Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Ḳırmızı aṭlas yaḳalu cübbe-i zerd ile yār
Gül budaġıdur kim üstinde gül-i nesrīni var
Ḫil‘at-i nīlüfer ile bu gül endāmı yine
Dir görenler kim bezenmişdür bahār ile bahār
Ḳabrüm üzre gelse bu vaż‘ ile ol cān diyeler
Bir ṣaru şem‘ ile zeyn olmış kimüñdür bu mezār
Ḳırmızı ṣanmañ yaḳasın kim leṭāfet kesb idüp
Gün yüzinden gösterür ‘aks-i ruḫın āyīne-vār
Bu ḳabā ol ‘āşıḳa beñzer ki ṣarmaşmış saña
Ḳanlu yaşı ġarḳ idüp ruḫsārını ey gül-‘ıẕār
Cāme-i zerd ile seyr eyler felekde āfitāb
Beñzer almışdur bu mehrūdan libāsı müste‘ār
Bir gümüş naḫl idi ḳaddi daḫi mahbūb olmaga
İtdi līmūnī ḳabāyile bu naḫli zer-nigār
Keh-rübādur ol lebi la‘lüñ meger kim cāmesi
Her ṭarafdan cezb ider ‘āşıḳları bī-iḫtiyār
Ḥāṣılum Ca‘fer hemīndür eşk-i sürḫ ü rū-yı zerd
Baña bu serv-i ḳabā-pūşumdan oldur yādigār
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgili kırmızı atlas yakalı sarı cübbesiyle, üstünde beyaz bir yaban gülü açmış bir gül dalıdır.
2. Bu gül tenliyi nilüfer renkli kaftanıyla görenler yine "bahar baharla süslenmiş" der.
3. O can bu kılıkla mezarımın üstüne gelse, görenler "sarı bir mumla süslenmiş bu mezar kimin?" der.
4. Yakasını kırmızı sanmayın; o incelik kazanmış da ayna gibi güneş yüzünden yanağının aksini gösteriyor.
5. Ey gül yanaklı, bu kaftan sana sarılmış ve yüzünü kanlı gözyaşına boğmuş bir âşığa benzer.
6. Güneş gökte sarı bir giysiyle dolaşır; sanki giysisini bu ay yüzlüden ödünç almıştır.
7. Boyu zaten gümüş bir fidandı; daha sevimli olmak için bu fidanı limon sarısı kaftanla altın işlemeli bir nahıla çevirdi.
8. Onun yakut dudağı kehribardır; meğer giysisi de öyledir ki âşıkları her yandan ellerinde olmadan kendine çeker.
9. Ca'fer, bu kaftanlı selviden bana kalan anı ve kazancım ancak şudur: kızıl gözyaşı ve sarı yüz.
Edebî ve Tarihî Yorum
Sarı Cübbe, Kırmızı Yaka
Gazel bir kıyafet tasviridir ve divan şiirinde seyrek görülen bir somutlukla sevgilinin giydiklerini anlatır. Sevgili kırmızı atlastan yakası olan sarı bir cübbe giymiştir; başka bir beyitte nilüfer renkli bir kaftan, bir diğerinde limon sarısı bir kaba anılır. Bu renkler gazelin bütün imgelerini belirler. İlk beyitte sarı cübbe ile kırmızı yaka bir gül dalıdır ve dalın üstünde beyaz yüz bir yaban gülü (nesrin) gibi açmıştır. Üçüncü beyitte aynı sarı cübbe ölüm düşüncesiyle birleşir: sevgili bu kılıkla âşığın mezarına gelse, mezar başında yanan sarı bir muma benzeyecektir. Altıncı beyitte güneşin sarı ışığı bile sevgiliden ödünç alınmış bir giysidir.
Dördüncü beyit bir hüsn-i ta'lil kurar: yakanın kırmızılığı kumaşın renginden değil, ayna gibi parlayan yakanın sevgilinin kırmızı yanağını yansıtmasındandır. Beşinci beyitte ise kaftanın kendisi bir âşık olur: sevgiliye sımsıkı sarılmış sarı kaftan sarı yüzlü bir âşıktır, kırmızı yaka da onun yüzüne inen kanlı gözyaşıdır.
Nahıl ve Kehribar
Yedinci beyitteki "naḫl" kelimesi hem fidan hem de düğünlerde ve şenliklerde taşınan, mumdan ve süslerden yapılmış süs ağacı demektir. Sevgilinin gümüş fidan gibi boyu, limon sarısı kaftanla altın işlemeli bir nahıla dönüşür. Sekizinci beyitte kehribar, sürtülünce hafif şeyleri kendine çeken taş olarak anılır: sevgilinin yakut dudağı ve sarı giysisi de âşıkları kehribar gibi çeker; kehribarın sarı rengi kaftanın rengiyle de uyuşur. Redifsiz gazelin kafiyesi "-ār" sesindedir: yār, bahār, mezār, āyīne-vār, ‘ıẕār, müste‘ār, zer-nigār, iḫtiyār, yādigār.
Mahlas beyti gazelin renklerini âşığa geri verir: sevgilinin kıyafetindeki kırmızı ve sarı, âşığın kızıl gözyaşı ve sarı yüzü olarak ona kalan tek anıdır. Erünsal'ın tezinde birkaç küçük nüsha farkı vardır: Hâlet Efendi nüshası beşinci beyitte "ol" yerine "bir", Hâlet Efendi ve Ayasofya nüshaları "yaşı" yerine "yaşa" okur; Paris nüshası altıncı beyitte "almışdur" yerine "olmışdur", yedinci beyitte "maḥbūb" yerine "merġūb" yazar. Nazmî'nin derlemesi bu kıyafet gazeline yer vermemiştir.
Kaynakça
- İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 359-360, gazel no. 53. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
- İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 53 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182
Çevrimiçi kaynaklar






