Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ey ḫaṭ-ı ruḫsār yār od eyledi yirüñ senüñ
Böyle günden āşikār olduġı tezvīrüñ senüñ
Sīneme zaḫm urduġınca çāk olur zehrem benüm
Gide diyü tāb-ı dilden āb-ı şimşīrüñ senüñ
‘Āşıḳa her tār-ı mūyuñ bir reh-i sevdā imiş
Baġlamışdur yolların zülf-i girihgīrüñ senüñ
Kāşkī göñlüñ gibi pūlād olaydı göñlümüz
Egleneydi anda şāyed geçmeyüp tīrüñ senüñ
Baña ol vuṣlat yiterdi Leyli vü Mecnūn gibi
Yazsalar bir yirde taṣvīrümle taṣvīrüñ senüñ
Derd-i yār ile başında od yanar ṣıġmaz iken
Yire göge ey göñül āh-ı cihāngīrüñ senüñ
Fikrüñ ol Ca‘fer ki rāh-ı yārda ḫāk olasın
Ḥaḳ muvāfıḳ eylesün taḳdīre tedbīrüñ senüñ

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey sevgilinin yanağındaki ayva tüyü, yâr senin yerini ateşe verdi; senin sahteciliğin böyle günden aşikâr oldu.

2. Kılıcın göğsüme yara vurdukça ödüm patlar; gönlün ateşinden kılıcının suyu gitsin diye.

3. Âşık için saçının her teli bir sevda yoluymuş; senin düğüm düğüm zülfün o yolları bağlamıştır.

4. Keşke gönlümüz senin gönlün gibi çelik olsaydı; okun belki orada takılıp kalır, geçmezdi.

5. Leylâ ile Mecnun gibi resmimle senin resmini bir yere yazsalar, bana o vuslat yeterdi.

6. Ey gönül, sevgilinin derdiyle başında ateş yanarken senin cihanı tutan ahın yere göğe sığmaz.

7. Ey Ca'fer, düşüncen sevgilinin yolunda toprak olmaktır; Hak senin tedbirini takdire uygun eylesin.

Edebî ve Tarihî Yorum

Nazire Yazılan Bir Zemin

Nazmî'nin mecmuasında bu gazel bir zemin olarak, "Ez-ân-ı Tâcî-zâde" başlığıyla yer alır; ona iki nazire yazılmıştır: Kemalpaşazâde'nin "Bend urupdur boynuma zülf-i girih-gîrüñ senüñ" ve Necâtî'nin "Şâh-ı güldür sînem üzre zahm-ı şemşîrüñ senüñ" matlalı gazelleri. Nazirelerin matlaları Câfer Çelebi'nin gazelinden kelimeler taşır: Kemalpaşazâde üçüncü beytin "zülf-i girihgīrüñ" tamlamasını kendi matlaına almış, Necâtî de ikinci ve dördüncü beyitlerin kılıç ve ok imgelerini, "şimşīrüñ" ve "tīrüñ" kafiyeleriyle birlikte kullanmıştır. Necâtî gibi devrin önde gelen gazel şairinin ve Kemalpaşazâde gibi âlim bir şairin ona nazire yazması, gazelin çağdaşları arasında örnek alınabilecek bir metin sayıldığını gösterir.

Redif "senüñ"dür ve gazel bu redifle yazılmış öteki iki gazelden (94 ve 96) farklı olarak "-īr" kafiyesini kullanır: yirüñ, tezvīrüñ, şimşīrüñ, girihgīrüñ, tīrüñ, taṣvīrüñ, cihāngīrüñ, tedbīrüñ.

Sahte Yazı

Matla yanaktaki ayva tüyüne seslenir ve onu bir sahtekâr olarak suçlar. "Ḫaṭ" kelimesi hem tüy hem yazıdır; "tezvīr" ise sahte belge düzenlemek, yazıyı taklit etmektir. Sevgilinin yüzünde beliren tüy, güzelliğin beratına sonradan eklenmiş sahte bir yazı gibidir; sahteciliği "böyle günden", yani gün gibi parlak yüzün üstünde açıkça görünür. Sevgili de bu sahte yazının yerini ateşe vermiştir. Divan kaleminde yetişmiş bir şairin dilinde belge ve sahtecilik terimleri bu yüzden tanıdık bir yer tutar.

Beşinci beyit kitap resminden bir sahne getirir. Leylâ ile Mecnun hikâyesinin resimli nüshalarında iki sevgili aynı sayfada yan yana resmedilirdi. Âşık sevgiliyle gerçek bir vuslat istemez; resimlerinin bir sayfada birlikte yapılması ona yeter. Mahlas beyti "tedbir takdire uymaz" sözünü bir duaya çevirir: Ca'fer'in tedbiri sevgilinin yolunda toprak olmaktır; Allah bu tedbiri takdire uygun kılsın. Tezde iki yerde nüsha farkı gösterilir: Ayasofya nüshası üçüncü beyitte "bir" yerine "bu", Hâlet Efendi ve Ayasofya nüshaları beşinci beyitte "Yazsalar" yerine "İtseler" okur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

  • İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 111 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182

Resmî kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar