Özgün Metin
Şikâyet ta'n idüben itmedüñ sen
Sebeb olduñ helâk oldı niçe ten
Bozulmak bünyâd itdüñ Temür'e
Niçe günehsüzler terk itdi evtan
Günümüz Türkçesiyle
1. Şikâyet edip ta'n eden sen değil miydin; sebep oldun, nice beden helak oldu.
2. Temür'e bir yıkımın temelini attın; nice günahsız (insan) vatanlarını terk etti.
Edebî ve Tarihî Yorum
Kaçan Beyler
İki soru ve iki cevap bâbın bu kısmını taşır. İlki Bayezid'in Malatya, Divriği ve Behisni'yi kimlerden aldığıdır: Türkmenlerden ve Kürtlerden; bunlar eski padişahlar değildir, Eretna'dan sonra o vilayetler ellerine geçmiştir. İkinci soru, Bayezid'den kaçanların ne olduğudur. Cevap: kimisi Temür'e varmıştır. Taharten, Germiyanoğlu, Düzme Aydınoğlu, Menteşeoğlu ve İsfendiyar'ın elçisi. Her biri ayrı bir kılıkla gitmiştir: Germiyanoğlu İpsala hisarındaki hapisten veziriyle kaçıp ayıcılara ve maymuncılara karışmış, Menteşeoğlu saçını sakalını yoldurup bir ışık (gezgin derviş) kılığına girmiş, Aydınoğlu çerçilik ederek gitmiş, Taharten ise İsfendiyar'ın elçisiyle birlikte nöker olup varmıştır. Temür'e "İy sâhib-kırân, bize merhamet it" diye yalvarırlar. Yazara göre en çok kışkırtan Taharten ile Germiyanoğlu'dur, çünkü biri hapisten çıkmış, öteki ailesinden ayrılmıştır.
Sitemin Sonucu
"Şikâyet ta'n idüben" diye başlayan iki beyit, sitemini doğrudan bu beylere yöneltir. Şikâyet edip yakınan onlardır ve sonuçta "niçe ten", nice insan helak olmuştur. İkinci beyit sorumluluğu açıkça koyar: Temür'e bir yıkımın temelini onlar atmıştır ve nice günahsız insan yurdunu bırakmak zorunda kalmıştır. Ankara bozgununun sebebini Âşıkpaşazâde yalnız Bayezid'in hatalarında aramaz; kaçan beylerin kışkırtması da hesaba girer. Kafiye "sen/ten/Temür'e/evtan" sözlerinde gevşek bir ses benzerliğiyle kurulur.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 407 (çeviriyazı metin, bâb 66).






