Özgün Metin
İki kötrüm sebeb oldı fesâda
Ve hem İblîs safâ virür fesâda
Hased odına yandı Rûm u Şâm gör
Ne işler işledür oldı şurada
Vegerçi bu o Sâni' masnû'ıdur
Sebeb bu iki kötrümdür burada
Bularuñ uydugı nefs-i hevâdur
Âşıkî sen var uyma bu garaza
Günümüz Türkçesiyle
1. İki kötürüm fesada sebep oldu; İblis de fesada safa verir.
2. Bak, Rum ve Şam haset ateşine yandı; burada neler işlettiler, (neler) oldu.
3. Gerçi bu (iş) o Yaratıcı'nın eseridir, ama burada sebep bu iki kötürümdür.
4. Bunların uyduğu nefsin hevesidir; Âşıkî, sen git, bu garaza uyma.
Edebî ve Tarihî Yorum
Ankara Savaşı
Temür önce Sivas'ı alır, Suriye'ye yürür ve Karabağ'da kışlar; bâbın bu kısmında Anadolu'ya döner. Ankara'da savaş başlayınca Bayezid'in yanındaki Tatar askeri ve Germiyan askeri hâyin olur. Şehzade Mustafa kaybolur, Emir Süleyman'ı paşalar savaştan çıkarır. Yazar şu cümleyi kaydeder: "Sultân Muhammed dahı Amasiyye leşkerini alup togrı Amasiyye tarafına çekildi." Bayezid kapıkulu ile yalnız kalır; Solak Karaca adlı bir kulu ona acı bir sitem eder: güvendiği oğulları, sancakbeyleri ve "serhoş vezirleri" nerededir. Bayezid atını sürüp çarpışır; Germiyanoğlu onu tanıyıp gösterir ve han yakalanır. Temür onu saygıyla karşılar, ikisi bir halının üzerinde oturur.
Amasya'dan Gelen Tanık
Manzumenin hemen ardından bir soru gelir: "İy dervîş, sen hôd ol cengde cismüñde bile degüldüñ, ya bu kıssayı kimden nakl idersin?" Yazar cevap verir: Bursa'nın Koca Nâyib denen bir naibi vardı; Bayezid'in has solaklarındandı, hanın tutulduğu sırada ve Akşehir'deki ölümünde yanındaydı. Âşıkpaşazâde onu bizzat sorguya çekmiş, Temür'ün Bayezid'i iki at arasına bağlanmış kafes gibi bir taht-ı revanla nasıl gezdirdiğini ondan öğrenmiştir. Koca Nâyib savaştan sonra Amasya'ya, Sultan Mehmed'in yanına gitmiş; Mehmed ona Amasya hisarının dizdarlığını vermiştir. Yaşlanınca II. Murad onu Bursa'ya getirtip naiplik vermiştir. Böylece Ankara anlatısı, Amasya hisarında görev yapmış bir tanığın sözüne dayanır. Mehmed Çelebi'nin bu dönemde Amasya'yı üs olarak kullanması için Fetret Devrinde Amasya ve Çelebi Mehmed sayfalarına bakılabilir.
İki Kötürüm
Manzumenin "iki kötrüm"ü, Temür'ü kışkırtan Taharten ile Germiyanoğlu'dur. "Kötrüm", eli ayağı tutmayan, sakat demektir ve burada aşağılayıcı bir sıfattır. Yazar olayın Tanrı'nın takdiri olduğunu kabul eder, ama sebebi bu ikisine bağlar ve dördüncü beyitte kendini bu garaza uymamaya çağırır. Kafiyeyi "-âda/-ada/-aza" sesi taşır: fesâda, fesâda, şurada, burada, garaza.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 412 (çeviriyazı metin, bâb 66).






