Özgün Metin

Didiler mâl alupdur yok kıyâsı
N'ola kim ehlümüzüñ gide yası
Ogul kız kavm u kardaş ilden ayru
Bulımaz halkumuz giye palâsı
Unıtdılar kamu varlıklarını
Dilerler Tañrı'dan bir baş halâsı
Didiler biz günâh itmedük aña
Degüldür bir kılımuz aña 'âsî
Komadı bir kara pul elümüzde
Gedâyîler virür bize yiyesi
Didiler derdümüz üküş vefâ yok
Yüzümüz kalmadı hâlı diyesi

Günümüz Türkçesiyle

1. Dediler: "Ölçüsüz mal almıştır; ne olur, ailemizin yası gitse."

2. "Oğul, kız, kavim ve kardeş ilden ayrı; halkımız giyecek bir palas bulamaz."

3. "Bütün varlıklarını unuttular; Tanrı'dan bir baş kurtuluşu dilerler."

4. Dediler: "Biz ona günah etmedik; bir kılımız bile ona âsi değildir."

5. "Elimizde bir kara pul bırakmadı; dilenciler bize yiyecek verir."

6. Dediler: "Derdimiz çok, vefa yok; hâlimizi söyleyecek yüzümüz kalmadı."

Edebî ve Tarihî Yorum

Temür'ün Huzurunda

Bir önceki iki beyit, Temür'e kaçan beylere bir sitemdi; bu altı beyit ise aynı beylerin ağzından konuşur. Her beyitte "didiler" ya da onun yerini tutan bir anlatım vardır: beyler Temür'e Bayezid'den yakınmaktadır. Bayezid ölçüsüz mal almıştır; çocukları, kızları, akrabaları yurtlarından ayrı kalmıştır; halkları giyecek bir palas bulamaz hâldedir. Kendilerinin ona hiçbir günahı yoktur; ellerinde bir kara pul bile kalmamıştır, dilencilerin verdiğiyle yaşarlar. Altıncı beyitte vefa olmadığı ve hâllerini anlatacak yüzlerinin kalmadığı söylenir.

Bir Savunmanın Şiiri

Nesirde Temür'e "İy sâhib-kırân, bize merhamet it kim gâyet mazlûmlaruz" diye yalvaran beylerin sözü, burada bir şikâyet manzumesine dönüşür. Âşıkpaşazâde bu beyitleri bir önceki sitemle yan yana koyarak, Ankara öncesi Anadolu'nun karmaşık durumunu iki yönden gösterir: bir yanda beylerin mağduriyet iddiası, öbür yanda onların kışkırtmasının yol açtığı yıkım. Dördüncü beyitteki "Degüldür bir kılımuz aña 'âsî" sözü, bu beylerin Osmanlı'ya isyan etmediklerini, yalnız mülklerini kaybettiklerini ileri sürer. Redif "-ası/-ası", kafiye "kıyâsı, yası, palâsı, halâsı, 'âsî, yiyesi, diyesi" sözleriyle kurulur. "Palâs", Bursa tekfurunun teslim sahnesinde de geçen kaba yün giysidir; burada yurtlarını yitiren beylerin halkının yoksulluğunu anlatır.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 407-408 (çeviriyazı metin, bâb 66).