Özgün Metin

Vezin: mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün

Zülfin ruḫı üstinde ḳılup bād müşevveş
Her dem nice miskīnüñ urur ḳalbine āteş
Ḫūn olduġına derd ile dildārı olur şād
Rengīn olıcaḳ ḫāne belī ṭıfla gelür ḫvaş
Mestāne gözüñ türk-i kemāndār olalıdan
Oldı cigerüm ġamzelerüñ tīrine terkeş
Pervānelerin yaḳmaḳ içün āteş-i ‘ışḳa
Geymişdi yine şem‘ gibi cāme-i zerkeş
Her laḥẓa ḫayālüñle nigārā dil-i Ca‘fer
Bir ḫāne durur naḳş-ı nigārıyla münaḳḳaş

Günümüz Türkçesiyle

1. Rüzgâr onun zülfünü yanağının üstünde dağıtınca, her an nice zavallının yüreğine ateş salar.

2. Gönül dertle kana dönünce sevgili sevinir; evet, ev süslü, renkli olunca çocuğun hoşuna gider.

3. Sarhoş gözün yay taşıyan bir Türk okçusu olalı, ciğerim gamzelerinin oklarına sadak oldu.

4. Pervaneleri aşk ateşinde yakmak için yine mum gibi sırma işlemeli bir elbise giymişti.

5. Ey güzel, Ca'fer'in gönlü her an senin hayalinle, sevgilinin resmiyle bezenmiş bir evdir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Renkli Ev

Süslü, renkli bir ev çocuğun hoşuna gider; ikinci beyit bu gündelik gözlemden doğar. Gönül dertle kana boyanmış, "renkli" bir ev olmuştur; sevgili de çocuk gibi bu renkli evi görüp sevinir. Sevgilinin âşığın acısından zevk alması, bir çocuğun süslü bir odaya sevinmesi kadar masum ve umursamaz bir şeye benzetilir. Erünsal bu beyti göz kafiyesi örnekleri arasında sayar. Beytin kafiye kelimesi "ḫvaş" (hoş) Arap harfleriyle "ḫ-v-ş" diye yazılır ve gazelin öteki kafiyeleri gibi "-eş" ile bitiyormuş gibi görünür, ama "hoş" diye okunur. Kafiye kelimeleri müşevveş, āteş, ḫvaş, terkeş, zerkeş ve münaḳḳaş'tır.

Üçüncü beyit okçuluk diliyle kurulur. Sevgilinin sarhoş gözü yay taşıyan bir Türk okçusudur; âşığın ciğeri de o okçunun gamze oklarını taşıyan sadak (terkeş) olmuştur. Ciğerde biriken oklar, sadağın içindeki oklar gibi dizilir. Dördüncü beyitte sevgili, pervaneleri yakmak için sırma işlemeli (zerkeş) bir elbise giymiştir; mum da altın sarısı alevini bir elbise gibi giyer ve pervaneleri kendine çekerek yakar.

Kâsım Paşa'nın Zemininde

Gazelin zemini, Nazmî'nin mecmuasındaki sıralamaya göre, Sâfî mahlaslı Kâsım Paşa'nın "Gün gibi ‘ayân olmaga ol tal‘at-i mehveş" diye başlayan gazelidir. Kemalpaşazâde'nin naziresinden sonra Câfer Çelebi gelir; onu Vasfî, Sabâyî, Hadîdî, Münîr, Fehmî-i Saruhanî ve Nazmî izler. Mahlas beytinde âşığın gönlü, duvarları sevgilinin resmiyle süslenmiş bir evdir; ikinci beyitteki "renkli ev" bu son beyitte bir resimli eve dönüşür. Vezin satırında neşirdeki "Mefā‘ilü" dizgi yanlışı "mefā‘īlü" olarak verilmiştir. Nüshalardan Hâlet Efendi ilk beyitte "bād" yerine "yār" okur; ikinci beyitteki "dildārı" ise Paris, Ayasofya ve Hâlet Efendi nüshalarında "dil dilber" olarak geçer.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 378-379, gazel no. 75. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
  • İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 66 ve dipnot 294 (göz kafiyesi). ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 75 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182

Resmî kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar