunu belirtir. Merzifon kolunun Amasya'da mezarı bilinen tek üyesi odur.
Yapılar, Vakıflar ve Mahalle
Dedezâdelerin hayratı Amasya'dan çok Köprü'de toplanır. Yûsuf Ağa'ya Evliya Çelebi Taşkale'de bir cami, han, mektep, hamam ve bedesten nispet eder; Hüsameddin ise 1011 sonrasında yaptırdığı bir hamamla yanmış mescitleri onarmasından söz eder. Topcu, Taşkale Mahallesi'nde Kale Camii'ne bitişik tek hamamı, Evliya Çelebi'nin andığı Hacı Yûsuf Ağa Hamamı olarak kabul eder; Ayşe Hanım'ın vakfiyesi bu hamamı onun tamir ettirdiği bir mülk olarak anar. Orta Cami Mahallesi'ndeki bedestenin banisi konusunda ise kaynaklar ayrılır: Evliya Çelebi onu Yûsuf Ağa'ya, Hüsameddin Ayşe Hanım'a, bazı sanat tarihçileri Fâzıl Ahmed Paşa'ya bağlar; Topcu, Ayşe Hanım'ın 1102 ve 1107 tarihli vakfiyelerinin bedestenin çevresine eklenen arasta dükkânlarını konu aldığını belirtir.
Ayşe Hanım'ın Köprü'deki yapıları bugün de ayaktadır. Topcu'ya göre vakfiyede Taşkale'de bina olunan bir camide cüz okunması için vakıf ayrılmıştır; yazar bu yapıyı Taşkale Mahallesi'ndeki Kale Camii ile, vakfiyede "Toprak Kalesi içinde müceddeden bina buyurdukları cami" diye geçen yapıyı da Kale Mahallesi'ndeki Toprakkale Camii ile eşleştirir. Hüsameddin'in "Toprak Kale Mahallesi'nde ufak, şirin ve kârgir bir cami" diye andığı yapı bu ikincisi olmalıdır. Ganioğlu Mahallesi'ndeki çifte hamamı Evliya Çelebi Fâzıl Ahmed Paşa'ya bağlar; vakfiye ve Hüsameddin ise Ayşe Hanım'a. Hamam 1964-65, 1976 ve 2006 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Ayşe Hanım'a ait günümüze ulaşan tek kitabe, Kale Camii'nin batı bahçe duvarına yerleştirilmiş iki satırlık bir çeşme kitabesidir ve 1077 [1666-67] tarihini taşır. Kocasının başlattığı ve ölümüyle yarım kalan Köprü su yollarını Ayşe Hanım tamamlatmış, kasabada ve beş köyde çeşmeler, bir mektep ve Taşkale'de bir çamaşırhane yaptırmıştır. Vakfiyesi, her cuma Taşkale Camii'nin kapısında yoksullara otuz akçe dağıtılmasını ve vakfın artan gelirinin de yoksullara ayrılmasını şart koşar. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki Köprülü Mehmed Paşa maddesi, paşanın eşi Ayşe Hanım adına Vezirköprü'de bir çeşme yaptırdığını da kaydeder.
Ailenin öteki yapıları kitapta tek cümlelik kayıtlarla geçer. Zeyneb Hanım Taş Kale Mahallesi'nde bir taş han ile bir darütta'lim yaptırmıştır. Kayın Mehmed Ağa Değirmenbaşı Mahallesi'nde bir cami ve mektep, Abdülkerîm Ağa ise emlakini vakfettiği bir medrese bina etmiştir. Hacı Hüseyin Efendi bin Mahmud Ağa ile yeğeni Hacı Hüseyin Efendi Köprü'deki dükkânlarını vakfetmiş, ikincisinin vakfı dört kuşak boyunca aile içinde yönetilmiştir. Ayşe Hanım vakfının tevliyeti önce kardeşi Büyük Ali Ağa'ya, sonra yeğeni Abdülkerîm Ağa'ya geçmiş, 1186'da ölen Dedezâde Hacı Hüseyin Ağa bin Hacı Yahya Ağa da bu vakfın mütevellisi olarak anılmıştır. Merzifon kolunda Hacı Ebûbekir Efendi'nin Merzifon ve Hasankale'deki camileri ve mektepleri, babasının Hacıhamza'daki medresesi vardır. Bu yapıların bugünkü durumu hakkında okunan kaynaklarda bilgi bulunamamıştır.
Soy Ağacı
Ağaç yalnız Hüsameddin'in verdiği soy zincirlerinden kurulmuştur; Ahmed Ağa bin Küçük Ali Ağa için verilen üç ayrı ölüm yılı yan yana yazılmış, kitapta bağlantısı gösterilmeyen üyeler ise sonda ayrıca sayılmıştır.
