Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Her ne dil k’anuñ dimāġında ṣaçuñ sevdāsı var
Aña raḥm it kim başında ‘ālemüñ ġavġası var
Ḥüsn ili sāḥirlerin kendüye maġlūb itmege
Gözleñüz her sā‘idinde bir yed-i beyżāsı var
‘Ālem-i ḥüsnüñ bahārı eyler iken ruḫlaruñ
Bu ne sırdur her birinüñ bir şeb-i yeldāsı var
Lāle vālih ḫaddüñe ḥayrān benefşe zülfüñe
Her birinüñ dōstum başında bir sevdāsı var
Ca‘ferā gül ġam yemez bülbül hezār olsa helāk
Yansa biñ pervāne şem‘ün ṣanma kim pervāsı var
Günümüz Türkçesiyle
1. Beyninde senin saçının sevdası olan her gönle merhamet et; çünkü onun başında dünyanın kavgası var.
2. Güzellik ülkesinin büyücülerini kendine yenik düşürmek için, bakın, onun her kolunda bir "yed-i beyzâ" (Musa'nın parlayan eli) var.
3. Yanakların güzellik âleminin baharını yaparken, bu ne sırdır ki her birinin bir yeldâ gecesi var? (Yeldâ, yılın en uzun gecesidir; yanaklara düşen zülüf bu geceye benzetilir.)
4. Lale yanağına, menekşe zülfüne hayran; dostum, her birinin başında bir sevda var.
5. Ey Ca'fer, bin bülbül helak olsa gül gam yemez; bin pervane yansa mumun umurunda olduğunu sanma.
Edebî ve Tarihî Yorum
Başında Âlemin Kavgası
İlk beyit bir yakarış taşır: "Aña raḥm it", ona merhamet et. Erünsal bu cümleyi Câfer Çelebi'nin emir cümlelerine örnek gösterir. Beyit iki deyimi üst üste koyar. Sevda, eski tıpta kara safranın beyne vurmasıdır; saçın sevdası da sevgilinin siyah saçına tutulmaktır. "Başında âlemin kavgası olmak" ise bugün de anlaşılan, başı dertten kurtulmayan biri için söylenen bir sözdür. Dağınık saç bir kargaşadır; o saçı sevenin beyni de bütün dünyanın kavgasını taşır. Kafiyeler "-ā" ile biter: sevdā, ġavġā, beyżā, yeldā, yine sevdā ve pervā. "Sevdā" kelimesinin ilk ve dördüncü beyitte kafiye olarak tekrarlanması, Erünsal'ın Câfer Çelebi'de sık gördüğü kafiye tekrarlarındandır.
İkinci beyit Hz. Musa'nın kıssasına dayanır. Musa, Firavun'un sihirbazlarını koynundan çıkardığında bembeyaz parlayan eliyle, "yed-i beyżā" ile yenmişti. Sevgilinin beyaz kolları da güzellik ülkesinin bütün büyücülerini yenen birer mucizedir. Üçüncü beyit gece ile baharı birleştirir: yanaklar güzelliğin baharıdır, ama her birinin üzerine düşen siyah zülüf yılın en uzun gecesi olan yeldâ gecesi gibidir. Baharla en uzun kış gecesinin aynı yüzde buluşması beytin "sır" dediği şeydir.
Pervâ ile Pervane
Dördüncü beyitte lale ile menekşe de âşıktır. Lalenin dibindeki kara leke ve menekşenin koyu rengi, başlarındaki "sevdâ"nın, yani hem aşkın hem karalığın işaretidir. Mahlas beyti divan şiirinin iki bilinen çiftini yan yana koyar: gül ve bülbül, mum ve pervane. "Hezār" hem "bin" hem bülbül, "pervā" (kaygı, umursama) ile "pervāne" ise birbirine ses bakımından bağlıdır. Gül, binlerce bülbül ölse de kaygılanmaz; mum, binlerce pervane yansa da umursamaz. Sevgili de âşıkların ölümünü umursamayan bu güzelliklerden biridir.
Nüsha farkları bu gazelde dağınıktır. Erünsal'ın tezine göre Hâlet Efendi nüshası ikinci beyitte "Gözleñüz" yerine "Gözle gör", Paris nüshası üçüncü beyitte "bahārı" yerine "bahārın" ve dördüncü beyitte "vālih" yerine "ḫāl-i" okur; Hâlet Efendi ile Ayasofya nüshalarında üçüncü beyitteki "eyler iken" yerine "aylarıdur" vardır. Nazmî'nin nazire mecmuası gazeli içermez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 344-345, gazel no. 37. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
- İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 61 (emir cümleleri), 65 (kafiye tekrarı). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 37 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182
Çevrimiçi kaynaklar






