Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün
Şīrīn zebānı söyleyicek nükteler leẕīẕ
Beñzer şuña ki ber vire bir şāh-ı ter leẕīẕ
Seng-i cefāsı lezzetini kande vaṣf idem
Olmaz bihişt meyveleri ol kadar leẕīẕ
Derd-i ġamuñla zehr baña nūş-ı cān olur
Kim acı şerbeti şeker ü şehd ider leẕīẕ
Tomār-ı şi‘rümi n’ola elden komazsa yār
Zevki sahīh olana gelür ney-şeker leẕīẕ
Ca‘fer ki ṣubḥ-ı vaṣla ire şevḳden ölür
Vaḳt-i seḥerde uyḳu olur dōstlar leẕīẕ
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgilinin tatlı dili konuştukça söylediği nükteler lezzetlidir; taze bir dalın meyve vermesine benzer.
2. Onun cefa taşının lezzetini nasıl anlatayım? Cennet meyveleri bile o kadar lezzetli olmaz.
3. Senin gamının derdiyle zehir bana can şerbeti olur; çünkü o dert acı şerbeti şeker ve bal gibi tatlı kılar.
4. Sevgili şiir tomarımı elinden bırakmazsa ne olur? Zevki sağlam olana şeker kamışı tatlı gelir. (Tomar, rulo hâlinde sarılmış kâğıttır; biçimi şeker kamışını andırır.)
5. Ca'fer vuslat sabahına erdiğinde şevkten ölür; dostlar, seher vaktinde uyku tatlı olur.
Edebî ve Tarihî Yorum
İki Beyitten Bir Beyit
Ahmed Paşa'nın "Oldı turunc-ı ġavġabuñ ey sīm-ber leẕīẕ" diye başlayan gazeline yazılan bu nazireyi Erünsal, Câfer Çelebi'nin Ahmed Paşa'dan nasıl yararlandığını gösteren örnekler arasında anar. Ahmed Paşa'nın matlaındaki "Olmaz behişt mīveleri bu ḳadar leẕīẕ" mısraı ile ikinci beytindeki "Vaṣluñ na‘īmi leẕẕetini ḳande söyleyem" mısraı, Câfer Çelebi'nin ikinci beytinde tek bir beyitte birleşir: "Seng-i cefāsı leẕẕetini ḳande vaṣf idem / Olmaz bihişt meyveleri ol ḳadar leẕīẕ". Câfer Çelebi tatlılığı vuslatın nimetinden alıp sevgilinin attığı cefa taşına verir; cefa bile cennet meyvesinden lezzetlidir.
Nazmî'nin mecmuasında aynı zeminde Cem Sultan, Selmân, Kemalpaşazâde, Sürûrî-i Müderris, Muhibbî mahlasıyla Kanuni Sultan Süleyman ve Necâtî'nin nazireleri vardır. Erünsal, son beyti Necâtî'nin "Nergislerini ḳo uyusun gül yüzüñde kim / Olur bahār günleri ḫvāb-ı seḥer leẕīẕ" beytiyle karşılaştırır ve özellikle ikinci mısralardaki benzerliği gösterir; girişte bu beyit sehven 12 numaralı gazele bağlanmıştır. İki şairin aynı zemine yazdığı mecmuadan da anlaşılır.
Tatlılığın Dereceleri
Redif "leẕīẕ" (lezzetli) her beyitte başka bir tadı ölçer: dilin nüktesi, cefanın taşı, gamın zehri, şiirin tomarı ve sabah uykusu. Üçüncü beyit aşkın acıyı tatlıya çevirdiğini söyler; zehir can şerbeti, acı şerbet bal olur. Dördüncü beyitte şair kendi şiirini öne çıkarır: sevgili onun şiir tomarını elinden bırakmıyorsa bunun sebebi, zevki sağlam olana şeker kamışının tatlı gelmesidir. Tomarın sarılmış biçimi ile şeker kamışı arasındaki benzerlik beytin nüktesini taşır. Erünsal, Câfer Çelebi'nin himayesinde yaşamış Zâtî'nin bu beyti "Vaṣf-ı leb-i nigār ile ṭūmār-ı şi‘rüme / Meyl itseler ‘aceb mi olur ney-şeker leẕīẕ" diye tekrarladığını gösterir.
Mahlas beyti ölümü bir uykuya, vuslat sabahını seher vaktine benzetir. Âşık vuslata erince şevkten ölecektir; ama seherde uyku tatlı olduğu gibi bu ölüm de tatlı bir uykudur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 331-332, gazel no. 21. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
- İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 48 (Ahmed Paşa), 51 (Necâtî), 56 (Zâtî). ekitap.ktb.gov.tr
Resmî kaynaklar
- M. Fatih Köksal (hzl.), Edirneli Nazmî, Mecma‘u'n-Nezâ'ir, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 336-338, şiir no. 835-842 (Câfer Çelebi'nin naziresi no. 839). https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195954/mecmaun-nezair-edirneli-nazmi.html
Çevrimiçi kaynaklar






