Her dizenin sonunda bir "eser yel", bir "yar yar" ünlemiyle dalgalanan bu türkü, 7 Temmuz 1943'te Merzifon'da Rasim Olgun'un sesinden plağa alındı. Ankara Devlet Konservatuvarı'nın plak listesinde adı "Eser Yel (Halay)" olarak geçer; yani yörede halay olarak bilinen bir ezgidir. TRT repertuvarına 1871 numarayla giren notanın başlığı "Gidersen Göndereyim" olsa da notadaki söz "göndüreyim" biçimindedir; Nail Demircioğlu ile Haluk Yücel de türküyü bu ağız biçimiyle anar. Repertuvar künyesi kaynak kişinin köyünü Merzifon'a bağlı Sarıköy olarak kaydeder.

Künye

  • TRT repertuvar no: 1871 (kırık hava)
  • Yöre: Amasya, Merzifon, Sarıköy
  • Kaynak kişi: Rasim Olgun
  • Derleyen: Ankara Devlet Konservatuvarı derleme heyeti
  • Derleme: 7 Temmuz 1943, Merzifon; konservatuvar plak listesindeki adı "Eser Yel (Halay)"
  • Notaya alan: Ateş Köyoğlu
  • Makam: Hüseynî dizisi; karar La, bitiş Do
  • Usul: 6/4
  • Söz ve müzik: anonim halk türküsü
  • TRT bağlantısı: TRT repertuvarı eser bazında çevrimiçi yayımlanmadığından künye ve sözler Repertükül üzerinden verilmiştir.

Sözleri

Gidersen göndüreyim (eser yel)
Pabucun döndüreyim (yar yar)
Yar beni bile götür (eser yel)
Ya kendim öldüreyim (yar yar)
Bağlantı:
Eser yel ettin beni yar yar
İnce tel ettin beni yar yar
Sevip de alamadım eser yel
İrezil ettin beni yar yar
Gidiyom Suvaz'a ben (eser yel)
Dayanamam naza ben (yar yar)
Yeni yeni vuruldum (eser yel)
Gerdanı beyaza ben (yar yar)
(Bağlantı)
Gidiyom söz olmasın (eser yel)
Mangalda köz olmasın (yar yar)
Su serpeyim yoluna (yar yar)
Fistanın toz olmasın (eser yel)
(Bağlantı)

İlk dörtlük düz söyleyişe çevrilirse şöyledir: Gideceksen seni uğurlayayım, pabucunu yola doğru çevireyim; yâr, beni de yanında götür, yoksa kendimi öldürürüm. Nota altındaki açıklamalara bakılırsa "bile" beraber, "köz" küçük kor parçası, "Suvaz" da Sivas demektir. Bağlantı, ayrılığın âşığa ettiklerini sayar: beni esen yel gibi savurdun, tel gibi incelttin, sevdim ama alamadım, beni rezil ettin. "İrezil", rezil sözünün başına ses eklenmiş halk söylenişidir.

İkinci dörtlükte söyleyen yola düşmüştür: Sivas'a gidiyorum, naza dayanamıyorum, gerdanı beyaz olana yeni vuruldum. Son dörtlük gidişin edebini gözetir: gidiyorum ama dedikodu olmasın, mangalda kor kalmasın; yoluna su serpeyim ki entarin tozlanmasın. "Fistan" kadın entarisidir. Yola su serpmek, gidenin ardından yapılan bir iyi dilek âdetini akla getirir; türkü onu sevdiğinin tozlanmayan eteğine bağlayarak söyler. Bu dörtlükte notadaki ünlemlerin yer değiştirdiği, üçüncü dizenin "yar yar", dördüncünün "eser yel" ile bittiği de görülür.

Hikâyesi

Yayımlanmış kaynaklarda türkünün kim için ya da hangi ayrılık üzerine yakıldığına dair bir kayıt yer almıyor. Sözlerdeki Sivas yolculuğu bir hikâye kırıntısı gibi durur; ama derleme notu bunu bir olaya bağlamaz ve dörtlükler tek bir anlatıyı izlemez.

Müzikal Özellikleri

Usulü 6/4'tür ve Nail Demircioğlu'nun tablosunda bu ölçü başka bir Amasya türküsünde görülmez: ilin 48 TRT türküsünü listeleyen Demircioğlu, eseri "Gidersen Göndüreyim" adıyla Hüseynî ve 6/4 olarak verir. Dizi Hüseynî'dir; Do'da biten ezginin karar sesi ise La'dır. En pes ses La, en tiz ses Sol olup ses alanı yedi sese yayılır. Her dizenin ardından gelen "eser yel" ve "yar yar" ünlemleri ezgiyi ölçü ölçü doldurur; halay adının verilmesi de türkünün toplu oyunla birlikte söylendiğini gösterir.

Okuyanlar ve Kayıtlar

Bilinen tek belgeli icra, Rasim Olgun'un 1943'te konservatuvar heyetine okuduğu plaktır. Olgun aynı gün Merzifon'da "Dallike Ağırlaması ve Yerinnemesi" adlı halkalı toplu oyunun ezgisini (TRT 4602, "Pınarın Başına Taş Ben Olayım") ve "Gel Gönül Gidelim"i de okumuş, ayrıca Tahsin Olgun, Turabi Tanrısever ve Muharrem Coşkun ile birlikte "Hanköy Havası", "Paçalı" ve "Bağlar Havası" gibi parçaları dolduran topluluğun içinde yer almıştır. Repertuvar künyesinde icra eden kısmı boştur; notanın çevrimiçi kopyası da yalnız görüntüden ibarettir, ses dosyası yoktur. 1943'ten sonra türküyü kimin okuduğu konusunda taranan kaynaklar bir şey söylemiyor.

Derlemeler ve Varyantlar

Konservatuvarın 1943 gezisi, Merzifon'dan sonra Havza ve Vezirköprü üzerinden Karadeniz kıyısına uzanmıştır. Vezirköprü'de alınan parçalar arasında "Sürmeli Naciye" adlı bir türkü vardır ve katalog ilk dizesini "Gidiyom söz olmasın" diye verir. Bu, "Gidersen Göndüreyim"in son dörtlüğünün açılış dizesidir. Katalog yalnız ilk dizeyi yazdığı için iki türkünün ezgisinin ya da öteki sözlerinin ortak olup olmadığı söylenemez; söz kalıbının komşu yörelerde dolaştığını göstermesi bakımından not edilmeye değer. Yörenin öteki ezgilerine Yeşilırmak boyunun ezgileri başlıklı yazıdan ulaşılabilir.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar