Özgün Metin

Ölçü: 8'li hece ölçüsü

Yerden göğe hayıf oldu
Eyvah göçtü Türk atası
Millet-İslâm yetim kaldı
Eyvah göçtü Türk atası
Her diyara nâme yazdırdı
Tiren-Teyyare düzdürdü
Kurdu koyunla gezdirdi
Eyvah göçtü Türk atası
Cenk bayrağın dikerdi
Yeryüzüne kan dökerdi
Düşmanlar korkusun çekerdi
Eyvah göçtü Türk atası
Böyle aslana felek kıydı
Fevt haberin âlem duydu
Vatan halkı yasa girdi
Eyvah göçtü Türk atası
Arşın horazları öttü
Arkasından ecel yetti
Dünyadan ahrete gitti
Eyvah göçtü Türk atası
Ah idelim ağlayalım
Cümlemiz kara bağlayalım
Bu dünyayı neyleyelim
Eyvah göçtü Türk atası
Düşman için gam yemezdi
Bin kâfire bir demezdi
Öcün alırdı koymazdı
Eyvah göçtü Türk atası
Devlet kuşu herdem uçmaz
Ahmak hamı-hası seçmez
Böyle şahpaz ele geçmez
Eyvah göçtü Türk atası
Asırında eyilik gördük
Çok zevk ile safa sürdük
Şimdi yas-mateme girdik
Eyvah göçtü Türk atası
Hissiyet eserin söyleyim
Binde birin vasf eyleyim
Mülâkat olmadı neyleyim
Eyvah göçtü Türk atası
Rençberden öşür kaldırdı
Ülke halkını güldürdü
Cihanı adı ile doldurdu
Eyvah göçtü Türk atası
Askerlik iki yıl oldu
Kadınlardan çocuk doğdu
Vatan şenlik ile doldu
Eyvah göçtü Türk atası
Millet yoklama olunur
İçinde dertli bulunur
Bedava ilâç alınır
Eyvah göçtü Türk atası
Hakkı iptal olmaz hâşâ
Gâzi,İsmet, Feyzi paşa
Hükmü geçer dağa taşa
Eyvah göçtü Türk atası
1881.de dünyâya geldi
Otuzsekizde vefat oldu
Ankarada defn olundu
Eyvah göçtü Türk atası
Muabbirler tavarık kılsın
Dünyada adı anılsın
Durağı cennet alâ olsun
Eyvah göçtü Türk atası
Meclis-mebusan sağ olsun
Cihanda yüzleri ak olsun
Kast edenler belâsın bulsun
Eyvah göçtü Türk atası
Âşık FEDAYİ ahu çak eder
Gece gündüz eyler keder
Söylene ta kıyamete kadar
Eyvah göçtü Türk atası

Günümüz Türkçesiyle

1. Yerden göğe yazık oldu; eyvah, Türk'ün atası göçtü. İslâm milleti yetim kaldı; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

2. Her diyara mektup yazdırdı, tren ve uçak yaptırdı, kurdu koyunla bir arada gezdirdi; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

3. Savaş bayrağını dikerdi, yeryüzünde kan dökerdi, düşmanlar ondan korkardı; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

4. Felek böyle bir aslana kıydı, ölüm haberini bütün âlem duydu, vatanın halkı yasa girdi; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

5. Arş'ın horozları öttü, ardından ecel yetişti, dünyadan ahirete gitti; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

6. Ah edelim, ağlayalım, hepimiz kara bağlayalım; bu dünyayı neyleyelim; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

7. Düşman için kaygı çekmezdi, bin kâfire "bir" demezdi, öcünü alırdı, bırakmazdı; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

8. Devlet kuşu her zaman uçup konmaz; ahmak olan hamı hastan ayıramaz; böyle bir şahbaz ele geçmez; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

9. Onun çağında iyilik gördük, büyük bir zevkle safa sürdük; şimdi yasa, mateme girdik; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

10. Duygularımın eserini söyleyeyim, vasfının binde birini anlatayım; onunla görüşmek nasip olmadı, ne yapayım; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

11. Çiftçinin sırtından öşrü kaldırdı, ülkenin halkını güldürdü, cihanı adıyla doldurdu; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

12. Askerlik iki yıl oldu, kadınlardan çocuklar doğdu, vatan şenlikle doldu; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

13. Millet muayeneden geçirilir; içinde dertli, hasta olan bulunursa ilacı bedava alınır; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

14. Hakkı asla yok sayılamaz; Gazi, İsmet ve Fevzi Paşa'nın hükmü dağa taşa geçer; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

15. 1881'de dünyaya geldi, otuz sekizde vefat etti, Ankara'da defnolundu; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

16. Tarihçiler onun tarihini yazsın (mısraın okunuşu kesin değildir), dünyada adı anılsın, durağı yüce cennet olsun; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

17. Meclis-i Mebusan sağ olsun, cihanda yüzleri ak olsun, kötülük kastedenler belasını bulsun; eyvah, Türk'ün atası göçtü.

18. Âşık Fedâî ah edip yakasını yırtar, gece gündüz keder çeker; kıyamete kadar söylensin: eyvah, Türk'ün atası göçtü.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Kaynakta "Atatürk'ün ölümü üzerine çok kederlenmiş ve şu aşağıdaki kelâmı yazmıştır" açıklamasıyla verilen ağıt on sekiz dörtlükten oluşur ve sekizli hece ölçüsüyle söylenmiştir. Her dörtlüğün son dizesi "Eyvah göçtü Türk atası" nakaratıdır; ilk dörtlükte bu dize ikinci sırada da yer alır. Dörtlüklerin ilk üç dizesi kendi aralarında kafiyelidir ("düzdürdü, gezdirdi", "dikerdi, dökerdi, çekerdi", "kıydı, duydu, girdi" gibi). Bu yapı, halk ağıtlarının ve semailerin bilinen düzenidir. Mahlas son dörtlükte geçer. Kaynaktaki dizgide on beşinci dörtlüğün ilk dizesindeki yıl "I88l" biçiminde basılmıştır; metinde "1881" olarak düzeltilmiştir. Şiir, kaynakta "Atatürk için ve Cihan Harbi'ne, Amasya'ya yazılanlardan örnekler" başlığı altındaki şiirlerin üçüncüsüdür.

Anlam ve Söz Sanatları

Ağıt, bir yandan geleneksel yas kalıplarını kullanır: yerin göğün yazıklanması, felekin bir aslana kıyması, Arş'ın horozlarının ötüşü, kara bağlamak, yaka yırtmak. Öte yandan Cumhuriyet'in ilk yıllarının uygulamalarını bir köylünün gözünden sayar. Çiftçiden öşrün, yani 1925'te kaldırılan aşar vergisinin alınmaması, askerlik süresinin iki yıl olması, hastaların ilacının bedava verilmesi, ülkeye tren ve uçağın gelmesi bu dörtlüklerde doğrudan anılır. "Kurdu koyunla gezdirdi" deyimi, güvenliği ve düzeni anlatan eski bir halk söyleyişidir. Sekizinci dörtlükteki "devlet kuşu", başına konduğu kişiye talih getirdiğine inanılan masal kuşudur; ozan böyle bir şahbazın kolay ele geçmeyeceğini söyler.

Onuncu dörtlükteki "Mülâkat olmadı neyleyim" dizesi, şiire kişisel bir ses katar: ozan Mustafa Kemal'i hiç görememiş olmanın üzüntüsünü dile getirir. On beşinci dörtlükte doğum ve ölüm yılları ile defin yeri bir kitabe gibi kayda geçirilir. Bu ayrıntılar, şiirin ölümün hemen ardından, haberin taze olduğu günlerde söylendiğini düşündürür.

Tarihî Bağlam

Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938'de öldü. Fedâî Baba ise 26 Ekim 1940'ta vefat ettiğine göre, ağıt ozanın ömrünün son iki yılına aittir. Cafer Özdemir divanda Atatürk konulu şiirlerin bulunduğunu belirtir; bu ağıt, Amasya kırsalında yaşamış bir Alevî-Bektaşî âşığının Cumhuriyet'in kurucusuna ve onun yeniliklerine nasıl baktığını gösteren bir belge değeri taşır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar