Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün
Yüzüñ ḫayāli kim gözüm üzre vaṭan ṭutar
Āb içre deste deste gül ü yāsemen ṭutar
Aġzuñ dişüñ nümūnesidür ġonca jāleden
Yāḳūt ḥoḳḳa içre ki dürr-i ‘Aden ṭutar
Dil naḳdini diler k’ide hindū-yı zülfi cerr
Elde tekellüf itmege sīb-i ẕeḳān ṭutar
Ṭūṭī lebüñi bāġ-ı cemālüñde göreli
Gülzār içinde bülbül-i gūyā vaṭan ṭutar
Sen meh-likāya ḫidmet içün her seḥer şehā
Ḫurşīd āfitābe vü gerdūn legen ṭutar
Gird-i lebüñde ḫaṭṭuñı gördi vü reşk idüp
Pīrūze içre ġonca‘aḳīḳ-i Yemen ṭutar
Zindāna ṣaldı cānı zeneḫdānı Ca‘ferā
Zülfi çıḳarup aṣmaġa anı resen ṭutar
Günümüz Türkçesiyle
1. Gözümün üstünde yurt tutan yüzünün hayali, su içinde demet demet gül ve yasemin tutar gibidir.
2. Gonca ile çiy tanesi senin ağzının ve dişinin örneğidir; yakut bir kutunun içinde Aden incisi tutar.
3. Zülfünün Hintli kölesi gönül parasını toplamak ister; nezaket göstermek için elinde çene elması tutar.
4. Papağan, güzelliğinin bahçesinde dudağını göreli, gül bahçesinde konuşan bir bülbül gibi yurt tutar.
5. Ey şah, sen ay yüzlüye hizmet için her seher güneş ibrik, gök de leğen tutar.
6. Gonca, dudağının çevresindeki ayva tüyünü görüp kıskanarak firuze içinde Yemen akiği tutar. (Yeşil yaprakların içindeki kırmızı tomurcuk kastedilir.)
7. Ey Ca'fer, onun çene çukuru canı zindana attı; zülfü de onu çıkarıp asmak için ip tutar.
Edebî ve Tarihî Yorum
Yakut Kutuda İnci
İkinci beyit, Erünsal'ın leff ü neşr örnekleri arasında yer alır. Birinci mısrada ağız ve diş, gonca ve çiy tanesi sırayla anılır; ikinci mısrada bunların karşılığı yine aynı sırayla gelir: yakut kutu ağız ve goncadır, Aden incisi de diş ve çiydir. Sevgilinin kırmızı dudakları arasındaki beyaz dişler, yakut bir mücevher kutusunda saklanan incilerdir. Kızıldeniz kıyısındaki Aden, divan şiirinde iyi incinin vatanı olarak anılır.
Redif "ṭutar" (tutar) her beyitte başka bir elde başka bir şey tutturur: su gül ve yasemin demetleri, yakut kutu inci, zülfün kölesi elma, güneş ibrik, gök leğen, gonca akik, zülüf ip tutar. Kafiye "-en" sesini taşır: vaṭan, yāsemen, ‘Aden, ẕeḳan, legen, Yemen, resen; ilk ve dördüncü beyitte "vaṭan" kelimesi tekrarlanır. Gazel, sevgilinin yüzünü saray hizmetinin, mücevherin ve bahçenin nesneleriyle kurar.
Güneş İbrik, Gök Leğen
Beşinci beyit bir sabah sahnesidir. Büyüklerin sabah abdestinde ya da el yıkayışında hizmetkârlar ibrik ve leğen tutardı. Burada bu hizmeti gök cisimleri görür: güneş ibrik (āfitābe), gök kubbe leğen olur. "Āfitābe" (ibrik) ile "āfitāb" (güneş) arasındaki ses yakınlığı imgeyi destekler. Üçüncü beyitte zülüf, kara tenli bir Hintli köle olarak düşünülür; gönüllerin parasını toplamak isteyen bu köle, karşılığında nezaket gösterir gibi elinde sevgilinin çene elmasını tutar.
Mahlas beyti Hz. Yusuf'un kuyusunu ve zindanını çağırır. Çene çukuru (zeneḫdān) divan şiirinde âşıkların düştüğü bir kuyu ya da zindandır; uzun zülüf ise ondan çıkmak için uzatılan iptir. Câfer Çelebi bu ipi kurtuluş için değil, asmak için uzatır: zülüf canı zindandan çıkaracak, ama darağacına götürecektir. Nüsha farkları yazım düzeyindedir: Erünsal'ın tezine göre Hâlet Efendi ve Ayasofya üçüncü beyitte "zülfi" yerine "zülf" der, Paris nüshası altıncı beyitteki kelimeyi "fīrūze" diye yazar. Nazmî'nin mecmuasında gazelin bir izi yoktur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 349-350, gazel no. 42. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
- İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 60 (leff ü neşr). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 42 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182
Çevrimiçi kaynaklar






