1118 numaralı plağın A yüzünde tek bir parça vardır: Âşık Aşir Kirpiksiz'in 8 Temmuz 1943'te Merzifon'da konservatuvar heyetinin karşısına geçtiğinde ilk okuduğu "Geyik Avı" deyişi. Fişe ilk dize olarak "Hay etdiler al gınalı dağlardan" yazılmıştır. Bu dizeden sonrası hiçbir çalışmada yayımlanmamış, ezginin notası da çıkmamıştır; TRT repertuvarının Amasya yöresi altında deyişin adı geçmez.

Künye

  • Repertuvar no: yok
  • Derleme yeri ve tarihi: Merzifon, 8 Temmuz 1943 (ikisi de fişte açıkça yazılı)
  • Kaynak kişi: Aşir Kirpiksiz; âşık, Merzifon'a bağlı Karamağra köyünden, fişteki doğum yılı rumî 1326 (1910-1911); icracı listesinde çalgısı köşeli parantez içinde saz olarak geçer
  • Derleyen: Halil Bedii Yönetken ile Muzaffer Sarısözen; plağa alma işini teknisyen Rıza Yetişen üstlenmiştir
  • Tür: deyiş
  • Makam, usul: bilinmiyor
  • Söz ve müzik: anonim olarak kayıtlı
  • Kaynak yayın ve arşiv: Kaya kataloğu, sıra 3644; eski Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi, plak 1118/A
  • Bağlantı: katalog tezi, İTÜ Polen; TRT sayfası yoktur

Sözleri

Fişteki ilk dize, derleyicilerin ağız özelliklerini koruyan yazımıyla şudur:

Hay etdiler al gınalı dağlardan

"Hay etmek" seslenip ürkütmek, bağırarak kovalamaktır; "al gınalı" al kınalı demektir. Dize "al kınalıyı dağlardan hay hay diye ürküttüler" biçiminde okunabilir. Al kınalının kim olduğu ise tek dizeden çıkmaz: başlık avı anlattığına göre ürkütülen geyik olabilir, ama aynı sıfat bir güzeli de anlatabilir ve deyişin sonradan bir sevgiliye ya da bir yiğide dönüp dönmediğini metnin devamı gösterirdi. Kaya kataloğa fişlerin söz hanesini aktarmadığı için deyişin kalanı, büyük ihtimalle, fişin TRT'deki kopyasında durmaktadır.

Hikâyesi

Geyik avı, konservatuvar arşivinde birden çok kez karşılaşılan bir başlıktır: 1938'de Malatya'da "Ben de giderim geyik avına" diye başlayan bir "Geyik Avı Destanı", aynı yaz Urfa'da "Ben de gittim bir geyiğin avına" dizeli bir "Geyik Avı", 1949'da Eskişehir'de parantez içinde "Geyik Avı" diye nitelenen "Seher Vakti", 1950'de Erciş'te "Bir çüt geyik bu derede su içer" diye açılan bir başkası. Merzifon'daki deyişin ilk dizesi bunların hiçbirine benzemez ve ortak ad, ortak bir hikâyeyi göstermeye yetmez. Kirpiksiz'in deyişi kimden öğrendiği, deyişin bir olaya bağlanıp bağlanmadığı da basılı kaynaklarda geçmez.

Müzikal Özellikleri

Deyişin uzunluğuna dair bir ipucu plağın kendisinden gelir; ezgiye ait başka bir müzikal veri yayımlanmamıştır. Kaya'nın saptamasına göre 1943'ten itibaren heyetin plaklarına bir yüze ortalama üç dört parça sığıyordu; "Geyik Avı" ise A yüzünü bölmeden kaplar. Deyişin uzunca, belki çok dörtlüklü okunmuş olması bu yüzden akla yatkındır, ama kesin değildir. Plağın öbür yüzündeki tarih de ayrıca göze çarpar: B yüzüne bir gün önce, 7 Temmuz'da Sarı köylü çalgıcıların "Hanköy Havası" ile "Paçalı"sı alınmıştır. Katalog, sonraki günün parçasının neden A yüzüne düştüğünü açıklamaz.

Okuyanlar ve Kayıtlar

Kirpiksiz'in o günkü oturumu "Geyik Avı"yla bitmez; âşık heyete dört parça daha okumuştur: "On Sekiz Bin Âlem", "İptida Dünyaya", "Bilbil" ve "Dik Delil Makamı". "İptida Dünyaya"nın fişinde bir kemancının çaldığı belirtilmiş, adı yazılmamıştır; Kaya bunun Rasim Olgun ya da Turabi Tanrısever olması gerektiğini düşünür. Bu beş kaydın hiçbiri TRT repertuvarına girmemiştir ve deyişin 1943 dışında bilinen bir icrası da yoktur. Amasya ezgilerinin genel tablosu Yeşilırmak'ın Ezgisi yazısındadır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar