Özgün Metin

Vezin: Feʿilâtün feʿilâtün feʿilâtün feʿilün (vezin tespiti bizimdir)

Kılalı câm-ı lebin yâdı beni cânâ mest
Oldu gamhâne-i aşk içre gönül bâde-perest

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey sevgili, dudağının kadehinin hatırası beni sarhoş edeli gönül aşkın gam evinde şaraba tapar oldu.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bu matla Sülûkî'nin şiirleri arasında yalnız Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın aktardığı tek parçadır. Hüsameddin onu "Velehu", bu da onundur diyerek gazellerinden bir örnek olarak verir; Âşık Çelebi, Beyânî ve Kınalızâde'de bu beyte rastlanmaz. Hüsameddin'in hangi kaynağı kullandığını söylememesi, beytin bugün başka bir tanıkla doğrulanamadığı anlamına gelir. Onun maddesindeki öteki beyit, "Sanma çeşmim" diye başlayan matla, tezkirelerde de bulunduğuna göre, bu beytin de kayıp bir divan nüshasından ya da bir mecmuadan alınmış olması mümkündür.

Beytin kurgusu dudak ile kadeh arasındaki bilinen benzerliğe dayanır. Kırmızı dudak şarap dolu bir kadehtir; âşığı sarhoş eden şarabın kendisi değil, o kadehin "yâdı", hatırasıdır. Sarhoşluk bir anıdan doğmuştur, ama gönül sonunda gerçek bir "bâde-perest", şarap düşkünü olur: hayal edilen kadeh, gerçek içkiye yol açar. "Ġamḫâne-i ʿışḳ", aşkın gam evi, meyhaneyi hatırlatan bir terkiptir; âşık şarabını neşe meclisinden uzakta, gamın evinde içer. Matlanın iki mısraı "mest" ile "-perest" sözleriyle kafiyelenir. Vezin, remelin "feʿilâtün"le başlayan kısa hecelerle açılan biçimidir. Hüsameddin'in verdiği tarihlerle tezkireler arasındaki fark Sülûkî Mehmed Çelebi (Memî Çelebizâde) yazısında tartışılır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar