Özgün Metin
Biz İslâm-ız dini ba’tıl olanlardan değiliz
Küfrü dalâlet bahrine dalanlardan değiliz
Vahidül gâffar sığınmışız sıtk ile
Özümüzü Hak’tan ayrı bilenlerden değiliz
Alemi serçe miktarı kendiyi Anka gözeten
Gururuna mağlup dan Yunanlılardan değiliz
Aslımız Türk, neslimiz Türk, Türk milleti derler bize
Birimiz bin kâfirden dönenlerden değiliz
Sinemiz siper edip adûya karşı durmuşuz
Şüphesiz Gâziyiz mürdar olanlardan değiliz
Bütün dünya düşman olsa zerre yoktur havfimiz
Cenk taarruzundan geri kalanlardan değiliz
Der FEDAYİ çalışırız aduların fethine
Nefis peşinde ber hava gezenlerden değiliz
Günümüz Türkçesiyle
1. Biz Müslümanız; dini batıl olanlardan değiliz. Küfrün ve sapkınlığın denizine dalanlardan değiliz.
2. Tek ve bağışlayıcı olan Allah'a içtenlikle sığınmışız; kendi özümüzü Hak'tan ayrı bilenlerden değiliz.
3. Serçe kadar olduğu hâlde kendini Anka kuşu sanan, kendi gururuna yenik düşen Yunanlılardan değiliz.
4. Aslımız Türk'tür, neslimiz Türk'tür, bize Türk milleti derler; birimiz bin kâfirden geri dönenlerden değiliz.
5. Göğsümüzü siper edip düşmana karşı durmuşuz; şüphesiz gaziyiz, mundar olanlardan değiliz.
6. Bütün dünya düşman olsa zerre kadar korkumuz yoktur; savaşta saldırıdan geri kalanlardan değiliz.
7. Fedâî der ki: düşmanların yenilmesi için çalışırız; nefsin peşinde havaya uyup gezenlerden değiliz.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir yedi beyitlik, gazel düzeninde bir manzumedir. Matlaın iki mısraı ve sonraki beyitlerin ikinci mısraları "-lardan/-lerden değiliz" redifiyle biter; kafiye "olan, dalan, bilen, Yunanlı, dönen, olan, kalan, gezen" kelimelerindeki "-an/-en" sesine dayanır. Mısraların hece sayısı düzenli değildir. Mahlas son beyitte geçer. Kaynakta şiir, "Atatürk için ve Cihan Harbi'ne, Amasya'ya yazılanlardan örnekler" başlığı altında verilen üç şiirin ikincisidir.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiir, olumsuz bir redifle kurulmuş bir kimlik beyanıdır: ozan "biz şunlardan değiliz" diyerek kim olduklarını tersinden tanımlar. İlk iki beyit dinî kimliği, sonraki beyitler millî kimliği öne çıkarır. Üçüncü beyitte Yunanlılar, serçe kadar olduğu hâlde kendini efsanevi Anka kuşu sanan bir varlığa benzetilir; bu, divan ve halk şiirinde kibri anlatmak için kullanılan bir karşıtlıktır. Dördüncü beyitteki "Aslımız Türk, neslimiz Türk, Türk milleti derler bize" mısraı, bir Alevî-Bektaşî ozanının dilinde Türklük bilincinin açıkça dile geldiği yerdir.
İkinci beyitte "özümüzü Hak'tan ayrı bilenlerden değiliz" demesi, savaş ve millet konulu bir şiirde bile ozanın vahdet düşüncesinden ayrılmadığını gösterir. Cafer Özdemir, Fedâî'nin vahdet-i vücut anlayışını benimsediğini ve baktığı her yerde Allah'ı gördüğünü söylediği şiirlerini örnekler. Son beyitte düşmanla savaşmak ile nefisle savaşmak yan yana getirilir.
Tarihî Bağlam
Yunanlılara yapılan doğrudan gönderme ve "göğsümüzü siper edip düşmana karşı durmuşuz" mısraı, şiirin Millî Mücadele yıllarında, Yunan ordusunun Anadolu'daki ilerleyişi sırasında ya da hemen ardından söylendiğini düşündürür. Kaynaklarda şiirin tarihi verilmez; bu tarihlendirme metnin içeriğine dayanan bir çıkarımdır.
Kaynakça
- Abdullah Çelebi, Amasya'lı Fedayi Baba Divanı, İstanbul: Can Yayınları, 1991; metin: "Fedayi (Amasyalı)", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019, şiir no. 15. https://www.deyisler-nefesler.com/fedayi-amasyali/
- Cafer Özdemir, "Hak Âşığı Amasyalı Fedâî Baba ve Tasavvuf Kültürü", Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, 83, 2017, s. 125-148 (s. 138-139). https://dergipark.org.tr/tr/pub/tkhcbva/issue/71937/1157386
Çevrimiçi kaynaklar






