Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Tabib el çek yarelerim saraman
Dermansız bir derttir aşkın yaresi
Sen bu derdin ilacını bilemen
Söyünmez od durur aşkın küresi
Üç harf beş noktadır bu aşk denilen
Yedi iklim çâr köşede duyulan
İndallahta makbul kurban sayılan
İmam Hüseyin’dir ciğer paresi
Kerbelâ’nın şühedası yetmiş üç
Hiçbiri eylemedi Hâlikine suç
Mü’mine farz oldu Muharrem oruç
Sabreder su içmez Mü’min kanası
Bu dert bize Kerbelâ’dan mirastır
Gam ve elem Ehlüilah’a hevestir
Zeyneb’e toy düğün matemi yastır
Kan Ne boyandı Kasım kınası
Ey FEDAYİ aklın başa derersen
Yedi İklim çâr köşeyi ararsan
Adavetin temelini sorarsan
Sebeb Muaviye’dir Lânet Olası

Günümüz Türkçesiyle

1. Hekim, elini çek, yaralarımı saramazsın; aşkın yarası dermanı olmayan bir derttir. Sen bu derdin ilacını bilemezsin; aşkın ocağı sönmeyen bir ateştir.

2. Aşk denilen şey üç harf ve beş noktadır; yedi iklimde, dünyanın dört köşesinde duyulur. Allah katında makbul kurban sayılan, ciğerparesi olan İmam Hüseyin'dir.

3. Kerbelâ'nın şehitleri yetmiş üç kişidir; hiçbiri Yaradanına karşı suç işlemedi. Müminlere Muharrem orucu farz oldu; mümin sabreder, kanasıya su içmez.

4. Bu dert bize Kerbelâ'dan mirastır; gam ve elem Allah dostlarının arzusudur. Zeyneb'in düğün bayramı matem ve yastır; Kasım'ın kınası kana boyandı.

5. Ey Fedâî, aklını başına toplarsan, yedi iklimi ve dört köşeyi ararsan, bu düşmanlığın temelini sorarsan, sebep Muâviye'dir, lanet olası.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş dörtlüklü bu şiir on birli hece ölçüsüyle söylenmiş bir Kerbelâ mersiyesidir. Dörtlüklerin son dizeleri "yaresi, küresi, paresi, kanası, kınası, olası" kelimeleriyle "-ası/-esi" sesine dayanan bir kafiye kurar; ilk dörtlükte "saraman, bilemen" kendi aralarında kafiyelidir. Mahlas son dörtlükte geçer. Kaynaktaki dizgide dördüncü dörtlüğün son dizesi "Kan Ne boyandı" biçiminde basılmıştır; anlam "kana boyandı" olarak açıktır, metne dokunulmamıştır. Aynı dörtlükteki "Ehlüilah" da "Ehlullah" (Allah dostları) sözünün dizgi bozulmasıdır.

Anlam ve Söz Sanatları

Şiir, aşk ile Kerbelâ acısını birbirine bağlayarak ilerler. İlk dörtlükte hekim geri çevrilir: aşkın yarası tıbbın işi değildir. İkinci dörtlükteki "üç harf beş nokta", Arap harfleriyle yazılan "aşk" kelimesinin üç harfine ve beş noktasına işaret eden harf simgeciliğidir. Cafer Özdemir aynı ifadeyi ozanın başka bir dörtlüğünden aktarır ve bu tür harf oyunlarının anlamı yalnız ehline açmak için kullanıldığını belirtir. Ozan aşkın en yüce örneğini Allah katında kabul edilmiş bir kurban sayılan İmam Hüseyin'de görür.

Üçüncü ve dördüncü dörtlükler Alevî Muharrem geleneğinin ana unsurlarını sayar: yetmiş üç Kerbelâ şehidi, Muharrem orucu ve bu oruçta su içmekten kaçınma, Hz. Zeyneb'in yası, düğünü Kerbelâ'da yapıldığı rivayet edilen Kasım'ın kana boyanan kınası. Son dörtlükte acının sorumlusu açıkça adlandırılır. Divanın giriş yazısındaki rivayete göre Fedâî, medresedeki hocasının Muâviye'yi övmesine dayanamayıp medreseyi bırakmıştı; bu son dörtlük, o rivayetteki tavrın ozanın şiirinde de sürdüğünü gösterir. Özdemir, Fedâî'nin şiirlerinde Kerbelâ olayının, Hz. Hüseyin'in ve on iki imamın sık sık işlendiğini kaydeder.

Tarihî Bağlam

Fedâî Baba'nın doğup öldüğü Yassıçal ve çevresindeki Alevî-Bektaşî köylerinde Muharrem orucu ve aşure geleneği bugün de yaşamaktadır; Yassıçal'daki Fedâî Baba türbesi de bu bölgede ziyaret edilen yerler arasında anılır. Şiirin hangi yıl ve hangi vesileyle söylendiği bilinmiyor; muhtevası, bir Muharrem meclisinde okunmak için söylendiğini düşündürür.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar