İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Efendi-Vâyis Beyzâde el-Hâc es-Seyyid

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 226–227 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Meşâhîr-i ulemâdan “Vâyis Beyzâde” demekle meşhûr es-Seyyid [729] el-Hâc Mehmed Efendi bin Veysi Efendi bin el-Hâc Ahmed Efendi bin el-Hâc Mehmed Ağa bin el-Hâc Mustafa Ağa bin Abdullah Bey bin Ahmed Bey bin İbn Üveys Bey’in mahdûmudur. Bu Üveys Bey Amasya’da “Vâyis Bey” demekle meşhûr olduğundan evlâdına “Vayis Beyzâde” dendi.

Şeyhzâde Abdullah Vecîh Efendi’den tahsîl-i ulûm edib Bâyezîd Paşa Câmiînde ders-i âm ve 1221’de pederinin vefâtı ile Bâyezîd Paşa müderrisi, 1244’de meclis a’zâsı olup 1249’da vefât etdi. A’yân-ı ulemâdan idi.

Mahdûmu es-Seyyid Mustafa Efendi’dir. Bunun hafîdi mahkeme-i bidâyet a’zâsından es-Seyyid el-Hâc Mehmed Tahir Efendi ve bunun birâderi zâbitândan es-Seyyid Ali Efendi’dir. Tahir Efendi’nin mahdûmları Amasya mebûsu Ahmed Nafiz Bey ile esbak Amasya Belediye Re’isi Mustafa Sıdkı Bey’dir. Bunlara “Vâyis Beyzâdeler” denir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Ünlü âlimlerden, "Vâyis Beyzâde" diye tanınan es-Seyyid el-Hâc Mehmed Efendi; Veysi Efendi oğlu, el-Hâc Ahmed Efendi oğlu, el-Hâc Mehmed Ağa oğlu, el-Hâc Mustafa Ağa oğlu, Abdullah Bey oğlu, Ahmed Bey oğlu olup İbn Üveys Bey'in soyundandır. Bu Üveys Bey, Amasya'da "Vâyis Bey" diye tanındığı için çocuklarına "Vayis Beyzâde" denildi.

Şeyhzâde Abdullah Vecîh Efendi'den ilim öğrendi, Bâyezîd Paşa Camii'nde herkese açık ders verdi. 1221'de [1806-07] babasının ölümüyle Bâyezîd Paşa müderrisi oldu, 1244'te [1828-29] meclis üyeliğine girdi ve 1249'da [1833-34] öldü. Âlimlerin ileri gelenlerindendi.

Oğlu es-Seyyid Mustafa Efendi'dir. Bunun torunu, ilk derece mahkemesi üyelerinden es-Seyyid el-Hâc Mehmed Tahir Efendi ile onun kardeşi, subaylardan es-Seyyid Ali Efendi'dir. Tahir Efendi'nin oğulları Amasya milletvekili Ahmed Nafiz Bey ile eski Amasya Belediye Başkanı Mustafa Sıdkı Bey'dir. Bunlara "Vâyis Beyzâdeler" denir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul, evlat
  • tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme, medrese eğitimi görme
  • ders-i âm: herkese açık, izinli ders verme
  • müderris: medrese hocası
  • meclis a'zâsı: yerel meclis üyesi
  • a'yân-ı ulemâ: âlimlerin ileri gelenleri
  • hafîd: torun
  • mahkeme-i bidâyet: ilk derece mahkemesi
  • zâbitân: subaylar
  • mebûs: milletvekili
  • esbak: eski, önceki
  • Re'is: başkan

Ad ve Soy Hattı

Maddenin başlığı Ahmed Efendi'yi anar, metnin konusu ise Mehmed Efendi'dir. Ahmed adı soy zincirinde bir kuşak yukarıda, el-Hâc Ahmed Efendi olarak geçer. Başlıkla metin arasındaki bu ayrılığın kitabın kendi düzeninden mi, yoksa bir karışıklıktan mı geldiği metne bakarak anlaşılamıyor.

Hüsameddin ailenin adını Amasya'da "Vâyis Bey" diye anılan Üveys Bey'e bağlar. Lakap soyadı gibi kuşaktan kuşağa geçmiştir. Maddenin son cümlesi soyun yirminci yüzyıla uzandığını, bir kolun milletvekilliğine ve belediye başkanlığına eriştiğini bildirir.

Bâyezîd Paşa Camii ve Medresesi

Müderrisliğin yapıldığı Bâyezîd Paşa Camii Amasya'da 1414-1419 yılları arasında yapılan bir camidir. Kurucusu Bayezid Paşa, II. Murad döneminde Şehzade Mustafa üzerine gönderilmiş, askerlerinin çoğu karşı tarafa geçince teslim alınmış ve ertesi gün öldürülmüştür (1421). Evliya Çelebi 1646 dolaylarında Amasya'ya geldiğinde camiyi "İrem bağı gibi" diye tarif eder. Yapı, erken Osmanlı mimarisinde yaygın olan "tabhaneli" ya da "zaviyeli" cami düzeninin güzel örneklerindendir: yan taraflarındaki kubbeli odalar misafirlerin ve dervişlerin kalacağı yerlerdir. Caminin avlu duvarı ve yanındaki aşhane bugün yoktur. Hicrî 1305'te [1887-88] Mazhar adlı bir hayır sahibinin yaptırdığı önemli bir onarım da bilinir.

Amasya'da yirminci yüzyılda eğitim veren medreseler sayılırken Bayezid Paşa Medresesi de anılır; Vâyis Beyzâde'nin müderrislik yaptığı kurum yüzyıllar boyunca ayakta kalmıştır. Osmanlı medreselerinde başarıyla öğrenimini bitirene icâzet (ders verme izni) verilirdi; bir öğrencinin hangi medresede değil, hangi hocalardan ders aldığı belirleyiciydi. Hüsameddin'in Şeyhzâde Abdullah Vecîh Efendi'yi hoca olarak anması bu geleneğe uyar.

Dönemin Amasya'sı

Mehmed Efendi'nin yaşadığı on dokuzuncu yüzyıl başlarında Amasya hâlâ bir "medreseler şehri"ydi. 1861'de şehre gelen Fransız seyyah Perrot, burayı "Anadolu'nun Oxford'u" diye tarif eder ve medreselerde ikibine yakın öğrenci okuduğunu yazar. Yüzyıl başında şehirde yaşayan Mustafa Vâzıh Efendi de Amasya'yı bir talebeler şehri olarak anlatır. Bayezid Paşa müderrisliğinin babadan oğula geçmesi ve soyun uzun süre kendi lakabıyla anılması, bu ortamda ilim ve mevki sahibi ailelerin nasıl kök saldığını gösterir.

Vâyis Beyzâde ailesine, Ahmed Nafiz Bey'e ve Mustafa Sıdkı Bey'e dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Amasya'nın ilmiye geçmişini ele alan çalışmalarda da aile anılmaz.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 226–227. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

6. Cilt içindekiler