Özgün Metin
Biz Muhibbi Hanedanı Haydar-’ Kerrar’danız
Sâfi sâdık ümmeti has Ahmed-i Muhtar’danız
Rehnümamız işareti Hüccetimiz Kur’an-dır
Küntü kenz’ in sırrını keşf eyleyen esrardanız
Severiz cânı gönülden biz Ali’nin A’lini
Zümrei Ehli nâciyen sahibi ikrardanız
Düşman-ı A’li Abâya teberra eyleriz herdem
Hak aşkına Kerbelâda ser veren serverdeniz
Turabi’yiz, Rafaziyiz cümle alemden ednayız
Velâkin And-ı Mevlâda Gufran-ı Gaffar’danız
Gece gündüzde zikrimiz aklımız hemde fikrimiz
Fiyi Kurbâ’nın Kurbanıyız ismi bâ Ekber’deniz
Sorsalar kim FEDAYİ sen Mezheb’i kandesin
Has sülâle Resulullah, İmam Ca’ferdeniz
Günümüz Türkçesiyle
1. Biz, saldırıp geri dönmeyen Haydar'ın (Hz. Ali'nin) hanedanını sevenlerdeniz; seçilmiş Ahmed'in (Hz. Muhammed'in) saf, sadık ve has ümmetindeniz.
2. Bize yol gösteren onun işaretidir, delilimiz Kur'ân'dır. "Ben gizli bir hazineydim" sözünün sırrını açan sır ehlindeniz.
3. Biz Ali'nin soyunu candan, gönülden severiz; kurtuluşa eren topluluğun, ikrar vermiş olanların zümresindeniz.
4. Âl-i Abâ'nın düşmanlarından her zaman uzak dururuz; Hak aşkına Kerbelâ'da baş veren ulunun yolundanız.
5. Biz Türâbîyiz, Râfızîyiz, bütün âlemden daha aşağıyız; ama Mevlâ katında bağışlayıcı Allah'ın mağfiretine erenlerdeniz.
6. Gece gündüz zikrimiz, aklımız ve fikrimiz odur; "yakınlara sevgi" âyetinin kurbanıyız. Dizenin sonu ("ismi bâ Ekber'deniz") aktarımda açık değildir; Ali Ekber'in adına ya da "Allahu Ekber" sözüne işaret ediyor olabilir.
7. "Fedâî, sen hangi mezheptensin?" diye sorsalar: biz Resûlullah'ın has soyundan gelen İmam Câfer'in yolundanız.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi beyitlik bu şiir, beyit birimiyle ve gazel düzeninde kurulmuştur: matlaın iki mısraı ve sonraki beyitlerin ikinci mısraları "-danız/-deniz" redifiyle biter, kafiye "Kerrar, Muhtar, esrar, ikrar, server, Gaffar, Ekber, Ca'fer" kelimelerindeki "-r" sesine dayanır. Mahlas son beyitte geçer. Cafer Özdemir, Fedâî'nin medrese eğitiminin etkisiyle dörtlük ve hece ölçüsünün yanında beyit birimini ve aruz veznini de kullandığını, divan şiiri tarzındaki şiirlerinin dilinin daha ağır olduğunu belirtir; bu şiir o tarzın bir örneğidir, ancak aktarımda vezin yer yer aksamaktadır. Özdemir üçüncü beyti divanın 107. sayfasından "Severiz cânı gönülden biz Ali'nin âl'ini / Zümre-i ehl-i nâciyen sahibi ikrardanız" biçiminde aktarır.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiir bir inanç beyanıdır ve "biz" diyerek bir topluluk adına konuşur. Her beyit, Alevî-Bektaşî inancının temel kavramlarından birini anar: Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi (tevellâ), Âl-i Abâ'nın düşmanlarından uzak durmak (teberrâ), ikrar, "nâciye fırkası" ve Câferî mezhebi. Özdemir, Fedâî'nin şiirlerinde tevellâ, teberrâ, musahip, muhip, ikrar ve nâciye fırkası gibi kavramlara sıkça yer verdiğini, kurtuluşa erecek fırkanın kendileri olduğunu söylediği şiirleri bulunduğunu kaydeder. İkinci beyitteki "Küntü kenz" ise tasavvufta sık anılan "Ben gizli bir hazineydim, bilinmek istedim" kudsî sözünün başıdır.
Beşinci beyit şiirin en çarpıcı yeridir. Ozan, karşı tarafın Alevîler için kullandığı "Râfızî" adını ve Hz. Ali'nin "Ebû Türâb" lakabından gelen "Türâbî" adını kendisi üstlenir ve "bütün âlemden daha aşağıyız" diyerek alçakgönüllülüğü bir övünç hâline getirir; ama ikinci mısrada Allah katındaki bağışlanmışlıklarını hatırlatır. Bu tezat, dışlanmışlığı manevî bir yücelikle karşılayan bir tavrı yansıtır. Son beyitteki soru-cevap, mezhep sorusuna "Resûlullah'ın has soyu" ve İmam Câfer ile verilen açık bir cevaptır.
Kaynakça
- Abdullah Çelebi, Amasya'lı Fedayi Baba Divanı, İstanbul: Can Yayınları, 1991, s. 107 (üçüncü beyit); metin: "Fedayi (Amasyalı)", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019, şiir no. 11. https://www.deyisler-nefesler.com/fedayi-amasyali/
- Cafer Özdemir, "Hak Âşığı Amasyalı Fedâî Baba ve Tasavvuf Kültürü", Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, 83, 2017, s. 125-148 (s. 131, 145-146). https://dergipark.org.tr/tr/pub/tkhcbva/issue/71937/1157386
Çevrimiçi kaynaklar






