Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ey gül-i ra‘nā ṣabānuñ cünbüşi āhestedür
Geh yürür geh diñlenür beñzer ġamuñdan ḫastedür
Her denīye aḳsa ṭañ mı bir içim ṣudur nigār
Böyledür ṭab‘ı ṣuyuñ elbette meyli pestedür
Ḳıpḳızıl dīvāneñ olmaġın çeküpdür bende ḫalḳ
Ḳanda kim bir bāġ tāze lāle yā gül destedür
Ḥüsn ilinde fitne olduġına şāhum muttaṣıl
Şāhid ol yitmez mi kim ebrūlaruñ peyvestedür
Ca‘fere ‘ār itme kāġıd yazmadan kim bülbüle
Ġoncalar gül cānibinden nāme-i ser-bestedür

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey güzel gül, saba rüzgârının yürüyüşü ağırdır; kâh yürür kâh dinlenir, belli ki senin gamından hastadır.

2. Sevgili her alçağa akarsa şaşılır mı? O bir içim sudur; suyun tabiatı böyledir, meyli elbette aşağıyadır.

3. Halk senin kıpkızıl divanen oluşumu resmetmiş: nerede bir bahçe varsa taze lale ya da gül demeti vardır. (Beytin anlamı nüshalara göre değişir.)

4. Şahım, güzellik ülkesinde fitnenin hiç dinmediğine kaşlarının bitişik oluşu tanık olarak yetmez mi?

5. Ca'fer'e mektup yazmayı kendine ar sayma; çünkü goncalar bülbüle gülün katından gönderilmiş ağzı mühürlü mektuplardır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bir Zemin Şiir

Bu kez roller değişir ve Câfer Çelebi'nin şiiri başkalarına zemin olur: Nazmî'nin mecmuası gazeli "Ez-ân-ı Tâcî-zâde" başlığıyla verir ve ardından ona yazılan nazireleri sıralar. Necâtî'nin naziresi grubun başındadır; onu Muhibbî mahlasıyla Kanuni Sultan Süleyman, Üsküplü İshak Çelebi, Zâtî, Sinan Çelebi-i Kâdî, Remzî, Subhî, Şevkî, Sehî, Sürûrî-i Acem, Fehmî-i Saruhanî ve Nazmî izler. Necâtî'nin "Tañ yili şimşâd-kadler turresinden hastedür / Za‘fı gâlib oldugiçün nâlesi âhestedür" diye başlayan naziresi, Câfer Çelebi'nin matlaındaki hasta ve ağır yürüyen sabayı alır; aynı nazirede goncanın ağzını açmadığı ve gülün sırrının "ser-beste", mühürlü kaldığı söylenir. Erünsal ayrıca Zâtî'nin bu gazelin dördüncü beytini "Ben buradan bilmişem ‘āşıḳları öldürdügüñ / Ḳaşlaruñuñ ḳara yāsı muttaṣıl peyvestedür" diye tekrarladığını gösterir. Câfer Çelebi'nin şiirlerinden on tanesi Nazmî'de zemin olarak geçer ve bu, onlardan biridir.

Redif "-estedür" sesiyle kurulur: āhestedür (ağırdır), pestedür (alçaktır), destedür (demettir), peyvestedür (bitişiktir), ser-bestedür (mühürlüdür); "ḫastedür" da kafiyeye katılır. Farsça kelimelerle kurulan bu redif gazele yumuşak ve uzun bir ses verir.

Bir İçim Su

İkinci beyit bir deyim üzerine kuruludur. "Bir içim su", bugün de çok güzel kimseler için söylenen bir sözdür; Câfer Çelebi onu kelimenin düz anlamıyla da kullanır. Sevgili bir içim sudur ve suyun tabiatı aşağı akmaktır; bu yüzden sevgilinin alçak (pest) kimselere, yani rakiplere meyletmesi şaşırtıcı değildir. Dördüncü beyitteki "muttaṣıl" kelimesi iki anlamlıdır: "sürekli" ve "bitişik". Güzellik ülkesinde fitnenin hiç bitmediğinin kanıtı, sevgilinin bitişik (peyveste) kaşlarıdır.

Üçüncü beyit kapalıdır. Baskıdaki "dīvāneñ" (senin divanen) okuyuşuyla âşığın kızıl yaralarla dolu deliliği bahçelerdeki lale ve gül demetlerine yansımış gibidir; Erünsal'ın tezine göre Manchester, Kahire, Paris ve Ayasofya nüshaları ise "dīvānuñ" (senin divanın) okur ve bu okuyuşla beyit başka bir anlama kayabilir. Bülbül, gül ve gonca üçlüsü mahlas beytinde buluşur: gonca, gülün bülbüle gönderdiği ağzı kapalı, mühürlü bir mektuptur; sevgili de Ca'fer'e mektup yazmaktan çekinmemelidir. Tezin kaydına göre bu beytin "yazmadan" kelimesi de Paris, Hâlet Efendi ve Ayasofya nüshalarında "yazmaġa" olarak geçer.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 340-341, gazel no. 32. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
  • İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 56 (Zâtî). ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 32 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182

Resmî kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar