Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Dervişoğlu herdem devam eyliyon
Pirin himmetiyle kelam söylüyon
Hakkın tellallığın ikrar eyliyon
Her daim bu yola çalışmalıdır
Bu yolda çalışan mahrum mu kalır
Efendim cömerttir halimden bilir
Cevahir taşının kıymeti m’olur
Her daim bu yola çalışmalıdır
Bu yola çalışmak erenler işi
Erenler seyrinde gördüler düşü
Hızır Nebi sevenlerin yoldaşı
Her daim bu yola çalışmalıdır
Dostun bahçesinde açılan güller
Bu yol Ali’nindir ne bilsin körler
Hüseyin aşkına öten bülbüller
Her daim bu yola çalışmalıdır
DERVİŞOĞLU herdem yola çalışır
Erenlerin sırasına karışır
Can arzular herdem böyle buluşur
Her daim bu yola çalışmalıdır
Günümüz Türkçesiyle
1. Dervişoğlu, sen her an bu yola devam ediyorsun; pirin himmetiyle söz söylüyorsun. Hakk'ın tellallığını, yani onun sözünü duyurmayı ikrar ediyorsun; her zaman bu yolda çalışmak gerekir.
2. Bu yolda çalışan mahrum kalır mı; efendim cömerttir, halimi bilir. Bir cevher taşının kıymeti olur mu, onu bilen olmadıkça? Her zaman bu yolda çalışmak gerekir.
3. Bu yolda çalışmak erenlerin işidir; erenler seyirlerinde bu rüyayı gördüler. Hızır Nebi, sevenlerin yol arkadaşıdır; her zaman bu yolda çalışmak gerekir.
4. Dostun bahçesinde güller açılır; bu yol Ali'nin yoludur, körler bunu ne bilsin. Hüseyin aşkına bülbüller öter; her zaman bu yolda çalışmak gerekir.
5. Dervişoğlu her an yolda çalışır, erenlerin sırasına katılır. Can her zaman arzular, böyle buluşur; her zaman bu yolda çalışmak gerekir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş dörtlüklü bir koşmadır, ölçüsü on birli hecedir (hece sayımı bizimdir). Her dörtlüğün ilk üç dizesi kendi aralarında kafiyelidir ("eyliyon, söylüyon, eyliyon"; "kalır, bilir, olur"; "işi, düşü, yoldaşı"; "güller, körler, bülbüller"; "çalışır, karışır, buluşur"), dördüncü dize ise "Her daim bu yola çalışmalıdır" sözüyle her dörtlükte aynen tekrarlanır. Deyişin dikkat çeken yanı, mahlasın hem ilk hem son dörtlükte geçmesidir: âşık ilk dörtlükte kendine "sen" diye seslenir, son dörtlükte kendinden üçüncü kişi olarak söz eder. "Eyliyon, söylüyon" gibi biçimler yöre ağzının izini taşır.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş bir öğüt şiiridir ve ana kavramı "yola çalışmak"tır, yani yolun gereklerini emek vererek yerine getirmek. Âşık bunu önce kendine söyler: o, pirin himmetiyle konuşan ve Hakk'ın tellallığını üstlenmiş biridir. Tellal, çarşıda bir haberi yüksek sesle duyuran kişidir; Hak sözünü halka ileten âşık için güzel bir benzetmedir.
İkinci dörtlükteki "Cevahir taşının kıymeti m'olur" dizesi iki türlü okunabilir: değerli taşın kıymetinin ancak bilen tarafından anlaşılacağı ya da emek verilmeden bir cevherin değer kazanamayacağı. Dördüncü dörtlükte deyiş açıkça Alevî inancına bağlanır: yol Ali'nin yoludur, bülbüller Hüseyin aşkına öter, "körler" ise bu yolu göremeyenlerdir. Hızır'ın sevenlere yoldaş oluşu, Anadolu halk inancında darda kalana yetişen Hızır anlayışını yansıtır.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Necdet Kurt, "Zakirlik Geleneğinin Kökenleri ve Amasya Yöresinin İz Bırakan Zakirleri", Geçmişten Günümüze Uluslararası Dinî Mûsikî Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Amasya: Amasya Üniversitesi, 2017, s. 115. https://isamveri.org/pdfdrg/G00310/2017/2017_KURTN.pdf
- Haluk Yücel, "Merzifonlu Âşık Musa Aslan Türkülerinin Müzikal Analizi", Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Sciences, 8(53), 2021, s. 31-56. https://sobider.com/files/sobider_makaleler/6399117e-ec1c-4d60-a836-1d355be50f24.pdf
Kitaplar
- Ali Cem Akbulut, Gazilerovacığı Âşıkları, İstanbul: KaraMavi Yayınları, 2010; metin: "Dervişoğlu", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019, şiir no. 3. https://www.deyisler-nefesler.com/dervisoglu/
Çevrimiçi kaynaklar





