Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Gezdim şu âlemi bir kez gülmedim
Çok imiş kusurum dahi bilmedim
Şu dünyanın bir sefasın sürmedim
Nazlı yarden ayrı düştüm ağladım
Yâri olmayanın yarası yoktur
Sadık dost olanın ervahı paktır
Dinleyin ariften söyleten hak’tır
Nazlı yarden ayrı düştüm ağladım
Vermişim meylimi merdoğlu merde
Sabreyle hey gönül dayan bu derde
Ezelden verilmiş ikrarlar nerde
Nazlı yarden ayrı düştüm ağladım
İkrarını bilen imanın bilir
Yaradan cümlenin gönlünce verir
Sağ olan başlara gör neler gelir
Nazlı yarden ayrı düştüm ağladım
DERVİŞOĞLU çeker ayrılık derdi
Dost bize bir kelam bergüzar verdi
Satıcı sarraftır alanlar erdi
Nazlı yarden ayrı düştüm ağladım

Günümüz Türkçesiyle

1. Şu dünyayı dolaştım, bir kez olsun gülmedim; kusurum çokmuş, bunu bile bilmedim. Bu dünyanın bir gün olsun safasını sürmedim; nazlı yarden ayrı düştüm de ağladım.

2. Yari olmayanın yarası da yoktur; sadık dost olanın ruhu temizdir. Dinleyin, arifin ağzından söyleten Hak'tır; nazlı yarden ayrı düştüm de ağladım.

3. Gönlümü mert oğlu merde, yani gerçek bir ere bağlamışım; ey gönül, sabret, bu derde dayan. Ezelde verilmiş ikrarlar nerede kaldı; nazlı yarden ayrı düştüm de ağladım.

4. İkrarını bilen, imanını da bilir; Yaradan herkese gönlüne göre verir. Bakın, sağ kalanların başına neler gelir; nazlı yarden ayrı düştüm de ağladım.

5. Dervişoğlu ayrılık derdini çeker; dost bize hatıra olarak bir söz verdi. Satıcı sarraftır, bu sözü alanlar da erenlerdir; nazlı yarden ayrı düştüm de ağladım.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Deyiş beş dörtlükten kurulu bir koşmadır ve on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir (hece sayımı bizimdir). İlk dörtlükte ilk üç dize "gülmedim, bilmedim, sürmedim" sözleriyle kendi aralarında kafiyelenir; sonraki dörtlüklerde de ilk üç dize kendi kafiyesini kurar ("yoktur, paktır, hak'tır"; "merde, derde, nerde"; "bilir, verir, gelir"; "derdi, verdi, erdi"). Her dörtlüğün sonunda "Nazlı yarden ayrı düştüm ağladım" dizesi değişmeden tekrar edilir ve deyişe bir nakarat gibi bağlanır. Mahlas son dörtlükte geçer. Deyişin ne zaman söylendiği bilinmez.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyişin konusu ayrılıktır, ama "nazlı yar" yalnız dünyevi bir sevgili diye okunamaz. Üçüncü dörtlükte gönlün "merdoğlu merde" bağlandığı söylenir ve hemen ardından ezelde verilmiş ikrarlar anılır; Alevî-Bektaşî yolunda ikrar, talibin mürşidine ve yola verdiği sözdür. Bu yüzden ayrılık acısı, bir mürşitten ya da yol kardeşlerinden uzak düşmenin acısı olarak da okunabilir. Dördüncü dörtlükteki "İkrarını bilen imanın bilir" dizesi, yol ahlakını imanla bir tutan anlayışın kısa bir ifadesidir.

Son dörtlük, âşığın kendi sözüne bakışını gösterir. Dostun bıraktığı söz bir emanettir; onu satan sarraf, alanlar da erenlerdir. Sarraf ve mal imgesi halk şiirinde değerli sözün herkese verilmeyeceğini, ancak kıymet bilene ulaşacağını anlatmak için kullanılır. İkinci dörtlükteki "Dinleyin ariften söyleten hak'tır" dizesi de âşığın sözünü kendi buluşu saymadığını, onu Hak'tan gelen bir söyletme diye gördüğünü anlatır.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

Kitaplar

  • Ali Cem Akbulut, Gazilerovacığı Âşıkları, İstanbul: KaraMavi Yayınları, 2010; metin: "Dervişoğlu", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019, şiir no. 1. https://www.deyisler-nefesler.com/dervisoglu/

Çevrimiçi kaynaklar