Özgün Metin

Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün

Yā Rab kim ola k’ilede benden peyām aña
Öpüp iki gözin ide biñ biñ selām aña
Ḥüsni ḳıyāmet oldıġına ḫoş güvāhdur
Rūy-ı bihişt ü ḳāmet-i ṭūbā-ḫırām aña
Görürse ‘āşıḳı ser-i kūyuñda reşk ider
Firdevs içinde zāhid-i ‘āli-maḳām aña
Ṣun bādeyi ki cennet-i kūyuñda sāḳīyā
Sen ḥūr elinden olsa kim ider ḥarām aña
Ġam nāvekinden irmemege Ca‘fere elem
La‘līn siper olur ḳadeḥ-i lāle-fām aña

Günümüz Türkçesiyle

1. Ya Rabbi, kim çıkar da benden ona haber götürür, iki gözünden öpüp ona binlerce selam iletir?

2. Güzelliğinin kıyamet olduğuna, cennet gibi yüzü ve Tûbâ ağacı gibi salınan boyu iyi bir tanıktır. (Cennet ve Tûbâ ancak kıyametten sonra görülür; sevgilide ikisi de görüldüğüne göre güzelliği kıyamet koparmıştır.)

3. Cennetteki yüksek makamlı zahit bile, senin mahallenin başındaki âşığı görse onu kıskanır.

4. Ey sâkî, senin mahallenin cennetinde şarap sun; sen huri elinden sunulunca kim ona haram der?

5. Gam okundan Ca'fer'e acı ulaşmasın diye, lale renkli kadeh ona kırmızı bir kalkan olur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Cennet Mahallesi

Gazelin bütün imgeleri cennet ve kıyamet etrafında toplanır. İkinci beyit bir akıl yürütme gibi kurulmuştur: cennet ve Tûbâ ağacı ancak kıyametten sonra görülecektir; sevgilinin yüzü cennet, boyu Tûbâ olduğuna göre güzelliği kıyamet demektir. Burada "ḳıyāmet" kelimesi divan şiirinde sık kullanılan bir çağrışımla boy anlamındaki "ḳāmet"i de akla getirir; uzun ve salınan boy, kopan bir kıyamet gibi ortalığı altüst eder.

Üçüncü ve dördüncü beyitler bu cenneti sevgilinin mahallesine taşır. Zahit, dünyada sakındığı her şeyin karşılığını cennette yüksek bir makam olarak almıştır; yine de sevgilinin mahallesinin başında bekleyen âşığı görse onu kıskanacaktır. Dördüncü beyitte sâkî huriye dönüşür. İslam inancında cennette içilen şarap haram değildir; mahalle cennet, sâkî huri olunca orada sunulan şaraba da kimse haram diyemez. Zahitle âşığın, haramla helalin bu oyunlu karşılaştırması divan şiirinin meclis gazellerinde çok görülür; Câfer Çelebi onu tek bir mekân imgesine, "cennet-i kūy"a bağlar.

Lale Renkli Kalkan

Mahlas beytinde kadeh bir kalkandır. Lale renkli, yani kırmızı şarapla dolu kadeh, gam okuna karşı tutulan kırmızı bir siper olur. "La‘līn" hem yakut kırmızısı hem de dudak (la‘l) çağrışımlıdır; böylece kadehin rengi sevgilinin dudağını da hatırlatır. Gam ok, şarap kalkan olunca meclis bir savaş alanına benzer ve âşık kendini bu silahla korur.

İlk beyit ise gazelin geri kalanından ayrı bir sesle açılır: âşık sevgiliye ulaşamaz, bir haberci arar. Selamı götürecek kişinin sevgilinin "iki gözünü öpmesi" sevgiye ve saygıya işaret eden bir selamlaşma inceliğidir. Dördüncü beyitte üç nüsha sahneyi başka bir yere taşır: tezdeki farklara göre Paris, Hâlet Efendi ve Ayasofya'da "cennet-i kūyuñda" yerine "cennet-i bezmüñde", yani "meclisinin cennetinde" yazılıdır; bu okuyuş sâkî ve şarapla daha doğrudan bağ kurar.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar