Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün
Çeşmüñ olursa ger n’ola mest-i ḫarāb-ı nāz
Bir ḫastadur kim aña devādur şarāb-ı nāz
Müşkīn raḳamlar itdügi ḥüsnüñ beyāżına
Bu kim yazup çizüp ḫaṭuñ eyler ḥisāb-ı nāz
Ḫalüñ megesleri arasında ‘aceb bu kim
Çeşmüñ olup durur ṣanemā ‘ayn-ı ḫvāb-ı nāz
Ḥall olmaga mesā’ili ḫaṭ yazdı ḥāşiye
Ḥüsnüñ risālesine ki oldur kitāb-ı nāz
Ay alnuñ ile gördi çü Ca‘fer güneş yüzüñ
Didi bu māh-ı fitnedür ol āfitāb-ı nāz
Günümüz Türkçesiyle
1. Gözün naz şarabıyla kendinden geçmiş bir sarhoş olursa ne olur? O bir hastadır ki ilacı naz şarabıdır.
2. Ayva tüyün, güzelliğinin beyaz sayfasına misk renkli rakamlar yazıp çizerek naz hesabı yapıyor.
3. Ey put güzeli, benlerinin sinekleri arasında gözünün naz uykusunun ta kendisi olması ne tuhaf.
4. Ayva tüyü, meseleleri çözmek için güzelliğinin risalesine haşiye yazdı; çünkü o, naz kitabıdır.
5. Ca'fer senin ay alnınla güneş yüzünü görünce dedi: "Bu fitne ayı, o da naz güneşi."
Edebî ve Tarihî Yorum
Naz Kitabı
Her beyit "nāz" kelimesini başka bir tamlamaya sokar ve redif bu tamlamaların ortak ses grubu olan "-āb-ı nāz"da toplanır: naz harabı, naz şarabı, naz hesabı, naz uykusu, naz kitabı, naz güneşi. Kafiye bu tamlamaların ilk kelimelerindedir: ḫarāb, şarāb, ḥisāb, ḫvāb, kitāb, āfitāb. Gazel böylece nazı bir içki, bir hesap, bir uyku ve bir kitap olarak sırayla tanımlar. Gözün baygınlığı divan şiirinde sarhoşluk ve hastalıkla anlatılır; ilk beyitte sevgilinin gözü naz şarabıyla harap olmuş bir sarhoştur, ama aynı zamanda ilacı yine naz şarabı olan bir hastadır.
İkinci ve dördüncü beyitler kâtip ve medrese diline döner. Ayva tüyü, güzelliğin beyaz sayfasına misk renkli rakamlar yazar ve bir hesap tutar; aynı tüy, güzelliğin "risale"sine meseleleri çözmek için bir haşiye yazar. Medresede okutulan risalelerin kenarlarına açıklayıcı notlar düşmek bilinen bir alışkanlıktı; Câfer Çelebi bu alışkanlığı sevgilinin yüzüne taşır. Üçüncü beyitte benler, uyuyanın yüzüne konan sineklere benzer; göz de "‘ayn-ı ḫvāb-ı nāz", hem naz uykusunun ta kendisi hem uykunun gözüdür.
Ahmed Paşa'nın Zemininde
Ahmed Paşa'nın "Çeksün müdâm nergis-i mestüñ şarâb-ı nâz" diye başlayan gazeli Nazmî'nin mecmuasında bir nazire grubunun başında durur. Nizâmî'nin naziresinden sonra Câfer Çelebi gelir; onu Necâtî, Safâyî, Sürûrî-i Müderris, Sa'dî, Atâ, Mu'îdî, Fakîrî ve Nazmî'nin iki şiiri izler. Ahmed Paşa'nın zemininde de sarhoş nergis, yani sarhoş göz, naz şarabı çeker; Câfer Çelebi aynı imgeyi hasta ile ilaç arasında kurulan bir karşıtlığa çevirir. Mahlas beyti alnı aya, yüzü güneşe benzetir ve ikisine birer sıfat verir: fitne ayı ve naz güneşi. Hâlet Efendi ve Ayasofya nüshalarında dördüncü beyitteki "oldur", Erünsal'ın tezine göre, geçmiş zamanla "oldı" olur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 372-373, gazel no. 67. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
Akademik çalışmalar
- İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 67 (nüsha farkı). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182
Resmî kaynaklar
- M. Fatih Köksal (hzl.), Edirneli Nazmî, Mecma‘u'n-Nezâ'ir, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 687-690, şiir no. 1975-1986 (Câfer Çelebi'nin naziresi no. 1977). https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-195954/mecmaun-nezair-edirneli-nazmi.html
Çevrimiçi kaynaklar






