Özgün Metin

Vezin: Mefʿûlü fâʿilâtü mefâʿîlü fâʿilün (vezin tespiti bizimdir)

Fânûsa girdi ṣanma ki pervânesi ile
Bir pîrehende ʿâlem ider ey nigâr şemʿ

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey sevgili, mumun fanusa girdiğini sanma; o, pervanesiyle birlikte bir gömleğin içinde eğleniyor (fanusun camı, mumla pervanenin birlikte girdiği tek bir gömlektir).

Edebî ve Tarihî Yorum

Mum ile pervane, divan şiirinin en eski çiftlerinden biridir: pervane mumun ışığına âşıktır, etrafında döner ve sonunda alevinde yanar. Sülûkî bu bilinen sahneye yeni bir eşya ekler: fanus, yani mumu rüzgârdan koruyan cam kılıf. Mum fanusa girdiğinde pervane de onunla birlikte içeride kalır. Şair bunu ayrılık ya da korunma diye okumaz; onun gözünde bu bir kavuşmadır. "Bir gömlekte" olmak, Türkçede iki kişinin en yakın birlikteliğini anlatan bir söyleyiştir; fanusun ince camı mum ile pervanenin birlikte girdiği tek bir gömlektir. "ʿÂlem itmek" de eğlenmek, keyif sürmek demektir.

Beyit böylece mum ile pervane arasındaki trajik hikâyeyi bir an için tersine çevirir: yanma yerine bir arada eğlence vardır. Hitabın "ey nigâr", ey sevgili diye yapılması, beytin âşığın kendi isteğini dolaylı yoldan söylediğini düşündürür; mum ile pervanenin bir gömlekte buluşması, sevgiliyle aynı yakınlığa duyulan arzunun bir yansıması olarak okunabilir. Beyit Âşık Çelebi ve Kınalızâde'de aynı metinle geçer ve bir gazelden seçilmiş tek beyit olarak kalmıştır. Şairin kâtipliği ve musikisi hakkında Sülûkî Mehmed Çelebi (Memî Çelebizâde) sayfasına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar