Özgün Metin

Vezin: mefā‘ilün fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün

Lebüñde ḫaṭṭuñı ṭuġrā-yı cān imiş bildük
Berāt-ı ḥüsnüñe şāhum nişān imiş bildük
Bu ḫaṭṭ-ı sebzüñi zülf-i siyāhuñ altında
Göreli ṭūṭī-yi Hindūstān imiş bildük
Cemāli mihrümi günden güne ziyāde kılur
Egerçi bir meh-i nā-mihribān imiş bildük
Görenler ol güneşüñ dir lebiyle dendānın
Ki ẕerre içre S̱üreyyā nihān imiş bildük
Ḫaṭuñ çü Ca‘ferüñ ey meh günin siyāh itdi
Didüm ki fitne-i āḫir zamān imiş bildük

Günümüz Türkçesiyle

1. Dudağındaki ayva tüyünün canın tuğrası olduğunu anladık; padişahım, o tüy güzellik beratının nişanıymış, bildik.

2. Bu yeşil ayva tüyünü kara zülfünün altında göreli beri onun Hindistan papağanı olduğunu anladık.

3. Gerçi vefasız bir ay olduğunu anladık; ama cemali sevgimi günden güne artırır.

4. O güneşin dudağını ve dişlerini görenler der ki: "Zerrenin içinde Ülker yıldızlarının gizli olduğunu anladık."

5. Ey ay, ayva tüyün Ca'fer'in gününü kara edince dedim ki: "Bunun ahir zaman fitnesi olduğunu anladık."

Edebî ve Tarihî Yorum

Güzellik Beratının Tuğrası

Matla, Osmanlı bürokrasisinin diliyle kurulmuştur. Berat, padişahın bir kimseye bir hak ya da görev verdiğini gösteren belgedir; nişan ve tuğra da bu belgenin başına çekilen, onu geçerli kılan padişah imzasıdır. Sevgilinin dudağının üstünde beliren ayva tüyü bu tuğradır: güzelliğin beratı onunla onaylanmıştır. "Ḫaṭ" kelimesi hem yazı hem tüy anlamına geldiği için tüy ile tuğra arasındaki benzerlik kolayca kurulur. Câfer Çelebi divan kalemi içinde yetişmiş, sonra nişancılık yapmış bir devlet adamıydı; nişancı, beratlara ve fermanlara tuğra çekilmesinden sorumlu olan görevliydi. Matlaın imgeleri bu yüzden onun gündelik işinin terimleridir.

Redif "imiş bildük"tür: "öyleymiş, anladık". Her beyit sonradan varılan bir anlayışı bildirir. Kafiye "-ān" üzerinedir: cān, nişān, Hindūstān, nā-mihribān, nihān, zamān. Gazel, Nazmî'nin mecmuasında Dâ'î'nin "Şu bî-vefâ sanemi biz ne cân imiş bildük" matlalı gazeline bağlanan küçük bir halkanın içindedir; halkada Atâyî, Câfer Çelebi, Sabâyî ve Nazmî vardır. Köksal'ın dizininde Dâ'î'ye yazılan nazireler arasında Câfer Çelebi'nin adı da sayılır.

Hindistan Papağanı ve Ülker

Yeşil ayva tüyü ikinci beyitte kara zülfün altında durur. Yeşil renk papağanı, zülfün karası da "Hindū" kelimesinin divan şiirindeki siyahlık çağrışımını getirir: kara zülfün altındaki yeşil tüy, Hindistan'dan gelmiş bir papağandır. Dördüncü beyitte sevgilinin ağzı bir zerre kadar küçüktür; içindeki dişler ise küçük bir yıldız kümesi olan Ülker'dir (S̱üreyyā). Zerrenin içine bir takımyıldızın gizlenmesi, küçük ağız ile parlak dişleri birlikte anlatır.

Üçüncü beyitte "mihr" (sevgi, güneş) ile "meh" (ay) ve "nā-mihribān" (vefasız) kelimeleri yan yana kullanılır: sevgili ay gibi soğuk ve vefasızdır, ama güzelliği âşığın güneşini, yani sevgisini, günden güne artırır. Mahlas beytinde ayva tüyü âşığın gününü karartmıştır; bu karanlık, kıyamete yakın günlerde çıkacağına inanılan "âhir zaman fitnesi"ne benzetilir. Üçüncü beyitteki "mihrümi" Ayasofya ile Hâlet Efendi nüshalarında "hem-demi" olur; son beyitte Kahire ve Manchester nüshaları "meh" yerine "cān" okur; Ayasofya nüshası aynı beyitte "günin" kelimesini atlar.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 400-401, gazel no. 100. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
  • İsmail E. Erünsal, "Hayatı ve Eserleri", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 7 (nişancılık dönemine ait kayıtlar). ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 100 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182

Resmî kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar