Özgün Metin

Vezin: mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün

Dilüm ġamkīn gözüm nemkīn yaşum ḳana boyanıḳdur
‘Aceb olmaz budur ḥāli anuñ her kim ki ‘āşıḳdur
Saña boynın eger gerçi benefşe-vār yüzbiñ var
Hezār aḥsente gül gibi yüzüñ aġ alnuñ açıḳdur
Delürdüm derd-i ‘ışḳuñdan ṣaçuñ zencīri ḥaḳḳumdur
Ḥabībüm kimsenüñ ḥaḳḳın ḳoma boynuñda yazıḳdur
Ya ẓāhirde ya bāṭında seni görmek ümīdiyle
Uyur dün gün ḳara baḫtum gözüm dā’im uyanuḳdur
Ṭurursa serv-i bālādur otursa verd-i ra‘nādur
Güzel oldur ki ṭurdugı oṭurdugı yaraşıḳdur
Senüñ gibinüñ ey bülbül uçurmışdur hezārın ol
Gül-i ra‘nāya aldanma ikiyüzlü münāfıḳdur
Seḥerden gün gibi dilber n’ola ‘arż-ı cemāl itse
Çü Ca‘fer ṣubḥveş anuñ reh-i ‘ışḳında ṣādıḳdur

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönlüm gamlı, gözüm nemli, yaşım kana boyanmıştır; şaşılacak bir şey yok, âşık olan herkesin hâli budur.

2. Gerçi menekşe gibi sana boyun eğen yüz binlerce kişi var; ama bin aferin, gül gibi yüzün ak, alnın açıktır.

3. Aşkının derdinden delirdim; saçının zinciri benim hakkımdır. Sevgilim, kimsenin hakkını boynunda bırakma, yazıktır.

4. Seni ya uyanıkken ya rüyada görme umuduyla kara bahtım gece gündüz uyur, gözüm ise hep uyanıktır.

5. Ayağa kalksa yüce bir selvidir, otursa güzel bir güldür; güzel odur ki kalkışı da oturuşu da yakışır.

6. Ey bülbül, o gül senin gibilerin binlercesini uçurup gitmiştir; iki renkli güle aldanma, iki yüzlü bir münafıktır.

7. Sevgili seherden güneş gibi güzelliğini gösterse ne olur? Çünkü Ca'fer, tan yeri gibi onun aşk yolunda sadıktır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Kalkışı ve Oturuşu

Beşinci beyit atasözü gibi bir hüküm taşır: "Güzel oldur ki ṭurdugı oṭurdugı yaraşıḳdur." Erünsal bu beyti, durak yapmaya elverişli vezinlerde Câfer Çelebi'nin iç kafiye kullanımına örnek gösterir. Gazelin vezni dört "mefā‘īlün"den oluşur ve her mısra ortadan ikiye bölünebilir; birinci mısrada "bālādur" ile "ra‘nādur" bu ortadaki duraktan önce ve sonra birbirine kafiyelenir. Aynı ses düzeni ilk beytin "ġamkīn" ve "nemkīn" kelimelerinde de görülür. Kalkınca selvi, oturunca gül olan sevgili, hem boyunun uzunluğuyla hem yüzünün güzelliğiyle övülmüş olur.

Kafiye "-ıḳ", redif "-dur" ekiyle kurulur: boyanıḳ, ‘āşıḳ, açıḳ, yazıḳ, uyanuḳ, yaraşıḳ, münāfıḳ, ṣādıḳ. Türkçe kelimelerle Arapça kelimelerin aynı kafiyede buluşması gazele konuşma diline yakın bir ses verir. Üçüncü beytin "kimsenüñ ḥaḳḳın ḳoma boynuñda, yazıḳdur" sözü de kul hakkını boyunda bırakmamayı öğütleyen bilinen bir söyleyişe dayanır: deli zincire vurulur, âşık da delirdiği için sevgilinin saçının zincirini kendi hakkı sayar.

İki Yüzlü Gül

Altıncı beyitte "gül-i ra‘nā" sözü iki anlamlıdır. Ra‘nā güzel demektir, ama "gül-i ra‘nā" aynı zamanda dışı sarı, içi kırmızı olan iki renkli bir gül türünün adıdır. Gülün "iki yüzlü münafık" diye anılması bu iki renge dayanır. "Hezār" kelimesi de hem "bin" hem bülbül anlamına gelir: gül, bülbül gibilerin binlercesini uçurup gitmiştir. Erünsal, Zâtî'nin bu beyti "Bu dehr-i dūna aldanmañ iki yüzlü münāfıḳdur" diye biten bir beyitle tekrarladığını gösterir; Zâtî aynı kalıbı dünyanın vefasızlığına çevirmiştir. Son beyitte "ṣādıḳ" kelimesi, sabahın gerçek aydınlığı olan "ṣubḥ-ı ṣādıḳ"ı hatırlatır: Ca'fer tan yeri gibi sadıktır ve sevgili de güneş gibi doğabilir.

Sâfî mahlaslı Kâsım Paşa'nın "Bahâr-ı ‘âlem-i cândur yüzüñ kim sun‘-ı Hâlık'dur" diye başlayan şiirine Nazmî'nin mecmuasında kalabalık bir grup nazire yazılmıştır ve bu gazel o grubun ilkidir. Onu Hıfzî, Nihâlî, Atâ, Zâtî, Kanuni Sultan Süleyman, Hayretî, Hicrî, Sühâyî, Remzî, Bihiştî, Sehî, Ferîdî, Vechî, Şemsî, Ârifî, Gülâbî, Yakînî, Kıyâsî ve Nazmî izler. Tezin gösterdiğine göre Paris nüshası beşinci beyitte "serv-i bālādur" yerine "serv-i ra‘nādur" der; son beyitteki "gün gibi" de orada "gül gibi" olur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 342-343, gazel no. 34. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
  • İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 55 (Zâtî), 65 (iç kafiye). ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 34 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182

Resmî kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar