Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Lāle-zār olmışdur āteş-dānlar āzer devridür
Ḳalmadı ḫoş-bū çiçekler şimdi micmer devridür
Āteş olmışdur fürūzān āb olmış müncemid
Ṣākiyā ṣun āb-ı ḫuşkı k’āteş-i ter devridür
Gitse elden ġam degüldür yāsemīn ü erġavān
Sāġar-ı billūr u cām-ı la‘l-peyker devridür
Şimdi k’oldı yiryüzi āyīne-i gītī-nümā
Cām-ı mey nūş eyle kim cām-ı Sikender devridür
Āsumānı gör meh-i nevden ḳadeḥ almış ele
Ya‘ni dir faṣl-ı zemistān irdi sāġar devridür
Lāle-i terden bedel olmışdur āteş-pāreler
Ṣoldı nesrīn ile nergis manḳal-ı zer devridür
İrdi hengām-ı şitā yāḳūt-ı seyyāl al ele
Ca‘ferā ṣarrāf iseñ bil kim ne cevher devridür
Günümüz Türkçesiyle
1. Mangallar lale bahçesine döndü, ateş zamanıdır; güzel kokulu çiçekler kalmadı, şimdi buhurdan zamanıdır.
2. Ateş harlandı, su dondu; sâkî, kuru suyu (şarabı) sun, çünkü yaş ateşin zamanıdır.
3. Yasemin ve erguvan elden gitse de gam değil; billur kadehin ve yakut görünüşlü şarap kâsesinin zamanıdır.
4. Şimdi yeryüzü dünyayı gösteren bir aynaya döndüğüne göre şarap kadehini iç; İskender'in kadehinin zamanıdır.
5. Gökyüzüne bak, yeni aydan eline bir kadeh almış; yani diyor ki kış mevsimi geldi, kadeh zamanıdır.
6. Taze lalenin yerini ateş parçaları (korlar) almış; yaban gülü ile nergis soldu, altın mangalın zamanıdır.
7. Kış mevsimi geldi, akan yakutu (şarabı) eline al; Ca'fer, sarrafsan hangi cevherin zamanı olduğunu bil.
Edebî ve Tarihî Yorum
Bahçe Yerine Mangal
Gazeller arasında 20. gazelden sonra gelen ikinci kış şiiridir ve her beytinde bir bahar unsurunun yerini bir kış unsuru alır. Redif "devridür" (zamanıdır, devridir), kafiyenin sesi "-er": āzer (ateş), micmer (buhurdan), ter (yaş), peyker, Sikender, sāġar, zer, cevher. İlk beyitte mangallardaki korlar lale bahçesine benzer, çiçekler gitmiş, yerlerini buhurdan almıştır. Altıncı beyitte aynı değiş tokuş tekrar edilir: taze lalenin yerine ateş parçaları gelmiş, yaban gülü ile nergis solmuş ve altın mangalın devri başlamıştır. Bahçenin renkleri ve kokuları kışın ocak başına taşınmıştır.
İkinci beyit bir zıtlık oyunu kurar: su donmuş, ateş harlanmıştır. Sâkîden "āb-ı ḫuşk", kuru su istenir; bu, şarabın kendisidir, çünkü su gibi akar ama ateş gibi yakar. Aynı beyitte "āteş-i ter", yaş ateş de şaraptır. Dördüncü beyitte karla kaplanan yeryüzü "āyīne-i gītī-nümā", yani dünyayı gösteren aynadır; bu ayna İskender'in efsanevi aynasını, kadeh de Cem'in ya da İskender'in dünyayı gösteren kadehini çağırır. Hâlet Efendi nüshasında bu bağ daha da açıktır: Erünsal'ın tezine göre orada "cām-ı mey" yerine "cām-ı Cem" yazılıdır.
Şeyhî ile Bir Karşılaştırma
Beşinci beyitte gökyüzü yeni ayı bir kadeh gibi eline almıştır ve kışın kadeh zamanı olduğunu söyler. Mahlas beyti ise şarabı "yāḳūt-ı seyyāl", akan yakut diye anar ve şairi bir sarrafa çevirir: sarrafsan hangi cevherin devri olduğunu bilirsin. Erünsal bu beyti Şeyhî'nin aynı redifli bir beytiyle karşılaştırır: "Bilmezem yāḳūt-ı aḥmer mi lebüñ ya ḳūṭ-ı rūḥ / Bir ṣor ey ṣarrāf-ı devrān kim ne cevher devridür". İki beyitte de yakut, sarraf ve "ne cevher devridür" sözü vardır; Erünsal'a göre Câfer Çelebi aynı unsurları başka bağlantılarla kurar ve beyte başka bir anlam verir. Şeyhî'de yakut sevgilinin dudağıdır, Câfer Çelebi'de kış meclisinin şarabı.
Tezdeki kayda göre ikinci beytin "olmış" fiili Paris, Hâlet Efendi ve Ayasofya nüshalarında "olubdur" biçimindedir. Nazmî'nin mecmuasında bu kış gazeline yer verilmemiştir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 347-348, gazel no. 40. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
- İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 51 (Şeyhî ile karşılaştırma). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 40 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182
Çevrimiçi kaynaklar






