Amasyalıdır. Esbak Amasya mütesellimi el-Hâc Abdunnebî Ağa bin el-Hâc Ahmed Ağa’nın mahdûmudur. Küçük yaşında Enderun Sarayı’na girip orada ta’lîm ve terbiyye gördü. Tefeyyüz ederek kilercibaşı olup 1058’de tebeddül-i saltanat üzerine kapıcıbaşı olarak taşra çıktı.
1066 senesi zilhiccesinde Sadr-ı a’zam Köprülü Mehmed Paşa’nın sevkiyle baş-bakî kulu, 1067 senesi saferinde şıkk-ı sânî defterdârı olarak parladı. Çünkü sadr-ı müşârün-ileyhin sadâretine çalışanlardandı.
Ancak 1068 senesi evâilinde Köprülü Paşa’yı iğzâb edecek bir töhmet isnâdıyla ma’zûl olup 1072 senesi evâ’ilinde vefât etdi. Büyük birâderi Mısır mîr-livâsı [535] Mustafa Bey 1068’de ve küçük birâderi muhâsebeci Hüseyin Efendi de 1073 zilka’desinde vefât etdi. Mahdûmu Defterdâr-ı şıkk-ı sânî ve Şeyhül-Harem Ali Efendidir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Eski Amasya mütesellimi (valinin vekili) el-Hâc Abdunnebî Ağa bin el-Hâc Ahmed Ağa'nın oğludur. Küçük yaşta Enderun Sarayı'na girip orada eğitim ve terbiye gördü. Yükselerek kilercibaşı oldu; 1058'de padişah değişikliği üzerine kapıcıbaşı olarak taşraya çıktı.
1066 yılı zilhiccesinde Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa'nın yönlendirmesiyle baş-bakî kulu, 1067 yılı saferinde de şıkk-ı sânî defterdarı olarak öne çıktı. Çünkü adı geçen sadrazamın sadrazamlığa gelmesi için çalışanlardandı.
Ancak 1068 yılı başlarında Köprülü Paşa'yı kızdıracak bir suçlama yüzünden görevden alınıp 1072 yılı başlarında vefat etti. Büyük kardeşi Mısır sancak beyi Mustafa Bey 1068'de, küçük kardeşi muhasebeci Hüseyin Efendi de 1073 yılı zilkadesinde vefat etti. Oğlu, şıkk-ı sânî defterdarı ve Şeyhülharem Ali Efendi'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mütesellim: bir sancak ya da kentte valinin yerine yönetimi yürüten vekil
- mahdûm: oğul
- tebeddül-i saltanat: saltanatın el değiştirmesi, padişah değişmesi
- taşra çıkmak: merkezden ayrılıp taşrada görev almak
- şıkk-ı sânî defterdârı: "ikinci kol" defterdarı; mâliye işlerinin başındaki defterdarlardan biri
- baş-bakî kulu: mâliye ile ilgili bir görev unvanı; ayrıntısı doğrulanamadı
- iğzâb etmek: kızdırmak
- töhmet isnâdı: suçlama yöneltilmesi
- ma'zûl: görevden alınmış
- mîr-livâ: sancak beyi
Köprülü Mehmed Paşa ile İlişkisi
Maddedeki tarihler, Köprülü Mehmed Paşa'nın yükselişiyle birlikte okununca anlam kazanır. Köprülü Mehmed Paşa, Boynueğri Mehmed Paşa'nın yerine 26 Zilkade 1066'da (15 Eylül 1656) sadrazamlığa getirildi. Hüsameddin'in verdiği 1066 zilhiccesi, yani bu atamadan hemen sonraki ay, Ahmed Ağa'nın yeni sadrazam eliyle görev aldığı tarihtir ve anlatıyla çelişmez.
Ahmed Ağa'nın sadrazamın yakın çevresinden olduğu, sonra Köprülü'nün gözünden düştüğü anlaşılıyor. Köprülü Mehmed Paşa, kaynaklarda deneyimli ama sert mizaçlı bir sadrazam olarak anılır; sadrazamlığının başında yeniçeri ocağını disiplin altına almış, ulûfe dağıtımındaki yolsuzlukları önlemiş ve kendine bağlı bir casus teşkilatı kurmuştur. Böyle bir yönetimde kısa sürede itibar kaybetmek şaşırtıcı değildir. Hüsameddin görevden alınmaya yol açan suçlamanın ne olduğunu yazmaz; başka bir kaynakta da bu konuya rastlanmadı. Ahmed Ağa'nın babası ve kardeşleri için de bu araştırmada Hüsameddin dışında bilgi bulunamadı.
Kaynakça