Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Gel ey kardeş hacı olmak dilersen
Hakikatte kâbe veçhi Ademdir
Küllü masivayı kalpten silersen
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir
Fesemme veçhullah buyurdu Halik
Bu ayet manasın bilmez halâyık
Bilir bu rümuzu Ehl-i Maşayih
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir
Nedir Beytullahta ihram giyinmek
Eğnindeki esvapların soyunmak
Maksat küllü günahlardan arınmak
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir
Beyti Tavaf edip Zemzemden içmek
Beytül A’lemiynden Sür’atle geçmek
Manayı hattı üstüva ilmini seçmek
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir
Çıkıp Arafata münacaat kılmak
Kurban zecreyleyip Mina’ya gelmek
Şeytanı taşlamak cehaleti yenmek
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir
Fakihler mescidde Namaz kıldırır
Cemaati sırf kendüne uydurur
Ahirinde halka yüzün döndürür
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir
Ey FEDAYİ sen bir mürşid bulursun
Kâbe’nin sırrını anlar bilirsin
Meramın ol ise Hacı olursun
Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir!

Günümüz Türkçesiyle

1. Gel ey kardeş, hacı olmak istiyorsan, bil ki hakikatte Kâbe insanın yüzüdür. Allah'tan başka her şeyi kalbinden silersen, hakikatte Kâbe insanın yüzüdür.

2. Yaratan "Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır" buyurdu; halk bu âyetin anlamını bilmez. Bu remzi şeyhler, yol ulularını bilir: hakikatte Kâbe insanın yüzüdür.

3. Beytullah'ta ihram giymek nedir? Sırtındaki giysileri soyunmaktır. Amaç bütün günahlardan arınmaktır; hakikatte Kâbe insanın yüzüdür.

4. Kâbe'yi tavaf edip zemzemden içmek, âlemlerin evinin önünden hızla geçmek, "hatt-ı istivâ" ilminin anlamını kavramaktır; hakikatte Kâbe insanın yüzüdür.

5. Arafat'a çıkıp Allah'a yalvarmak, kurban kesip Mina'ya gelmek, şeytanı taşlamak cehaleti yenmektir; hakikatte Kâbe insanın yüzüdür.

6. Fakihler mescitte namaz kıldırır, cemaati yalnızca kendilerine uydururlar; ama sonunda yüzlerini halka döndürürler. Hakikatte Kâbe insanın yüzüdür.

7. Ey Fedâî, bir mürşit bulursan Kâbe'nin sırrını anlar, bilirsin. Muradın bu ise hacı olursun; hakikatte Kâbe insanın yüzüdür.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Yedi dörtlüklü bu koşma on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir. "Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir" dizesi her dörtlüğün sonunda tekrarlanan nakarattır, ilk dörtlükte ikinci dize olarak da yer alır. Mahlas son dörtlükte geçer. Cafer Özdemir bu son dörtlüğü divanın 60. sayfasından "Ey Fedâî sen bir mürşit bulursun / Kâbe'nin sırlarını anlar bilirsin / Meramın ol ise hacı olursun / Hakikatte Kâbe vech-i âdemdir" biçiminde aktarır; aradaki küçük farklar ("sırrını" ile "sırlarını") Özdemir'in divandan alıntı yaparken yazım ve dil bilgisi düzeltmeleri yaptığını belirtmesiyle açıklanabilir.

Anlam ve Söz Sanatları

Şiir, haccın zahirî şartlarını tek tek sayıp her birine bâtınî bir anlam verir. İhram giymek giysilerden soyunmak ve günahtan arınmaktır; Arafat'ta yakarış, Mina'da kurban ve şeytan taşlama, cehaletin yenilmesidir. Bu eşleştirmelerin hepsi "Kâbe insanın yüzüdür" düşüncesine bağlanır. İkinci dörtlükte Bakara suresinin 115. âyetinden alınan "fe-semme vechullah" (Allah'ın yüzü oradadır) ifadesi, insan yüzünü Allah'ın tecelli ettiği yer sayan Alevî-Bektaşî ve Hurûfî anlayışın âyetteki dayanağı olarak anılır. Dördüncü dörtlükteki "hatt-ı istivâ" sözü bu çevrelerin dilinde insan yüzünü ortadan bölen çizgiye verilen addır; ozan Kâbe'yi tavaf etmeyi bu çizginin ilmini anlamakla eşleştirir. Aynı dörtlükteki "Beytül A'lemiynden sür'atle geçmek" dizesi, Kâbe çevresindeki hızlı yürüyüşe ya da Safâ ile Merve arasındaki koşuya işaret ediyor olabilir; dizenin okunuşu açık değildir.

Altıncı dörtlük şiirin en ince buluşunu taşır. Namaz kıldıran imam cemaati arkasına alır ve Kâbe'ye döner, ama namazın sonunda yüzünü cemaate çevirir. Ozan bu gündelik görüntüden yola çıkarak kıbleyi insan yüzüne bağlar ve fakihlerin şekle bağlı dindarlığını hafifçe iğneler. Son dörtlükte sırrın yolu mürşide çıkar. Özdemir'e göre mürşit, ozanın üzerinde en çok durduğu tasavvufî konudur ve Fedâî'ye göre hacca gidip Kâbe'nin anlamını kavramanın yolu da mürşitten geçer.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar