Garip Hüseyin lakabıyla tanınan arabacı Hüseyin, 6 Temmuz 1943'te Amasya'da konservatuvarın derlemecilerine beş parça okudu; "Bülbül" bunlardan biridir. Fişte soyadı yazılmamış, adı yalnızca "Hüseyin" diye geçer; mesleği ve lakabı icracı listesine not edilmiştir. Kataloğa geçen ilk dize ise üç noktayla başlar: fişi okuyan Celal Volkan Kaya dizenin başını çözememiş, yalnız "…nıḫdur golelim neynesem netsem" kısmını aktarabilmiştir. Kayıt 1114/B-2 numaralı plak yüzündedir. TRT repertuvarında karşılığı olmayan türkünün ne sözlerinin tamamı ne de notası yayımlandı.

Künye

  • Repertuvar no: yok; TRT repertuvarında Amasya yöresine kayıtlı değildir
  • Yöre: Amasya merkez (katalogda köşeli parantezle, tahminî kayıt yeri)
  • Kaynak kişi: Hüseyin, lakabı Garip Hüseyin; arabacı, memleketi Amasya merkez, fişteki doğum yılı Rumî 1306 (1890 dolayı); çalgısı katalogda tahminen saz
  • Derleyen: Halil Bedii Yönetken, Muzaffer Sarısözen, Rıza Yetişen (Ankara Devlet Konservatuvarı)
  • Derleme tarihi: 6 Temmuz 1943
  • Arşivdeki yeri: eski Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi (bugün Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda), plak 1114/B-2; Kaya kataloğunda sıra 3627
  • Tür: türkü
  • Makam, usul: bilinmiyor
  • Söz ve müzik: anonim olarak kaydedilmiş
  • Kaynak bağlantısı: TRT kaydı yoktur; künye için Ankara Devlet Konservatuvarı kataloğu
  • Genel yazı: Yeşilırmak'ın Ezgisi

Sözleri

Fişten aktarılabilen parça, katalogcunun yazımıyla şudur:

…nıḫdur golelim neynesem netsem

"Neynesem netsem", ağızda "ne eylesem, ne etsem" demektir ve çaresizliği anlatan bir söyleyiştir. "Golelim" kelimesinin okunuşu da anlamı da belirsizdir; dizenin baştaki eksik kısmı bilinmeden ne dediği söylenemez, bülbülle bağı da bu parçadan anlaşılmaz. Basılı hiçbir derlemede sözlerin bütünü ya da nota yer almaz; plağın kendisi, bugün Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda bulunan Folklor Arşivi malzemesi içinde, 1943 kayıtları arasında durur. Kaya 2014'te arşive girmeye izin alamadığını, kataloğu TRT'ye 1970'lerde verilmiş fiş kopyalarından çıkardığını yazar.

Hikâyesi

Parçaya "Bülbül" adını kimin verdiği, Hüseyin'in mi yoksa fişi dolduran derlemecinin mi, bilinmiyor. Türkünün nerede, kim için ya da hangi olay üzerine söylendiği konusunda basılı kaynaklar da susuyor.

Müzikal Özellikleri

Ezginin dizisi, usulü ve yapısı hakkında elde bilgi bulunmuyor. İcracı listesinde Garip Hüseyin'in çalgısı köşeli parantez içinde saz olarak gösterilir; fişte açıkça yazılmadığı, katalogcunun çıkarımı olduğu anlaşılır. Dolayısıyla türküyü sazla mı, yalnız sesle mi okuduğu da kesin değildir.

Okuyanlar ve Kayıtlar

Garip Hüseyin o gün ekibe beş parça okumuştur ve hepsi art arda plaklara geçmiştir: "Güzelin(?) yaylası tekerin beli" diye başlayan bir bozlak, "Gafil idim bağladılar kolumu" diye açılan "Beypazarı Havası", "Berber dükkanına vardım" dizesiyle başlayan "Berber", bu "Bülbül" ve "Coşgun sular gibi çağlayub aḫma" diye başlayan ikinci bir bozlak. Bunların hiçbiri TRT repertuvarına Amasya adıyla girmemiştir. Aynı gün kaydedilen öbür icracılardan Zekeriya Demiray'ın okuduğu Bayatı (Atüstü Bayatı) ayrı bir sayfada anlatılmıştır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar