Özgün Metin

Vezin: Mefâʿîlün mefâʿîlün feʿûlün; ilk mısrada "Alındı" kelimesinin son hecesi uzatılarak okunur. Kalıbı biz belirledik.

Alındı Eynegöl kırıldı kâfir
Gâziler mâl u ni'met aldı vâfir
Harâb itdiler ol küfrüñ diyarın
Getürdiler yirine nûr-ı zâhir
Gör imdi 'âleme kim geldi 'Osmân
Neyi kim tutdı âsân itdi Kâdir

Günümüz Türkçesiyle

1. İnegöl alındı, kâfir kırıldı; gaziler bol bol mal ve nimet aldı.

2. O küfür diyarını yıktılar, yerine apaçık bir nur getirdiler.

3. Gör şimdi, âleme kim geldi: Osman. Neye el attıysa Kadir olan Allah onu kolaylaştırdı.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bir Fethin Üç Beyti

Üç beyit, bir zafer haberinin bütün unsurlarını sırayla verir: şehir alınmış, düşman kırılmış, ganimet dağıtılmıştır; ardından yıkım ve yerine gelen nur; en sonunda da zaferin sahibinin adı ve onu mümkün kılan ilahî kudret. "Alındı" ve "kırıldı" fiillerinin aynı mısrada edilgen olarak art arda gelmesi, haberin bir müjdeci ağzından duyurulduğu izlenimini verir. Asıl vurgu üçüncü beyittedir: "Gör imdi 'âleme kim geldi 'Osmân". Okura ya da dinleyene doğrudan seslenen bu mısra, İnegöl'ün fethini bir şehrin alınmasından çok, Osman'ın sahneye çıkışının ilanı olarak sunar.

Kafiyede "kâfir" ile "vâfir" tam olarak, "zâhir" ile "Kâdir" ise yalnız son seslerle uyuşur. Bu gevşek kafiye, eserin sade, konuşma diline yakın üslubuyla örtüşür. İkinci beyitteki yıkım ve nur karşıtlığı, Âşıkpaşazâde'nin öteki manzum parçalarında da görülen küfür-karanlık, İslam-ışık eşleşmesinin bir başka örneğidir.

Tarihî Bağlam

Emine Sonnur Özcan'a göre Âşıkpaşazâde, İnegöl'ün 699 (1299-1300) yılında alındığını ve aynı yıl Karacahisar'ın fethinin bunu izlediğini kaydeder. Özcan bu beyitlerde Osman'ın bağımsız hâkimiyetin kıyısında olduğunu haber veren bir söylem görür. Ona göre ikinci mısradaki ganimet sözü de önemlidir: Osman Gazi, soy birliği ve yabancı bir ülkede kâfire karşı var olma refleksiyle bir araya topladığı gazileri artık "doyum alma" mertebesine taşımış, hâkimiyetinin ekonomik zemini de hazırlanmıştır. Âşıkpaşazâde'nin anlatısında İnegöl'ün ardından Karacahisar'ın boşalan evlerine Germiyan'dan gelenler yerleştirilir, kiliseler mescide çevrilir, bir pazar kurulur ve halk cuma namazı kılmak, bir kadı istemek ister. Bu olayların sonunda okunan ilk hutbe için yazılmış manzume, kategorideki Manzume 4 sayfasındadır.

Metin ve Aidiyet

Özcan'ın dipnotu parçayı Yavuz-Saraç neşrinin 339. sayfasına bağlar. Makalede sol sütunda iki, sağ sütunda bir beyit vardır; sırayı belirlerken yatay dizilişi esas aldık. Baştan sona tek kafiyeyle giden bu kısa manzume eserin kendi sesini, yani Âşıkî'nin kalemini taşıyor olabilir; tarihteki kimi manzum parçaların Ahmedî'den geldiği düşünülünce bu yalnız bir ihtimal olarak kalır. Tarihçinin öteki manzum parçaları Âşıkî (Âşıkpaşazâde) sayfasında sıralanmıştır.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

Kitaplar

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 339 (Özcan'ın aktarımından).

Çevrimiçi kaynaklar