Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ḫaddüñe öykündügiçün ḥüsn ü behcetde riyāż
Sünbül oldı münkesir gösterdi ġonca inḳıbāż
Ḥüsnüñe maġrūr olup ‘uşşāḳı iñletme igen
Kim zamān-ı gül bulur az müddet içre inḳırāż
Aġzuña var dirler ise vardur anda söz yiri
Bilüñe yoḳ diseler olmaz maḥall-i i‘tirāż
Yazmaġa evṣāfuñı bülbül nihāl olmış ḳalem
Gonca-ı ra‘nā devāt evrāḳ-ı zanbaḳlar beyāż
Gül budaḳlarındaġı güller degül Ca‘fer gibi
Şevḳüñ ile ḳollarına tāze dāġ urmış riyāż

Günümüz Türkçesiyle

1. Bahçeler güzellikte ve parlaklıkta yanağına özendikleri için sümbül kırık düştü, gonca da içine kapandı.

2. Güzelliğine güvenip âşıkları çok inletme; çünkü gül mevsimi az zaman içinde sona erer.

3. Ağzın için "var" deseler, orada söz götürür bir yer vardır; belin için "yok" deseler itiraza yer kalmaz.

4. Senin vasıflarını yazmak için bülbülün fidanı kalem olmuş; şirin gonca hokka, zambak yaprakları da ak kâğıt.

5. Gül dallarındaki şeyler gül değildir; bahçeler de Ca'fer gibi senin şevkinle kollarına taze dağlar basmış.

Edebî ve Tarihî Yorum

Zor Bir Kafiye

Gazel, Türkçede az kullanılan bir sesle kafiyelenir: riyāż, inḳıbāż, inḳırāż, i‘tirāż, beyāż. Bu kelimelerin hepsi Arapça "ḍād" harfiyle biter; Osmanlı Türkçesinde bu harf "z" diye okunur, ama kafiye yazıda da aynı harfle kurulduğu için şair kelimeleri bu dar listeden seçmek zorundadır. Bahçeler anlamındaki "riyāż" hem matlaın hem mahlas beytinin kafiyesidir; gazel bahçede başlar, bahçede biter. Matlada bahçeler sevgilinin yanağına özenmiş, ona yetişemeyince sümbül kırılmış, gonca da büzülüp içine kapanmıştır. "İnḳıbāż" kelimesi hem çiçeğin kapalılığını hem de gönül darlığını anlatır.

Erünsal ikinci beyti, Câfer Çelebi'nin herkesçe doğruluğu kabul edilen gerçekleri şiire katmasının örnekleri arasında gösterir. Gül mevsiminin kısa sürdüğü bilinen bir gerçektir; şair bunu sevgiliye bir uyarı olarak söyler: güzelliğine güvenip âşıklarını inletme, güzellik de gül gibi çabuk geçer. Paris nüshasında bu beyitteki "iñletme" kelimesinin yerinde "incitme" vardır.

Var ile Yok

Üçüncü beyit divan şiirinin iki bilinen mazmununu tek beyitte karşılaştırır. Sevgilinin ağzı o kadar küçüktür ki varlığı tartışmalıdır; "var" diyene karşı söylenecek söz vardır. Beli ise o kadar incedir ki "yok" diyene kimse itiraz edemez. "Söz yeri" ifadesi bir yandan tartışma konusu, bir yandan da ağzın söz çıkaran yer olması demektir; ağız, sözün çıktığı yer olarak da söze konu olur.

Dördüncü beyit bir yazı takımı kurar: bülbülün konduğu fidan kalem, gonca hokka, zambak yaprakları kâğıttır. Mahlas beytinde güllerin kırmızısı, bahçelerin âşıklar gibi kollarına bastıkları taze dağlar olarak yorumlanır. Âşıkların sevgili uğruna kollarını kızgın demirle dağlamaları divan şiirinde bilinen bir imgedir. Tezde Manchester nüshası matlada "Ḫaddüñe" yerine "Ḳaddüñe", Kahire nüshası "inḳıbāż" yerine "inḳırāż" okur. Nazmî'nin derlemesinde bu gazele yer verilmemiştir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 382-383, gazel no. 79. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
  • İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 59 (herkesçe kabul edilen ifadeler). ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 79 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182

Çevrimiçi kaynaklar