İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Ağa-Dereli Pehlivân

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 165 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Havzalıdır. Havza’nın Dere köyünden Mehmed oğludur. [526] Sipâhi meşâhîrinden olup muhârebelerde şecâ’atıyla kendisini ve yararlığını tanıtdı. Bu sûretle terakkî ederek Havza voyvodası ve ba’dehû evlâdiyyet üzere Sultân Mes’ûd-ı Selçukî ve Gâzi Çelebi evkâfına mütevellî oldu.

Tûl-i müddet Havza kazâsını idâre etdiği esnâda Köprülü Mehmed Paşa ile araları açılmıştı. 1066 senesi zilka’desinde Köprülü Mehmed Paşa sadr-ı a’zam oldukta azledildi. 1068’de Abaza Hasan Paşa’ya uyar düşüncesiyle sânîyen Havza voyvodası oldu.

Bu da Köprülü Mehmed Paşa’dan can korkusuna düşüp Abaza Hasan Paşa’nın davetine icâbet ederek kıyâm ve isyânına iştirâk etdiği töhmetiyle 1069 senesi cumâdelahiresinin sonlarında gelen fermân-ı âlî üzerine Havza’da i’dâm edildi. Şeci, müdebbir, idâreli bir sipâhi idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Havzalıdır; Havza'nın Dere köyünden Mehmed'in oğludur. Sipahilerin tanınmışlarındandı; savaşlarda gösterdiği yiğitlikle kendini ve yararlılığını tanıttı. Bu yolla yükselerek Havza voyvodası, ardından da evlattan evlada geçmek şartıyla Selçuklu Sultan Mes'ûd ile Gazi Çelebi vakıflarının mütevellisi oldu.

Havza kazasını uzun süre yönettiği sırada Köprülü Mehmed Paşa ile arası açılmıştı. Köprülü Mehmed Paşa 1066 [1656] yılı Zilkadesinde sadrazam olunca görevinden alındı. 1068'de [1657-58] Abaza Hasan Paşa'ya uyar düşüncesiyle ikinci defa Havza voyvodası oldu.

O da Köprülü Mehmed Paşa'dan can korkusuna düşerek Abaza Hasan Paşa'nın çağrısına uyup onun ayaklanma ve isyanına katıldığı suçlamasıyla, 1069 [1659] yılı Cemaziyelahiresinin sonlarında gelen padişah fermanı üzerine Havza'da idam edildi. Cesur, tedbirli, idareli bir sipahiydi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • meşâhîr: tanınmışlar, ünlüler
  • şecâ'at: yiğitlik, cesaret
  • terakkî etmek: yükselmek, ilerlemek
  • evlâdiyyet üzere: babadan oğula geçmek şartıyla
  • mütevellî: vakıf yöneticisi
  • tûl-i müddet: uzun süre
  • sânîyen: ikinci defa
  • kıyâm ve isyân: ayaklanma ve başkaldırı
  • töhmet: suçlama, itham
  • fermân-ı âlî: padişah fermanı
  • müdebbir: tedbirli, ileriyi gören

Köprülü ile Havza Voyvodası

Dereli Pehlivan'ın Köprülü Mehmed Paşa ile arasının neden açıldığını Hüsameddin söylemez, ama coğrafya bir ipucu verir. Köprülü, gençliğinde Amasya'ya bağlı Köprü kasabasına (bugünkü Vezirköprü) gidip orada evlenmiş, adını da bu kasabadan almıştı; sadrazamlığa gelmeden önce iki kez Amasya sancakbeyliği yapmış, gözden düştüğü yıllarda yine Köprü'ye çekilmişti. Havza ile Köprü komşu kazalardı; iki güçlü yerel adamın aynı çevrede sürtüşmesi şaşırtıcı değildir. Köprülü 26 Zilkade 1066'da (15 Eylül 1656) sadrazam olunca Ahmed Ağa'nın azledilmesi, metindeki tarihle birebir örtüşür.

Abaza Hasan İsyanı ve Ardından Gelen Tasfiye

Abaza Hasan Paşa, 1658 yazında Köprülü'nün Erdel seferi davetine uymayıp padişahtan sadrazamın azlini isteyince Anadolu'da Osmanlı tarihinin en büyük Celâlî isyanı başladı. Köprülü'nün sert icraatından kaçan pek çok yüksek rütbeli görevli de Abaza'nın yanına geçmişti. Abaza, Ilgın'da Murtaza Paşa'yı yendiyse de kışı geçirmek için çekildiği Halep'te bir tertiple yakalandı ve 23-24 Cemaziyelevvel 1069'da (16-17 Şubat 1659) maiyetindeki paşalarla birlikte öldürüldü. Bundan sonra Anadolu'da Celâlî ve tüfek teftişi başlatıldı; binlerce kişi öldürüldü, halktan 80.000 kadar tüfek toplandı ve çağdaş tarihçiler Köprülü'yü bu yüzden ağır biçimde eleştirdi.

Dereli Pehlivan'ın Cemaziyelahire 1069 sonlarında, yani Abaza'nın Halep'te öldürülmesinden yaklaşık bir ay sonra idam edilmesi, onun bu tasfiye dalgasının kurbanlarından biri olduğunu gösterir. Aynı günlerde Amasya'da Hoca Ahmed Paşa'nın mallarına el konulması ve Kassâb Ahmed Ağa'nın mütesellim olarak gelip Abazacıları kılıçtan geçirmesi (kitapta hemen sonraki maddeler) bu olayların Amasya sancağındaki yankılarıdır.

Sultan Mes'ûd ve Gazi Çelebi Vakıfları

Ahmed Ağa'nın mütevellisi olduğu vakıflar, son Selçuklu sultanlarından II. Gıyâseddin Mes'ûd ile oğlu Gazi Çelebi diye anılan Şehzade Tâceddin Altunbaş'a aittir. Vakıf kayıtlarını inceleyen yerel araştırmalara göre Sultan Mes'ûd'un türbesi bugünkü Vezirköprü'ye bağlı Tatar Kalesi köyünde, Gazi Çelebi'nin türbesi ise Havza'nın Şeyh Safi (Şeyh Savcı) mahallesinde bulunur; türbelerde cüz okuyanlara verilmek şartıyla Havza ve çevresindeki birkaç köyün geliri vakfedilmiştir. Bu vakıfların en önemlisi Hicrî 740 tarihli Gazi Çelebi vakfiyesidir. Hüsameddin kitabının başka bir yerinde aynı türbeleri resmî kayıtlara dayanarak Havza'nın Simre nahiyesinde gösterir.

Ahmed Ağa'nın kendisi hakkında başka kaynaklarda ayrıca bilgiye rastlanmadı; idam tarihi ve sebebi yalnız Hüsameddin'in kaydına dayanmaktadır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 165–165. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

6. Cilt içindekiler