Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Sebz ḫaṭ kim sāye ṣalmış zülf-i müşk-efşān aña
Ḫıżrdur k’olmış müyesser ‘ömr-i bī-pāyān aña
Gözlerüm naḳḳāşı taṣvīr itmege ruḫsāruñı
Surḫa banmış ḳıl ḳalemdür tār-ı her müjgān aña
Lāle yār adına ḳonmış dāġıdur bāġuñ ki bād
Bendin açarken ḳanatmışdur bulaşmış ḳan aña
Tīr-i dil-dūzuñ hevāsından olupdur āhenīn
Göñli her bir nāzenīnüñ kim ola peykān aña
Virdi bir ḥālet ġubār-ı ḫaṭṭ-ı sebzüñ baña kim
Geçmişemdür cān u dildin olmışam ḥayrān aña
Tāze tāze dāġ ile yir yir ḳızarmış gülleri
Bir gülistāndur göñül seyrāna gel ey cān aña
Ḥasret-i la‘lüñle gördi Ca‘ferüñ cān virdügin
Ḳaralar geymişdür aġlar çeşme-i ḥayvān aña

Günümüz Türkçesiyle

1. Misk saçan zülfün gölgesini üstüne saldığı o yeşil ayva tüyü Hızır'dır; ona sonu gelmez bir ömür nasip olmuştur. (Yanaktaki yeşilimsi tüy, yeşil giysili ve âb-ı hayatı içip ölümsüzleşen Hızır'a benzetilir.)

2. Gözlerimin nakkaşı senin yanağını resmetmek için her kirpik telini kırmızı boyaya batırılmış bir kıl fırçaya çevirmiştir. (Kanlı yaşlarla ıslanan kirpikler, kızıl boyaya batmış fırçalardır.)

3. Lale, bahçenin sevgili adına yaktığı bir yara izidir; rüzgâr onun sargısını açarken yarayı kanatmış, laleye kan bulaşmıştır.

4. Her nazlı güzelin gönlü, senin gönül delen okuna temren olmak hevesiyle demir kesilmiştir.

5. Yeşil ayva tüyünün tozu bana öyle bir hâl verdi ki candan da gönülden de geçtim, ona hayran oldum.

6. Gönül, yer yer taze yaralarla kızarmış gülleri olan bir gül bahçesidir; ey can, onu seyre gel.

7. Âb-ı hayat çeşmesi, Ca'fer'in senin dudağının hasretiyle can verdiğini gördü; ona karalar giyip ağlıyor.

Edebî ve Tarihî Yorum

Ahmed Paşa'nın İzinde

Erünsal, Câfer Çelebi'nin Ahmed Paşa'dan nasıl beslendiğini anlatırken bu gazelin matlaını Ahmed Paşa'nın dördüncü gazelinin matlaıyla yan yana koyar: "Ne ḳamerdür bu ki olmış zülf müşk-efşān aŋa / Nice reyḥāndur ḫaṭı kim ḳalmışam ḥayrān aŋa". İki beyitte de misk saçan zülüf sevgilinin yüzüne gölge salar ve ayva tüyü bir bitkiye ya da bir kişiye benzetilir. Erünsal'a göre Câfer Çelebi hayal bakımından Ahmed Paşa kadar güçlü değildir, ondan aldığı fikirleri ise kendi kelimeleriyle ve başka bir düzende söyler. Ahmed Paşa'da ayva tüyü bir reyhandır, Câfer Çelebi'de ölümsüz Hızır. Yeşil rengin, Hızır'ın yeşil giysisinin ve âb-ı hayatın bir araya gelmesiyle beyit, sevgilinin yüzündeki tüyün hiç geçmeyecek bir güzellik olduğunu söyler.

Nazmî'nin mecmuasında bu gazel aynı zeminin geniş bir nazire grubunda yer alır. Grubun başında Ahmed Paşa'nın "Yakdı çeşmüm" diye başlayan gazeli ile Erünsal'ın andığı "Ne ḳamerdür" gazeli vardır; ardından Necâtî, Sevdâyî, Câfer Çelebi, Hasbî, Kemalpaşazâde, Abdülkerimzâde, Üsküplü İshak Çelebi, Emrî, Selmân ve Revânî gelir. Mecmuadaki metin de matlaı "sāye ṣalmış" diye verir; Erünsal'ın girişinde alıntılanan "sāye olmış" okuyuşu baskıdaki metinle uyuşmaz.

Resim, Yara ve Gül Bahçesi

Gazel yüzden gönüle doğru ilerleyen bir resim gibidir. İkinci beyitte ağlayan gözler nakkaş, kanlı yaşa batmış kirpikler fırçadır; resmedilen sevgilinin yanağıdır. Üçüncü beyitte lale bahçenin yakılmış yara izidir (dāġ). Lalenin dibindeki kara leke divan şiirinde böyle bir dağa benzetilir; rüzgâr goncanın sargısını açınca yara kanar ve lalenin kırmızısı bu kandır. Altıncı beyitte aynı yaralar âşığın gönlüne taşınır ve gönül, taze yaralarla kızarmış güllerden oluşan bir bahçeye döner. Dördüncü beyitte ise güzellerin katı yürekliliği tersinden açıklanır: onların gönlü, sevgilinin okuna temren olmak hevesiyle demirleşmiştir.

Son beyit Hızır imgesine geri döner. Âb-ı hayat karanlıklar ülkesinde (ẓulümāt) bulunur; çeşmenin "karalar giymesi" bu karanlığı bir yas giysisine çevirir. Ölümsüzlük suyu bile, sevgilinin dudağına hasret ölen âşık için yas tutar. Nüshalar burada iki küçük fark gösterir: tezde ikinci beytin "banmış" kelimesi Paris ve Ayasofya'da "batmış", altıncı beytin "dāġ ile"si Manchester ve Kahire'de "dāġlar" olarak kayıtlıdır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

  • İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 5 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182

Resmî kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar