Habsburg sarayına elçi gönderilmekten kaçınmak, Hüsameddin'in anlatımına göre, Hamdî Mehmed Efendi'ye başmuhasebeciliğine ve bir Rodos sürgününe mal olmuştur: 1109'da (1697-98) elçi tayin edilince bu görevden affını istemiş, bu yüzden azledilip Rodos'a gönderilmiştir. Merzifonlu Ali Ağa'nın oğlu olan bu kalem efendisi, Viyana kuşatmasını yöneten hemşehrisi sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın masraf kâtibi olarak yükselmiş, paşanın idamıyla gözden düşmüş, sonra maliyenin en yüksek kalemlerinden biri olan başmuhasebeciliğe ulaşmıştı. Affedilip döndükten sonra 1115 (1703-04) dolaylarında öldü. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi'ndeki deyişiyle "kâtib, şâir, müteharrik bir zât" idi.
Hüsameddin'in Anlatımı
Merzifonlu Ali Ağa'nın mahdûmudur. 1087'de muhâsebe kalemine şâkird olup orada tefeyyüz ederek hulefâdan ve 1087 senesi şa'bânında sadrâzam olan Merzifonî Kara Mustafa Paşa'ya kâtib-i masraf ve 1093'de tezkere-i sânî-i sadâret oldu. 1095 senesi muharreminde Kara Mustafa Paşa'nın i'dâmını müteâkib azl ve nekbete uğradı. 1098'de baş-muhâsebeci ba'dehû Merzifonî Hacı Ali Paşa'nın sadâretinde sânîyen tezkere-i sadr-ı âlî oldu. Müşârün-ileyhin azlinde yine ma'zûl olup sonra sânîyen baş-muhâsebeci oldu.
1109'da Amcazâde Hüseyin Paşa'nın sadâretinde Almanya devleti nezdine elçi tayin edildi. Hüseyin Paşa'nın himâyesine mağrûren, affını ricâ eyledikde baş-muhasebeden azliyle Rodos'a nefyen gönderildi. Ba'dehû ma'fûven avdet edib 1115 târihlerinde vefât etdi. Kâtib, şâir, müteharrik bir zât idi.
Bugünkü dille: Merzifonlu Ali Ağa'nın oğludur. 1087'de muhasebe kalemine çırak olarak girdi, orada yetişip kalfalardan oldu; 1087 Şabanında sadrazam olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın masraf kâtibi, 1093'te de sadaretin ikinci tezkirecisi oldu. 1095 Muharreminde Kara Mustafa Paşa idam edilince görevden alınıp gözden düştü. 1098'de başmuhasebeci, ardından Merzifonlu Hacı Ali Paşa'nın sadrazamlığında ikinci kez sadrazam tezkirecisi oldu. Paşanın azlinde o da görevden alındı, sonra ikinci kez başmuhasebeci oldu. 1109'da Amcazâde Hüseyin Paşa'nın sadrazamlığında Alman devleti nezdine elçi tayin edildi. Hüseyin Paşa'nın himayesine güvenerek bu görevden affını isteyince başmuhasebecilikten azledilip Rodos'a sürüldü. Sonra affedilerek döndü ve 1115 sularında öldü. Kâtip, şair, hareketli bir zattı.
Hayatı
Maddedeki ilk iki tarih aynıdır ve bu bir tutarsızlık doğurur: aynı yıl içinde kaleme çırak olarak girip kalfalığa yükselmek ve sadrazamın masraf kâtibi olmak pek mümkün görünmez. İlk "1087"nin baskıda ya da Hüsameddin'in notlarında yanlış yazılmış başka bir yıl olması muhtemeldir, ama doğrusu bilinmiyor. İkinci tarih ise sağlamdır: Abdülkadir Özcan'ın TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesine göre Kara Mustafa Paşa 28 Şaban 1087'de (5 Kasım 1676) sadrazam olmuştur.
Masraf kâtibi, sadrazamın dairesinin harcamalarını tutan kâtipti; tezkireci ise sadrazama sunulan ve ondan çıkan yazıları düzenlerdi. Hamdî Mehmed'in hemşehrisi bir sadrazamın yanında bu iki göreve getirilmesi, Merzifonluların paşanın dairesindeki yerine bir örnektir. Paşanın Viyana bozgunundan sonra Muharrem 1095'te (Aralık 1683) Belgrad'da idam edilmesi, onun da azline yol açtı. "Nekbet" kelimesi görev kaybından fazlasını, bir düşkünlüğü anlatır.
Üç yıl sonra, 1098'de (1686-87), başmuhasebeci oldu. Başmuhasebe, devletin gelir ve giderlerini denetleyen maliye kalemlerinin en itibarlılarındandı. Hüsameddin onun ardından "Merzifonî Hacı Ali Paşa"nın sadrazamlığında ikinci kez sadrazam tezkirecisi olduğunu yazar. Burada da kayıt hemşehrilik çizgisi üzerinden ilerler; bir Merzifonlu sadrazamın yanında yine bir Merzifonlu kâtip görülür. Paşa azledilince o da görevini kaybetti, sonra yeniden başmuhasebeciliğe döndü.
Elçilik ve Rodos Sürgünü
Amcazâde Hüseyin Paşa, Zenta bozgunundan sonra Eylül 1697'de sadrazam olmuş ve ilk iş olarak barış arayışına girişmişti; bu arayış 26 Ocak 1699'da Karlofça Antlaşması ile sonuçlandı. Hamdî Mehmed'in 1109'da "Almanya devleti" nezdine, yani Habsburg imparatorluğuna elçi tayin edilmesi bu döneme düşer. Hüsameddin'e göre o, sadrazamın himayesine güvenerek bu görevden affedilmesini istemiş, sonuç ise beklediği gibi olmamıştır: başmuhasebecilikten azledilmiş ve Rodos'a sürülmüştür. Görevden neden kaçındığı, yerine kimin gönderildiği ve sürgünün ne kadar sürdüğü maddede yazılmaz.
Amasya ile Bağı
Hamdî Mehmed Efendi'nin Amasya ile bağı Merzifon üzerindendir: Hüsameddin onu "Merzifonlu Ali Ağa'nın mahdûmu" diye tanıtır. Merzifon o dönemde Amasya sancağına bağlıydı. Bütün meslek hayatı İstanbul'da ve devletin kalemlerinde geçmiş olsa da, Hüsameddin onu Amasya'nın yetiştirdiği şairler arasına almış, hemşehrileriyle olan bağını da madde boyunca belirgin tutmuştur.
Şiiri
Şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin'in "kâtib, şâir" sözünden öte şiirine dair bir iz yoktur; Metin Hakverdioğlu'nun şair dökümünde adı "Hamdi Mehmed Efendi-Kâtib-i Masraf" biçiminde yer alır. Kaynağı belirsiz bir "Hamdî" beyti, Merzifonlu kâtibe olduğu kadar aynı mahlası taşıyan Amasyalılardan birine de ait olabilir; ondan yaklaşık bir asır önce ölen kâtip Hamdî Ahmed Efendi bunlardan yalnızca biridir. Maddenin özgün metni Hamdi Mehmed Efendi-Kâtib-i Masraf adıyla ayrıca verilmiştir.
Kronoloji
28 Şaban 1087 (5 Kasım 1676): Kara Mustafa Paşa sadrazam olur; Hamdî Mehmed onun masraf kâtibi olur.
1093 (1682): Sadaretin ikinci tezkirecisi olur.
Muharrem 1095 (Aralık 1683): Kara Mustafa Paşa'nın idamından sonra azledilir.
1098 (1686-87): Başmuhasebeci olur; ardından Hacı Ali Paşa'nın sadaretinde yeniden sadrazam tezkirecisi olur.
1109 (1697-98): Elçi tayin edilir; affını isteyince azledilip Rodos'a sürülür.
1115 (1703-04) sularında: Affedilip döndükten sonra ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 242-243 (e-kitap s. 79), "Hamdi Mehmed Efendi-Kâtib-i Masraf" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page79.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 175 (e-kitap s. 601), 1095 yılı olayları. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page601.html
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (dokuzuncu cildin şairleri: s. 27). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Akademik çalışmalar
- Abdülkadir Özcan, "Merzifonlu Kara Mustafa Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 29, Ankara 2004, s. 246-249. https://islamansiklopedisi.org.tr/merzifonlu-kara-mustafa-pasa
- M. Münir Aktepe, "Amcazâde Hüseyin Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 3, İstanbul 1991, s. 8-9. https://islamansiklopedisi.org.tr/amcazade-huseyin-pasa
Çevrimiçi kaynaklar
