Özgün Metin
Begüñ kim ola yanındagı hâyin
Hıyânetle geçüre yılın ayın
Diye kim fursatın bulam bunuñ ben
Ki yüzin düşüre karvaya pâyın
Diler kim tutıban elin ayagın
Uşada okların u sıya yayın
Cihânuñ kende pîlin oynayanlar
Bunuñ bigi kodı erkân u âyin
Ferâgat emr-i Hak erkân u dînden
Diler kendüyi ide dünyâ bayın
Şarâbdâr İlyâs ol hâyinlık itdi
Giderdi Mustafâ'nuñ hûy u hâyın
Günümüz Türkçesiyle
1. Beyin yanında olan kim hain olursa, yılını ayını hıyanetle geçirir.
2. "Bunun fırsatını bulayım da yüzünü düşürüp ayağını yakalayayım" der.
3. Elini ayağını tutmak ister; oklarını ufalamak, yayını kırmak ister.
4. Dünyanın satrancında filini oynatanlar, bunun gibi erkân ve âyin koydular.
5. Hakk'ın emrinden, erkândan ve dinden vazgeçer; kendini dünyanın zengini yapmak ister.
6. Şarabdar İlyas o hainliği yaptı; Mustafa'nın huyunu ve hayrını (ortadan) giderdi.
Edebî ve Tarihî Yorum
İznik'te Bir Şehzade
Düzme ortadan kalkınca sıra Murad'ın küçük kardeşi Mustafa'ya gelir; seksen sekizinci bâb onun hareketlerini izler. Mustafa Hamidili'nde bulunur; Germiyanoğlu ve Karamanoğlu onu destekler. Bursa'ya yaklaşınca şehrin ileri gelenleri çok akça ve yüz parça kumaş toplar, ahilerden Ahi Yakub ve Ahi Kadem'i gönderir. Mustafa fidyeyi kabul eder. Ahiler, Mustafa'nın lalası Şarabdar İlyas'a gider: bu da padişahımızın oğludur, ama kardeşi gelip hisarı tahkim etti; babasının memleketini yabancı askere yıktırmasın, şehre de getirmesin, çünkü Karaman eskiden beri düşmandır. Şarabdar İlyas bu sözü "gâyet müvecceh" bulur, çünkü pazarlığı kesen o olmuştur; meblağı alıp bağrına basar. Mustafa İznik'e gider, İbrahim Paşa'nın sarayına konar, tımar dağıtır. Bu sırada Murad'ın paşaları lalaya gizlice haber gönderir: hünkâr ona Anadolu beylerbeyiliğini vermiştir, beratı da gönderilir; oğlanı oyalasın, onlar gelinceye kadar. Şarabdar İlyas da ne emredildiyse yapar.
Hain Lala
Kafiye sözlerinin ilki de sonuncusu da "hâyin"dir; arada bir beyin yanındaki hainin portresi çizilir. Yılını ayını hıyanetle geçirir, fırsat bulup efendisinin yüzünü düşürmeyi, ayağını yakalamayı ister; okunu ufalamak, yayını kırmak ister. Dördüncü beyit satranç imgesine döner: dünyanın satrancında fili oynatanlar bu erkânı ve âyini koymuştur. Beşinci beyit hainin asıl amacını adlandırır: dünya zengini olmak. İsim altıncı beyitte verilir: Şarabdar İlyas. Bu sert hüküm, bir sonraki bâbda anlatılacak olayı önceden haber verir: Şarabdar İlyas Mustafa'yı kucağına alıp kardeşine teslim edecektir. Redif "-ayın/-âyın": hâyin, ayın, pâyın, yayın, âyin, bayın, hâyın.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 439 (çeviriyazı metin, bâb 88).






