Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün
Sāḳī açıldı gül göñül olmaġ içün feraḥ
Alġıl elüñe lāle gibi la‘l-gūn ḳadeḥ
Ḫaddüñ ṣaḥīfesini ḫaṭuñ itdi taḥşiye
Oldı bu ‘ayn-ı ṣād anuñ üstinde ḳayd-ı ṣaḥ
Ḫāk ol hevā yolında dilersen ger āb-ı rū
Ḳoma tarīḳ-i ‘ışḳı budur meẕheb-i eṣaḥḥ
N’ola lebüñe noḳṭa dirisem biline ḫaṭ
Kim fenn-i ḥüsn içinde olupdur bu muṣṭalaḥ
La‘lün meger müferriḥ-i yāḳūtdur k’anı
Alduḳça Ca‘fer aġzına göñli olur feraḥ
Günümüz Türkçesiyle
1. Sâkî, gönül ferahlasın diye gül açıldı; sen de lale gibi yakut renkli kadehi eline al.
2. Ayva tüyün yanağının sayfasına bir haşiye yazdı; onun üstündeki bu "ayn" ile "sâd" da "sah" (doğrudur) kaydı oldu. (Yazmalarda doğrulanan bir yerin üstüne "ṣaḥ" yazılırdı; göz ve kaş bu işaretin harflerine benzetilmiş görünür.)
3. Yüz suyu dilersen o tutku yolunda toprak ol; aşk yolunu bırakma, en sahih mezhep budur.
4. Dudağına "nokta", beline "hat" (çizgi) desem ne olur? Güzellik ilminde bunlar birer terim olmuştur.
5. Senin yakut dudağın meğer yakutlu bir ferahlık macunudur ki Ca'fer onu ağzına aldıkça gönlü ferahlar.
Edebî ve Tarihî Yorum
Yazı, Mezhep ve Terim
Bir önceki gazel gibi bu da sevgiliyi kitap ve ilim diliyle anlatır; kafiyesi de Arapça kelimelerin "-aḥ" sesinde kurulur: feraḥ, ḳadeḥ, ṣaḥ, eṣaḥḥ, muṣṭalaḥ. İkinci beyitte yanak bir sayfa, ayva tüyü o sayfanın kenarına yazılmış haşiyedir. Yazma eserlerde okunup doğrulanan bir kelimenin üstüne Arap harfleriyle "ṣaḥ" (doğru) yazılırdı; beyit, sevgilinin gözünü ve kaşını bu işaretin harflerine benzetiyor görünür. Göz Arap alfabesindeki "ayn" harfinin adıyla da anılır; beytin tam olarak hangi harf benzetmesine dayandığı ise açık değildir. Paris nüshası bu yeri "‘ayn u ṣād" diye okur ve iki harfi ayrı ayrı sayar.
Üçüncü beyitte "eṣaḥḥ", yani en sahih kelimesi fıkıh dilinden gelir: aşk yolu, mezhepler içinde en doğru görüştür. Erünsal bu beyti Câfer Çelebi'nin emir cümlelerine örnek olarak verir; girişte beyit 17 numaralı gazele ait gösterilmiştir. Dördüncü beyitte geometri ile güzellik birleşir: dudak, küçüklüğünden ötürü bir nokta; bel, inceliğinden ötürü bir çizgidir (ḫaṭ). "Fenn-i ḥüsn", yani güzellik ilmi, bu adları kendi terimleri (muṣṭalaḥ) olarak benimsemiştir.
Yakut Macunu
Mahlas beyti eski tıbbın bir ilacına dayanır. "Müferriḥ-i yāḳūt", içine ezilmiş yakut katılarak hazırlanan ve kalbe ferahlık verdiğine inanılan bir macundur. Sevgilinin yakut kırmızısı dudağı bu ilaca benzetilir; Ca'fer onu ağzına aldıkça gönlü ferahlar. Böylece gazel, ilk beyitteki "göñül olmaġ içün feraḥ" sözüne döner ve aynı kafiye kelimesiyle kapanır. Erünsal, Câfer Çelebi'nin gazellerinin en az kırk yedisinde aynı kafiye kelimesinin tekrarlandığını belirtir; bu gazel o örneklerden biridir.
Son beyitteki ilacın adı Hâlet Efendi ve Ayasofya nüshalarında, tezin kaydına göre, "müferriḥ-i yāḳūtıdur" biçiminde geçer. Nazmî'nin nazire mecmuası bu şiire yer vermez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 329-330, gazel no. 18. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
- İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 61 (emir cümleleri), 65 (kafiye tekrarı). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 18 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182
Çevrimiçi kaynaklar






