Özgün Metin

Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün

Mecmū‘a-i cemālüñi açup varaḳ varaḳ
‘Işḳuñ mu‘alliminden oḳur cān sebaḳ sebaḳ
Żayf-ı ḫayālüñe ruḫ-ı zerdümden ey ṣanem
‘Āşıḳlaruñ getürdi müza‘fer ṭabaḳ ṭabaḳ
Bülbül çemende medḥün oḳımış nesīm-i ṣubḥ
Gül defterin açup anı ister varaḳ varaḳ
Çeşmüm ḫayāl-i yār ile ṣoḥbet kılup müdām
Eşküm ṭutar bu bezme şarābı ḳabaḳ ḳabaḳ
Zülf ile ruḫlarını gören didi Ca‘ferā
Reyḥān gül üzre sāye ṣalubdur budaḳ budaḳ

Günümüz Türkçesiyle

1. Can, güzelliğinin mecmuasını yaprak yaprak açıp aşkının öğretmeninden ders ders okur.

2. Ey put güzeli, âşıkların, hayalinin konuğuna benim sarı yüzümden tabak tabak zerde getirdi.

3. Sabah rüzgârı, bülbülün çimende senin övgünü okuduğunu duymuş; gül defterini açıp onu yaprak yaprak arıyor.

4. Gözüm sevgilinin hayaliyle durmadan sohbet edip gözyaşım bu meclise şarabı kabak kabak sunar.

5. Ey Ca'fer, zülfünü ve yanaklarını gören dedi ki: reyhan gülün üstüne dal dal gölge salmış.

Edebî ve Tarihî Yorum

İkilemelerle Kurulan Kafiye

Gazelin bütün kafiyeleri Türkçe ikilemelerdir: varaḳ varaḳ, sebaḳ sebaḳ, ṭabaḳ ṭabaḳ, varaḳ varaḳ, ḳabaḳ ḳabaḳ, budaḳ budaḳ. Kelimelerin bir kısmı Arapça kökenlidir (varaḳ, sebaḳ, ṭabaḳ), bir kısmı Türkçedir (ḳabaḳ, budaḳ), ama hepsi aynı Türkçe ikileme kalıbına sokulmuş ve "-aḳ" sesinde birleştirilmiştir. Her beyit böylece tekrarlanan bir hareketle biter: yaprak yaprak açmak, ders ders okumak, tabak tabak getirmek, kabak kabak sunmak, dal dal gölge salmak.

Matla bir mektep sahnesidir. Sevgilinin güzelliği bir mecmuadır, aşk bir öğretmendir; âşığın canı bu kitabı yaprak yaprak açıp ders ders okur. Erünsal, bu matlaı Necâtî'nin "Gül muṣḥafın ṣabā yili açdı varaḳ varaḳ / ‘Işḳ āyetini bülbül oḳudı sebaḳ sebaḳ" matlaıyla yan yana koyar; ama ortak imgenin divan şiirinde yaygın olduğunu, bu yüzden kesin bir etkiden söz edilemeyeceğini belirtir. Nazmî ise gazeli Kâsım Paşa'nın "Açılmış idi defter-i gülşen varak varak / Dil mushaf-ı cemâlüñ okurken sebak sebak" matlalı gazelinin nazireleri arasında verir; Necâtî'nin gazeli de aynı halkadadır ve Câfer Çelebi'nin naziresi ondan hemen sonra gelir.

Sarı Yüzden Zerde

İkinci beyit bir ziyafet görüntüsüyle kurulmuştur. Sevgilinin hayali âşığın gönlüne konuk olmuştur; konuğa ikram edilen yemek, âşığın sararmış yüzünden yapılmış "müza‘fer", yani safranla sarıya boyanmış tatlı, zerdedir ve tabak tabak getirilir. Sarı yüz ile safranlı tatlının rengi beytin nüktesidir. Dördüncü beyitte göz, sevgilinin hayaliyle bir sohbet meclisi kurmuştur; gözyaşı da bu meclise şarap sunan sakidir ve şarabı kabak kabak dağıtır. Kurutulmuş su kabağı eskiden şarap ve su kabı olarak da kullanılırdı.

Üçüncü beyitte sabah rüzgârı, bülbülün okuduğu övgüyü gül defterinin yapraklarında arar; matlaın mecmua ve yaprak imgesi bahçeye taşınır. Mahlas beytinde sevgilinin zülfü gülün üstüne dal dal gölge salan reyhan olur. Halkada Câfer Çelebi'yi Kemalpaşazâde, Sa'dî, Şâhidî, Tâli'î, Resmî, Mesîhî, Fahrî, Lâmi'î, Hadîdî, Sehî, Mu'îdî, Gedâyî, Fakîrî, Za'îfî ve Nazmî izler. İkinci beyitteki "ṣanem" Paris, Ayasofya ve Hâlet Efendi nüshalarında "perī" olur; dördüncü beyitte Paris nüshası "çeşmüm" yerine "çeşm-i", Hâlet Efendi nüshası "ṭutar" yerine "ṭaşur" okur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • İsmail E. Erünsal (hzl.), Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 392-393, gazel no. 91. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-211662/taci-zade-cafer-celebi-divani.html
  • İsmail E. Erünsal, "Ca‘fer Çelebi'nin Edebî Kişiliği", Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi Dîvânı giriş bölümü, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 52 (Necâtî, g. 281 ile karşılaştırma). ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • İsmail E. Erünsal, The Life and Works of Tâcî-zâde Ca‘fer Çelebi, with a Critical Edition of His Dîvân, Doktora Tezi, University of Edinburgh, 1977, c. 2, gazel no. 91 (nüsha farkları). https://era.ed.ac.uk/handle/1842/17182

Resmî kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar