Özgün Metin

Vezin: fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün

Zülfini ruḫları üstinde çü pür-çīn eyler
Ol büt-i Çīn ü Ḫaṭā Rum İlini Çīn eyler
Sūzum artar bu ne ḥikmet göricek ‘ārıżını
Āb ḫod ḳanda ise āteşi teskīn eyler
Zülf-i şebdīzi ġamı yaşumı gül-gūn idüben
Beni Ferhād-dil ol ḫüsrev-i şīrīn eyler
Ḫvān-ı ḥüsnini müheyyā görüben ol ṣanemüñ
Sebze-i ḫaṭṭı ile la‘lini tezyīn eyler
Yazıcaḳ gül-yañaġuñ vaṣfını ey lāle-‘ıẕār
Ca‘ferüñ ḳanlu yaşı kāġıdı rengīn eyler

Günümüz Türkçesiyle

1. O Çin ve Hıtay güzeli, zülfünü yanaklarının üstünde kıvrım kıvrım yapınca Rum ülkesini Çin'e çevirir.

2. Onun yanağını görünce yanışım artar; bu ne hikmettir? Oysa su nerede olsa ateşi yatıştırır.

3. O tatlı Hüsrev, Şebdîz gibi gece renkli zülfünün gamıyla gözyaşımı gül rengine boyayarak beni Ferhad gönüllü eder.

4. O put güzeli, güzellik sofrasını hazır görünce dudağını tüyünün yeşilliğiyle süsler.

5. Ey lale yanaklı, Ca'fer senin gül yanağının övgüsünü yazınca kanlı gözyaşı kâğıdı renklendirir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Rum İlini Çin Etmek

Matla bir tam cinasla kurulur ve Erünsal onu bu sanatın örnekleri arasında verir. "Pür-çīn" kıvrım kıvrım, büklüm büklüm demektir; mısranın sonundaki "Çīn" ise Çin ülkesidir. Aynı yazılışın iki anlamı iki mısraın sonunda yan yana gelir. Beytin hayali de bu oyuna dayanır: sevgili Çin ve Hıtay güzellerindendir, yani misk kokulu ve siyah saçlı bir puttur; beyaz yüzü Rum ilidir. Siyah, kıvrık zülfünü beyaz yanağının üstüne dökünce Rum ilini Çin'e çevirir. Divan şiirinde Rum beyazlığın, Çin ve Hıtay ise misk ile siyah saçın ülkesi olarak anılır. Redif "eyler"in önünde "-īn" kafiyesi durur: pür-çīn, Çīn, teskīn, şīrīn, tezyīn, rengīn.

İkinci beyitte Erünsal, Câfer Çelebi'nin herkesçe doğruluğu kabul edilen ifadeleri şiire katma alışkanlığına bir örnek görür: su ateşi söndürür. Sevgilinin yanağı parlak ve "sulu"dur, yani taze ve aydınlıktır; ama âşığın yanışı onu görünce azalacağı yerde artar. Herkesin bildiği bir gerçeğin tersine işlemesi, beyte bir şaşkınlık sorusu katar: bu ne hikmettir?

Hüsrev ile Ferhad

Üçüncü beyitte, divanın başka bir gazelinde de görülen Hüsrev ve Şîrîn hikâyesinin adları yine iki anlamlı kullanılır. Şebdîz, Hüsrev'in atının adı ve "gece renkli" demektir; "ḫüsrev-i şīrīn" ise hem tatlı hükümdar hem Hüsrev ile Şîrîn'dir. Sevgili âşığı "Ferhad gönüllü" eder: Ferhad, Şîrîn'e âşık olup dağları delen ve sonunda ölen sevgilidir. Dördüncü beyitte sevgilinin yüzü bir sofradır; dudaklar sofradaki tatlı, ayva tüyü de yeşilliktir.

Zemin, Nazmî'nin mecmuasında Vasfî'nin "Dili öldürmege her lahza hatuñ kîn eyler" diye başlayan gazelidir; aynı zemine Revânî, Şâvûr ve Nazmî de yazmıştır. Divan nüshalarında ise Erünsal'ın tezine göre Hâlet Efendi ve Ayasofya ikinci beyitte "‘ārıżını" yerine "‘ārıżuñı", dördüncü beyitte "la‘lini" yerine "lebleri" okur; Paris nüshasında bu kelime "leblerin" biçimindedir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 357-358, gazel no. 51. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
  • İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 59 (herkesçe kabul edilen ifadeler), 65 (tam cinas). ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 51 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182

Resmî kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar