Amasya'ya sancakbeyi olarak gelen iki şehzade, Mustafa ile Bayezid, Belîğî Mehmed Çelebi'ye hem kalem hem meclis yeri vermiş; Belîğî ikisinin de düşüşünü yakından görmüştür. Babası, Şehzade Ahmed'in Amasya meclisinde okuyuşuyla tanınan müezzin ve şair Şermî Osman Çelebi'dir. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi'ndeki kısa maddeye göre darphane kâtipliğinden Şehzade Mustafa'nın divan kâtipliğine, oradan Sultan Bayezid evkafı kâtipliğine ve Şehzade Bayezid'in nedimliğine geçmiş, 969 (1561-62) yılında ölmüştür. Hüsameddin onu şair, kâtip, sesi ve okuyuşu güzel, nükteci ve musikiden anlayan biri olarak tanıtır; şiirinden bir örnek ise kitaba girmemiştir.
Amasya Tarihi'ndeki Madde
Yedinci ciltte, "be" harfiyle başlayan adlar arasında yer alan Belîğî Mehmed Çelebi-Şermîzâde maddesi üç kısa paragraftan ibarettir:
Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Ahmed şu'arâsından Amasyalı Şermî Osmân Çelebi bin Mehmed Çelebi mahdûmudur. Amasya'da iktisâb-ı me'ârif edib darphâne kâtibi iken Şehzâde Sultân Mustafa Amasya'ya vâlî olarak geldikde takdîm etdiği kasîdesini beğenip dîvân kâtibi yaptı.
On beş yıl kadar müşârün-ileyhin dîvânında kitâbet ve müşârün-ileyhe münâdemet edib 960 senesi şevvâlinde Sultân Mustafa'nın şehâdeti üzerine menkûb ve 961'de Sultân Süleyman Hân'ın Amasya'yı teşrîfinde Sultân Bâyezîd evkâfı kâtibi oldu.
965'de Şehzâde Sultân Bâyezîd'ın Amasya'ya vâlî olup geldiği zaman nedîm-i hâssı olduysa da 967'de menkûb ve 969'da merhûm oldu. Şâ'ir, kâtib, savt ü edâsı güzel, lâtîfe-gû, mûsîkişinâs idi.
Bugünkü Türkçeyle: Amasya valisi Şehzade Sultan Ahmed'in şairlerinden Amasyalı Şermî Osman Çelebi bin Mehmed Çelebi'nin oğludur. Amasya'da öğrenim gördü; darphane kâtibiyken Şehzade Sultan Mustafa Amasya'ya vali olarak gelince ona bir kaside sundu, şehzade kasideyi beğenip onu divan kâtibi yaptı. On beş yıl kadar şehzadenin divanında kâtiplik ve nedimlik etti; 960 yılının Şevval ayında Sultan Mustafa'nın şehit edilmesi üzerine gözden düştü, 961'de Sultan Süleyman Han Amasya'ya geldiğinde Sultan Bayezid vakıflarının kâtibi oldu. 965'te Şehzade Sultan Bayezid Amasya'ya vali olarak geldiğinde onun has nedimi olduysa da 967'de yine gözden düştü ve 969'da öldü. Şair, kâtip, sesi ve okuyuşu güzel, nükteli söz söyleyen, musikiden anlayan biriydi.
Hayatı
Mehmed Çelebi, dedesinin adını taşıyordu; Hüsameddin babası Şermî'yi "Mehmed Çelebi oğlu" diye kaydeder ve Şermî'nin oğullarını Mehmed ile Mahmûd olarak sayar. Doğum yılı bilinmez. İlk görevi olan darphane kâtipliği, Amasya'nın XVI. yüzyılda para basılan şehirlerden biri olduğunu hatırlatır; Hüsameddin bu kâtipliğin hangi yıllara düştüğünü yazmaz. Şehzade Mustafa'nın Amasya'ya gelişi çoğu çalışmada 948 (1541) yılına konur. Belîğî'nin yükselişi, aynı şehzadenin divanında kâtiplik eden Amasyalı Edâyî Receb Bey'inkine çok benzer: ikisi de şehzadeye sundukları bir kasideyle divan kâtipliğine alınmıştır. Şehzade sarayında kâtip aranırken şiirin bir tür sınav yerine geçtiği, bu iki adamın hikâyesinde açıkça görülür.
Maddedeki "on beş yıl kadar" ifadesi kronolojiyle tam örtüşmez. Mustafa'nın Amasya'ya gelişinden 960 Şevvalindeki (Eylül-Ekim 1553) ölümüne kadar geçen süre on iki yıl kadardır. Hüsameddin ya süreyi yuvarlamış ya da Belîğî'nin şehzadeye Amasya öncesinde bağlandığını düşünmüştür; kaynak bunu açıklamaz. Şehzadenin Ereğli'deki otağında öldürülmesi, onun çevresindeki kâtip ve nedimleri bir anda dağıtmıştır. Belîğî için kullanılan "menkûb" sözü, görevini kaybedip gözden düştüğünü anlatır.
Yeni görevi, Kanuni Sultan Süleyman'ın İran seferi sırasında Amasya'ya gelişine bağlanır. Hüsameddin bu yılı 961 (1554) olarak verir ve Belîğî'nin o sırada Sultan Bayezid evkafı kâtibi olduğunu söyler; aynı bilgi II. Bayezid Külliyesi imaretinin görevlileri anlatılırken de geçer. Son basamak Şehzade Bayezid'in Amasya valiliğidir. Hüsameddin bu gelişi 965'e koyar; şehzadenin şehre girişi ise başka çalışmalarda Aralık 1558'e, yani 966 yılının başlarına tarihlenir. Bayezid'in kardeşi Selim'le çatışıp 1559'da Amasya'dan ayrılması ve İran'a kaçması, Belîğî'nin ikinci kez "menkûb" olmasının arka planı olmalıdır. İki yıl sonra, 969'da (1561-62) ölmüştür.
Şiiri
Divan kâtipliğini borçlu olduğu kasidenin ne adı ne de bir beyti kayda geçmiştir. Hüsameddin'in açıkça şair saydığı bu adamdan kitabın başka sayfalarında da bir dizesine rastlanmaz; Belîğî'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Elde kalan, şiirden çok sesine dair bir iz sayılabilir. "Savt ü edâsı güzel" ve "mûsîkişinâs" nitelemeleri babası Şermî için kullanılan sözlerin neredeyse aynısıdır; Şermî de Bayezid Camii'nin sesiyle tanınan başmüezzinlerindendi. Baba ile oğul arasındaki bu benzerlikten, Belîğî'nin şehzade meclislerinde şiir söylemekten çok okuyan, makam bilen bir musahip olarak da sevildiği sonucu çıkarılabilir.
Kaynakların Durumu
Belîğî mahlası yalnız bu Amasyalıya ait değildir. Kınalızâde Hasan Çelebi'nin tezkiresindeki Belîgî, İstanbullu, yeniçeri kuloğullarından bir şairdir ve tezkirede kahve üzerine yazdığı ünlü bir gazelle anılır; Amasya ile bir bağı gösterilmez. Hüsameddin'in maddesi de Kınalızâde'ye ya da başka bir tezkireye dayandığını söylemez. Bugünkü bilgiler bütünüyle Amasya Tarihi'ne dayanır ve başka bir kaynakla doğrulanamamıştır.
Kronoloji
948 (1541): Şehzade Mustafa Amasya sancakbeyi olur; Belîğî ona sunduğu kasideyle divan kâtibi olur.
Şevval 960 (Eylül-Ekim 1553): Şehzade Mustafa öldürülür; Belîğî görevini kaybeder.
961 (1554): Kanuni'nin Amasya'da bulunduğu sırada Sultan Bayezid evkafı kâtibi olur.
965 (1557-58): Hüsameddin'e göre Şehzade Bayezid Amasya'ya gelir ve Belîğî onun has nedimi olur.
967 (1559-60): Yeniden gözden düşer.
969 (1561-62): Ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 537-538 (e-kitap s. 425), "Belîğî Mehmed Çelebi-Şermîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page425.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 95-96 (e-kitap s. 388), "Şermî Osmân Çelebi-Hâfız" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page388.html
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-Şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017, s. 240-241 ("Belîgî" maddesi).
Çevrimiçi kaynaklar
