İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Zeynelâbidîn Çelebi-Ahmed Saraylı

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 244 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Lâdik kurbunda Ahmed Saray nahiyesinde medfûn es-Seyyid Sadreddîn Kâsım er-Rifâî evlâdından es-Seyyid Abdürrahim Çelebi bin es-Seyyid İzzeddîn Hasan Çelebi mahdûmudur. Tercemesi aşağıda Zeynelâbidin Ali Çelebi Kâsımzâde es-Seyyid Ahmedî unvânı ile gelir. Altıncı cild burada hitâm buldu.

13 Saferü’l-hayr 1350

yevmü’l-isneyn

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Ladik yakınında, Ahmed Saray nahiyesinde gömülü olan Seyyid Sadreddîn Kâsım er-Rifâî'nin soyundan Seyyid İzzeddîn Hasan Çelebi'nin oğlu Seyyid Abdürrahim Çelebi'nin oğludur. Biyografisi aşağıda, "Zeynelâbidîn Ali Çelebi Kâsımzâde Seyyid Ahmedî" başlığıyla gelir. Altıncı cilt burada sona erdi.

13 Saferü'l-hayr 1350 [1931]

Pazartesi günü

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • kurb: yakın, yakınlık
  • nahiye: kazanın altındaki küçük idarî bölüm
  • medfûn: gömülü
  • evlâd: çocuklar, soy
  • tercüme: bu bağlamda biyografi
  • hitâm bulmak: sona ermek
  • Saferü'l-hayr: Safer ayı
  • yevmü'l-isneyn: pazartesi günü

Ladik

Hüsameddin, Ahmed Saray nahiyesini "Ladik yakınında" diye tarif eder. Ladik bugün Samsun'a bağlı bir ilçedir ve il merkezinin yaklaşık 82 kilometre güneybatısında, yüksek bir ova üzerinde yer alır. Ladik Gölü ve Akdağ ilçenin belirleyici coğrafi özellikleridir; Hamamayağı mevkiinde termal su kaynakları da bulunur. Antik çağda Laodikeia Pontika adıyla anılan yerleşim, Hellenistik dönemde, Pontus Krallığı zamanında kurulmuş sayılır ve Roma ile Bizans dönemlerinde de varlığını sürdürmüştür. Anadolu'nun Türkleşmesi sürecinde Selçuklu Devleti ile Danişmentliler'in egemenliğine girmiştir. Osmanlı döneminde Canik sancağına bağlı bir kaza olarak kayıtlıdır. İlçedeki tarihî türbeler arasında Sunullah Paşa, Dikilitaş ve Seyit Ahmet-i Kebir türbeleri sayılır. Bu türbelerden hiçbirinin, Hüsameddin'in andığı Seyyid Sadreddîn Kâsım er-Rifâî ile ilişkisi okunan kaynaklarda kurulmamıştır.

Rifâîlik ve Seyyid Soyu

Metinde Seyyid Sadreddîn Kâsım'a verilen "er-Rifâî" nisbesi, Seyyid Ahmed er-Rifâî (ölümü 1182) adına kurulan tarikatı gösterir. Rifâîlik, İslâm dünyasının ilk tasavvuf tarikatlarından biridir ve kurucusunun sağlığında teşkilatlanıp yayılmıştır. Ahmed er-Rifâî, Hz. Hüseyin soyundan gelen bir seyyiddir; 1118'de Irak'ta, Vâsıt ile Basra arasındaki Batâih bölgesinde, Ümm Abîde'de doğmuştur. Tarikat 12. yüzyılda Suriye'de, Mısır'da, doğu ve güneydoğu Anadolu'da, Yemen'de ve diğer İslâm ülkelerinde yayılmış, Osmanlı Devleti'nin kurulduğu 13. yüzyıl sonunda Anadolu'daki önemli tarikatlardan biri olmuştur. Tekkeleri yasaklayan 1925 tarihli kanundan önce yalnızca İstanbul'da yaklaşık kırk Rifâî tekkesi bulunduğu belirtilir.

Hüsameddin'in sıraladığı kişiler "es-Seyyid" unvanını taşır; yani Hz. Peygamber soyundan geldikleri kabul edilen bir ailedir. Aile, nisbesi "er-Rifâî" olan Sadreddîn Kâsım'a bağlanır. Aynı aileden "Zeynelâbidîn Ali Çelebi Kâsımzâde Seyyid Ahmedî" için sonraki bir maddede ayrıca bilgi verileceği belirtilir. Bu madde okunmadığı için iki kişinin ilişkisi burada yorumlanmamıştır.

Ahmed Saray ve Sadreddîn Kâsım

Ahmed Saray nahiyesi ve orada gömülü olduğu söylenen Seyyid Sadreddîn Kâsım er-Rifâî üzerine yapılan aramalarda bir kaynağa rastlanmadı. Ladik ve Rifâîlik üzerine okunan ansiklopedi maddelerinde de bu ad geçmez. Bu nedenle nahiyenin bugünkü adı ve türbenin durumu konusunda doğrulanmış bir bilgi verilemiyor.

Cildin Sonu ve Tarih Kaydı

Madde altıncı cildin son maddesidir. Hüsameddin cildin bittiğini ve bitiş gününü kendisi kaydeder: Safer ayının on üçü, 1350, pazartesi günü. Köşeli parantezdeki 1931 yılı, hicrî yılın miladî karşılığıdır. Bu tarih, kitabın altıncı cildinin yazımının tamamlandığı günü gösterir ve metnin hazırlandığı dönemi belirlemesi bakımından değerlidir.

Başka Kaynaklarda

Başka kaynaklarda Seyyid Abdürrahim Çelebi'ye, babası Seyyid İzzeddîn Hasan Çelebi'ye ve Ahmed Zeynelâbidîn Çelebi'ye dair bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 244–244. amasya.bel.tr

6. Cilt içindekiler