Amasya’da Sultân Bâyezîd evkâfı kâtibi Kâsım Efendi evlâdından el-Hâc Abdullah Efendi bin Ahmed Efendi bin Abdülbârî Efendi bin kâtib-i masrâf-ı şehriyârî el-Hâc Mustafa Efendi bin Ahmed Efendi bin kâtib-i evkâf-ı Sultânîyye Kâsım Efendi’nin mahdûmudur.
Amasya’da amcası “Köse Hattât” demekle meşhûr Kâtib Masrafzâde Mehmed Emin Efendi’den hutût-ı mütenevvi’ayı ahz ve Payaslı el-Hâc Mehmed Efendi’den tahsîl-i ulûm ederek her ikisinden de mücâz ve ders-i âm ve Sultân Bâyezîd evkâfına kâtib oldu.
1233’de Akifzâde es-Seyyid Mehmed Îydî Efendi’nin ref’inden Sultân Bâyezîd Medresesi müderrisi olarak a’yân-ı ulemâdan oldu. 1244 senesinde meclis a’zâsından iken vefât etdi. Meşâhîr-i ulemâdan bir hattât-ı meşhûr idi. Mahdûmu es-Seyyid el-Hâc Mustafa Rifat Efendi 1308’de ve bunun mahdûmu bâlâ-ricâlinden es-Seyyid Ahmed Sâlim Bey 1349’da vefât etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'da Sultan Bayezid vakıfları kâtibi Kâsım Efendi'nin soyundan Hacı Abdullah Efendi bin Ahmed Efendi bin Abdülbari Efendi bin padişah masrafı kâtibi Hacı Mustafa Efendi bin Ahmed Efendi bin Sultanî vakıflar kâtibi Kâsım Efendi'nin oğludur.
Amasya'da amcası, "Köse Hattat" diye tanınan Kâtib Masrafzade Mehmed Emin Efendi'den çeşitli yazı türlerini öğrendi; Payaslı Hacı Mehmed Efendi'den de ilim tahsil etti. Her ikisinden de icazet alıp genel ders verdi ve Sultan Bayezid vakıflarına kâtip oldu.
1233'te [1817-18] Akifzade Seyyid Mehmed Îydî Efendi'nin yerinden ayrılması üzerine Sultan Bayezid Medresesi müderrisi olarak âlimlerin ileri gelenlerinden sayıldı. 1244 senesinde [1828-29] meclis üyesiyken öldü. Tanınmış âlimlerden, ünlü bir hattattı. Oğlu Seyyid Hacı Mustafa Rifat Efendi 1308'de [1890-91], onun oğlu, ileri gelenlerinden Seyyid Ahmed Salim Bey de 1349'da [1930-31] öldü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- evkâf kâtibi: vakıfların yazı ve hesap işlerine bakan memur
- kâtib-i masrâf-ı şehriyârî: padişahın harcamalarına ait yazı işlerinin kâtibi
- hutût-ı mütenevvi'a: çeşitli yazı türleri
- ahz: alma, öğrenme
- mücâz: icazetli
- ders-i âm: halka açık ders veren müderris
- ref': yerinden kalkma, görevden ayrılma
- a'yân-ı ulemâ: âlimlerin ileri gelenleri
- meşâhîr-i ulemâ: tanınmış âlimler
- bâlâ-ricâl: sözlük anlamı "uzun boylu"; burada ne kastedildiği metinden kesin anlaşılmıyor, "ileri gelenlerinden" diye aktarıldı
Bir Kâtipler ve Hattatlar Ailesi
Metin, Amasya'da Sultan Bayezid vakıflarının kâtipliğinin bir aile içinde sürdüğünü gösterir. Hüsameddin soy zincirini yedi kuşağa dek sayar; bunun ilk halkası Kâsım Efendi'dir. Ahmed Kâmil Efendi hem hattat hem müderristir: yazıyı amcasından, ilmi başka bir hocadan öğrenmiş, medrese kürsüsüne ve meclis üyeliğine aynı kişi olarak gelmiştir. Bu iki alanın bir arada yürütülmesi dönemin Amasya'sında olağan bir örnek olarak görülebilir.
Sultan Bayezid Medresesi, külliyenin bir parçasıdır; müderrisliği Amasya müftülerine ayrılmıştı ve yapı zamanla İl Halk Kütüphanesi olarak da kullanılmıştır. Ahmed Kâmil Efendi'nin yazdığı bir eser ya da levhaya dair Hüsameddin dışında bir kaynak bulunamadı; amcası "Köse Hattat" lakaplı Mehmed Emin Efendi için de aynı durum geçerlidir. Başka kaynaklarda bu kişilere dair bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 225–226. amasya.bel.tr