Özgün Metin
O re'yi tedbîri gör ne olur tuş
Ne takdîr iş ider sen ol hâmûş
Kaçan kim sen ü benlik ola hâlüñ
Belâ gelür ü başuña sensin hôş
'Âşıkî yaz menâkıb 'ibret olsun
Kaçan kondı budaga uçmadı kuş
Günümüz Türkçesiyle
1. Bak, o görüş ve tedbir neye rastlar; takdir ne iş görür, sen sus.
2. Ne zaman ki senlik benlik hâlin olur, bela gelir ve başına sen hoş (gelirsin).
3. Âşıkî, menkıbe yaz, ibret olsun; kuş dala konduğunda ne zaman uçmadı.
Edebî ve Tarihî Yorum
Canik ve Amasya
Canik'in, Alparslan'ın elinden Yörgüç Paşa'nın tasarrufuna geçişi yüzüncü bâbın konusudur. Yörgüç bir düğün yapar ve Alparslanoğlu'nu düğüne çağırır. Alparslanoğlu Yörgüç'ün bir hilesi olduğunu sezer ve haber gönderir: maksadınız elimdeki bu ormanları almak mıdır, gelin tımar edinin, ben de yüz sürerek devletli hünkârın eşiğine varayım. Yörgüç'ün de niyeti zaten onun üzerine varmaktır. Sonunda Alparslanoğlu "Sen gelme ben varurın" der ve oyalanmadan gelir; Yörgüç onu tutup hünkâra gönderir. Bursa'ya tutsak olarak gelir ve Bursa hisarında bir eve hapsedilir. Bu sırada "evi horandasını dahı Yörgüç Amasiyye'ye götürtdi, bekletdi"; yani Alparslanoğlu'nun ailesi Amasya'da gözetim altında tutulur. Bir gece Alparslanoğlu kendisini bekleyen kişiyi sıkıca bağlar, önceden hazırlanmış bir iple hisardan iner, hazır atlara binip kaçar. İki yıl sonra kendisi hünkâra gelir; hünkâr ona Rumeli'de iyi bir tımar verir ve ailesi yanına getirilir. Tarih 831 (1427-28) olarak verilir.
Konan Kuş Uçar
İki tedbir karşı karşıya gelir, üstlerinde takdir durur. Yörgüç'ün hilesi işe yaramış, Alparslanoğlu tutulmuştur; ama o da kendi tedbiriyle kaçmıştır. İlk beyit bu iki tedbirin üstünde takdiri görür ve susmayı öğütler. İkinci beyit "sen ü benlik"i, yani benliği, belanın sebebi olarak gösterir. Üçüncü beyitte Âşıkî mahlası gelir: menkıbe yaz ki ibret olsun; bir kuş dala konduğunda ne zaman uçmamıştır. Bu atasözü gibi mısra, Alparslanoğlu'nun Bursa'daki geçici tutsaklığını ve sonunda kurtuluşunu özetler. Bâb, Yörgüç Paşa'nın Amasya'yı merkez alarak Canik'e, Çorumlu'ya ve Osmancık'a uzanan bir bölgede güç kurduğunu gösteren üç bâbın sonuncusudur.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 455 (çeviriyazı metin, bâb 100).