- Ahmed Bey
- Hacı (Dede) Yûsuf Ağa, Köprü ayanı
- Ayşe Hanım (ölümü 1085 veya 1088), Köprülü Mehmed Paşa'nın eşi; oğulları Fâzıl Ahmed Paşa ve Fâzıl Mustafa Paşa
- Zeyneb Hanım, Kıbleli Mustafa Paşa'nın eşi; oğulları Ali ve Ahmed Beyler, kızı Âbide Hanım (Kıblelizâdeler)
- Kayın Hacı Mehmed Ağa, sadaret kethüdâsı
- Yûsuf Ağa
- İbrâhim Paşa-Tezkireci (ölümü 1134)
- Yûsuf Ağa
- Büyük Ali Ağa, Ayşe Hanım vakfının mütevellisi
- Cânibî Ahmed Efendi (ölümü 1114); oğlu Mehmed Feyzi Efendi (ölümü 1142)
- Abdülkerîm Ağa-Dedeoğlu (ölümü 1106 dolayları)
- Hacı Mahmud Ağa
- Hacı Hüseyin Efendi (ölümü 1127)
- Hacı Mustafa Efendi
- Hacı Hüseyin Efendi (ölümü 1146); oğlu Mehmed Efendi (ölümü 1165)
- Hacı Mustafa Ağa, Sultan Bayezid vakıflarının mütevellisi
- Hacı Hüseyin Ağa (ölümü 1118)
- Hacı Hasan Ağa (ölümü 1113 dolayları)
- Abdülbâkî Paşa (ölümü 1111)
- Pîrî Ağa
- Küçük Ali Ağa
- (Derviş) Ahmed Ağa (ölümü 1130, 1134 veya 1141)
- Mahmud Ağa (ölümü 1149)
- Hacı Kâsım Ağa, Hacı Kâsımzâdelerin atası; torunlarından Hacı İbrâhim Ağa (ölümü 1228) ve Hâlis Mehmed Ağa (ölümü 1319)
- Torun Ya'kûb Ağa, Amasya mütesellimi
- Zaim Hacı Mehmed Bey
- Hacı Ahmed Bey-Hacı Torunzâde (ölümü 1203); oğulları Mehmed ve Ömer Beyler
- Zaim Hacı Mehmed Bey
- Mahmud Ağa (ölümü 1149)
- (Derviş) Ahmed Ağa (ölümü 1130, 1134 veya 1141)
- Hasan Ağa (ölümü 1085); oğulları Hacı Hüseyin Paşa, Mehmed ve Mustafa Ağalar
- Hacı (Dede) Yûsuf Ağa, Köprü ayanı
- Bağlantısı kitapta gösterilmeyenler: İbrâhim Paşa bin Hacı Mustafa Ağa (ölümü 1151), Hacı Ahmed Ağa bin Hacı Mustafa Ağa (ölümü 1171), Uzun Hacı Hüseyin Ağa bin Hacı Abdullah Ağa (ölümü 1186), Merzifon kolu (Hacı Ebûbekir Efendi, Hilmî Mehmed Efendi, Besim Mehmed Paşa)
Hüsameddin'de Aile Üyeleri
- Ayşe Hânım-Dedezâde (c. 11): Dede Yûsuf Ağa'nın kızı, Köprülü Mehmed Paşa'nın eşi, Köprü'de cami, hamam, bedesten ve han yaptıran hanım.
- Zeyneb Hânım-Dedezâde (c. 10): Ayşe Hanım'ın kız kardeşi, Kıbleli Mustafa Paşa'nın eşi, Köprü'de taş han ve darütta'lim yaptıran hanım.
- Hasan Ağa-Dedezâde (c. 8): Yûsuf Ağa'nın oğlu, Köprü voyvodası ve Fâzıl Ahmed Paşa'nın kapıcılar kethüdâsı, 1085'te ölen ağa.
- Abdülkerîm Ağa-Dedeoğlu (c. 11): Büyük Ali Ağa'nın oğlu, Fâzıl Ahmed Paşa'nın silahdarı, Köprü'de medrese yaptıran mütevelli.
- Ahmed Efendi-Cânibî (c. 6): Büyük Ali Ağa'nın oğlu, tersane kâtibi ve iki kez başdefterdar olan, 1114'te ölen maliyeci.
- İbrâhim Paşa-Tezkireci (c. 6): Kayın Mehmed Ağa'nın torunu, sadaret tezkirecisi ve kethüdâsı, 1134'te Eğriboz valisiyken ölen vezir.
- Hüseyin Ağa-Dedezâde el-Hâc (c. 9): Mustafa Ağa'nın oğlu, Köprü voyvodası ve kapıcılar kethüdâsı, servetine el konulan, 1118'de ölen ağa.
- Hasan Ağa-Dedezâde el-Hâc (c. 8): Mustafa Ağa'nın oğlu, dergâh-ı âlî kapıcıbaşısı ve Köprü ayanı, 1113 dolaylarında ölen ağa.
- Abdülbâkî Paşa-Dedezâde (c. 11): Mustafa Ağa'nın oğlu, sipahiler ağası, Erzurum ve Trabzon valisi, 1111'de ölen vezir.
- Ahmed Ağa-Dedezâde (c. 6): Küçük Ali Ağa'nın oğlu, Numan Paşa'nın harem kethüdâsı, Köprü voyvodası, Hacı Kâsımzâdelerin atası.
- Derviş Ahmed Ağa-Dedezâde (c. 9): Küçük Ali Ağa'nın oğlu, Sivas mütesellimi ve Köprü voyvodası; büyük olasılıkla bir önceki maddedeki kişi.
- Hüseyin Efendi-Dedezâde el-Hâc (c. 9): Mahmud Ağa'nın oğlu, Amcazâde Hüseyin Paşa'nın mektupçusu, Hatice Sultan kethüdâsı, 1127'de ölen kâtip.
- Hüseyin Efendi-Dedezâde el-Hâc (c. 9): Mustafa Efendi'nin oğlu, hâcegândan, 1135'te Köprü'de aile vakfı kuran, 1146'da ölen eşraf.
- İbrâhim Paşa-Dedezâde (c. 6): Köprülüzâde Abdullah Paşa'nın kethüdâsı, iki kez Amasya mutasarrıfı, 1151'de ölen beylerbeyi.
- Ahmed Ağa-Dedezâde el-Hâc (c. 6): Hacı Mustafa Ağa'nın oğlu, uzun süre Köprü ayanı, 1171'de ölen ağa.
- Ahmed Bey-Hacı Torunzâde el-Hâc (c. 6): Torun Ya'kûb Ağa'nın torunu, Amasya miralayı ve Köprü voyvodası, 1203'te ölen bey.
- İbrâhim Ağa-Hacı Kâsımzâde el-Hâc (c. 6): Hacı Kâsımzâde kolundan, iki kez Köprü voyvodası olan, 1228'de ölen ağa.
- Hâlis Mehmed Ağa-Hacı Kâsımzâde (c. 9): Hacı Kâsımzâde kolundan, mahkeme ve idare meclisi üyesi, 1319'da ölen eşraf.
- Hüseyin Ağa-el-Hâc Uzun (c. 9): Dedezâde Hacı Abdullah Ağa'nın oğlu, Köprü ayanı ve Merzifon mütesellimi, 1186'da ölen ağa.
- Ebûbekir Efendi-Dedezâde es-Seyyid el-Hâc (c. 6): Merzifon kolundan, II. Mahmud'un hazine kethüdâsı ve Enderun nazırı, 1251'de ölen saray adamı.
- Besim Mehmed Paşa-Dedezâde (c. 7): Merzifon kolundan, Yanya ve Kürdistan valisi, 1274'te Amasya'da çocuksuz ölen vezir.
- Hilmi Mehmed Efendi-Dedezâde es-Seyyid (c. 9): Merzifon kolundan şair, nakîbüleşraf kaymakamı, 1330'da ölen; ailenin soy rivayetinin kaynağı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları: c. 1, s. 378-379 (e-kitap 1-4, sayfa 199); c. 4, s. 570, 574-576, 580-583 (e-kitap 572-584); c. 4 bakiyye, s. 645-646, 649 (e-kitap 646-650); c. 6, s. 50-51, 55, 70, 100, 171, 183, 190-191, 203, 213; c. 7, s. 417; c. 8, s. 604, 609 (e-kitap 6-8. ciltler); c. 9, s. 34-39, 45, 48, 72, 107-108, 162; c. 10, s. 243; c. 11, s. 469-470, 486, 533 (e-kitap 9-12. ciltler). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page199.html, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page191.html, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page470.html
Akademik çalışmalar
- Mücteba İlgürel, "Köprülü Mehmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/koprulu-mehmed-pasa
- M. Münir Aktepe, "Amcazâde Hüseyin Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/amcazade-huseyin-pasa
Kitaplar
- Sultan Murat Topcu, "Osmanlılar Döneminde Güçlü Bir Kadın Bani: Köprülü Ayşe Hanım", Kadın/Woman 2000, 10/2 (2009), s. 45-83. https://ojs.emu.edu.tr/index.php/woman2000/issue/download/54/64
Çevrimiçi kaynaklar
- https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page199.html
- https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page191.html
- https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page470.html
- https://islamansiklopedisi.org.tr/koprulu-mehmed-pasa
- https://islamansiklopedisi.org.tr/amcazade-huseyin-pasa
- https://ojs.emu.edu.tr/index.php/woman2000/issue/download/54/64






